Tag Archives: tyn kilisesi

Prag III ve Son

Standard

Son gün Sabah 6:00 Koca kişisi ile yataktan fırlayarak çıkıyoruz Efekan’ı arkadaşlarımızla birlikte evde uyur vaziyette bırakıp gezemediğimiz yerleri gezmek amaç.

prag57

İlk Durak Stare Mesto’nun en önemli parçalarından ve şehrin önemli süslerinden birisi Karluv Most (Charles Köprüsü) ve kulesi. 14.YY’da IV.Charles tarafından yaptırılan köprüye ilk heykel de 1683 yılında dikilmiş. St. John heykelinin ardından zamanla 21 heykel daha köprüdeki yerlerini almış.

prag58

????

????

 

 

prag62

????

prag64Köprünün diğer ucunda ise daha ufak iki kuleden oluşan yeni bir kapı köprüyü karşı yakaya bağlıyor. Köprüde güneşi doğuruyor serin ama güzel bir sabahı karşılıyoruz. Prag’da geçirdiğimiz 4 günün en güneşli günü son günümüz oluyor zaman zaman yağışla bizi ağırlayan Prag güneşle uğurluyor.

prag61 prag65 prag66

Ardından ver elini Stare Mesto Meydanı.

prag67

????

prag69 prag70

Meydanda kendimize kahvaltı yapacak bir yer arıyoruz çok bilindik bir kahveci dışında saat 10:00 dan önce açan bir kafe bulamıyoruz. Halbuki bu Çekler saat sabahın 6:00 sı gibi acele acele bir yerlere yetişmeye çalışırken çok aceleleri olduğunu ve cevap veremeyeceklerini dillerinden olmasa da el kol hareketlerinden anlıyorsunuz da bütün her yer 10:00 da açılırken peki bu insanlar nereye yetişiyor anlamakta zorluk çekiyorum.

Aziz Niklaus Kilisesi Prag’da yer alan küçük ama önemli bir kilise. Barok süslemeleri ile dikkat çeken bu kilise, Mala Strana’ya hakim bir konumda ve yeşil kubbesi ile nefis bir yapı, gerçi burada bütün yapılar nefis o ayrı. 18. yüzyılda Cizvitlerin yaptığı bu yapıda Aziz Nicholas’ın tasvir edildiği fresk, 18. yüzyıldan kalma vaiz kürsüsü, yan şapellerde yer alan altar panoları, Franz Palko’nun kubbe freski, Ignaz Platzer’in “Kilise Babalarının Heykelleri”, John Frederick Kohl’un yaptığı ön cephesi görülmeye değerdir. Aziz Niklaus Kilisesi, bir dönem Mozart’ın org çaldığı yer olarak da bilinir.

prag71 prag72 prag73

????

????

Meydanda yer alan 14.YY’da inşa edilen Tyn Kilisesi eşsiz güzellikteki iki kulesi ile meydanın manzarasının önemli bir kısmını oluşturuyor. Tyn Kilisesi Protestan Kilise imiş ve şehre gelen yabancılar için inşa edilmiş. Çek Cumhuriyetinin %60 ı nın Ateist olduğu söyleniyor ve ibadethaneler turistik de olsa çok iyi korunmuş vaziyette. Tyn Kilisesi‘nin kuleleri 80 metre uzunluğundaymış ve gerçekten çok ihtişamlılar. Meşhur Disney şatosunun Tyn Kilisesinden ilham alınarak çizildiği söyleniyor, kilisenin akşam ışıklandırılması da çok güzel. Tyn Kilisesi her gün 10:00-13:00 ve 15:00-17:00 saatleri arasında açık. Ve gezmenizi özellikle öneririm biz sabah saat 8:00 gibi kapısına dayanıyoruz ve içeriye giremeyince açılış saatine kadar başka yerleri gezmek için oradan ayrılıyoruz. Tyn’in içinden görüntüler yok çünkü fotoğraf çekmek yasak.

????

Kilisenin hemen yanında bulunan galerinin kapısına dayanıyoruz bekçi galerinin saat 9:00 da açılacağını söylüyor ve 9:00 da gittiğimizde ise saat 10:00 deniliyor kapıdaki minicik açılış kapanış saatleri tabelasını ise sonra görüyoruz. Tyn ise kesinlikle beklemeye ve gezmeye değer. Ancak Dali ve Andy Warhol eserlerinin yer aldığı galeriyi uçuş saatimiz yaklaştığı için gezemiyoruz. Girişte bizi karşılayan güzel resimlerden birini paylaşabiliyorum sizinle ancak.

????

Son gün panikle almamız gereken hediyelikler ve kendimiz için düşündüğümüz emayeler için bir o sokağa bir bu sokağa koşuyoruz ve evet tüm hediyelik eşya dükkanları 10:00 da açılıyor.

Eski şehir meydanı çevresinde her yer hediyelik eşya dükkanı, eşe dosta nereden hediye alacağım gibi bir sıkıntıya düşmenize gerek yok yani. Hediyelikler genel olarak neredeyse her yerde aynı para mesela magnetler ortalama 100 kron, kupalar 200 – 250 kron, anahtarlıklar da yine 100-200 kron arası değişiyor.Emaye hediyelik eşyalar çok daha yüksek fiyatlara sahip ama oldukça güzeller mesela küçük bir emaye tencere 600 kron gibi. Yine şehir meydanına çok yakın bir noktada yan yana küçük ahşap büfelerden oluşan hediyelik eşyacılarda çok güzel emaye takılar varken onu mu alsam bunu mu? diye karar veremeyip son günde biz oradan ayrılırken henüz o dükkanlar açılmadığı için alamadığım kedili küpelerde bir sonraki geziye kalsın artık Kutna Hora gibi. Çek para birimi Koruna’ya gelince, 1 TL 10 Koruna (CZK) ediyor, hesaplaması kolay.

Yalnız Tyn kilisesine en yakın noktada Galerinin hemen sağ tarafında bulunan hediyelik eşyacıdan alışveriş yapmanızı hiç mi hiç tavsiye etmiyorum zira tam bir Türk düşmanı olduğunu bize açık bir şekilde belli etti.

Ve Meydanda bizi her zaman karşılayan Astronomik saati bir de güneşli havada görmek çok güzel.

prag78 prag79

Saatin hemen yanındaki binanın girişinin tavan süslemeleri.

????

Koşarak eve gidiyoruz valizlerimizi alıp bir an önce Havaalanına geçebilmek için.

prag80 prag81

Havaalanına ulaşım için bu kez önce metro ardından otobüsü kullanıyoruz.

????

prag83

Havaalanına ulaşıp check inlerimizi yapıp Efekan’la Çekce bir çocuk dergisi alıp içinden çıkanlarla eğleniyor, şımarıyor uçuş saatimizi bekliyoruz.

prag84 prag85 prag86

?????????????

Uçağa geçtikten sonra bir türlü kalkamıyor ve en sonunda Pilotun anonsu ile İstanbul’un yağmur kıyamet olduğunu o yüzden bir süre daha kalkamayacağımızı öğreniyoruz, uçak içinde bir saati aşkın bekledikten sonra da İstanbul Tekirdağ arası 2 saatten fazla gidip geliyor daireler çiziyoruz kule bize iniş izni versin diye sonuç aslında ucu ucuna yetişebileceğimiz Antalya aktarmamız bir sonraki uçuş olan sabahın 3 üne aktarılmış ve bize inişte hiç bir bilgi verilmediği için dış hatlardan iç hatlara uzanan o saçma koridorlarda düşe kalka koşmalarımızın hepsi boşuna oluyor. 1 saat Prag Havaalanında fazladan 2 saat havada ve en son 4 saat İstanbul Atatürk Havaalanında mahsur kalıp Antalya’ya indiğimizde ise yağmurdan ıslanmış ve çekçeği kırılmış valizimiz yolculuğun bonusu oluyor.

prag88

 

Bir sonraki gezi yazısında buluşmak üzere baş baş.

Prag II

Standard

2. Gün yatakta bir minik yorgun.

prag57

Kaleye ve dolayısıyla Kafka’nın evine gitmek için yola çıkıyoruz.

prag58

????

Sokaklar sanat dolu, bu mozaik objeler bir açık hava sergi.

prag62 prag63

Aynı zamanda şemsiyeleri ile tepemizde sallanan bu insanlarda, burada sokaklar büyülü ve büyüleyici.

????

????

Bazen yorulduğumuz oluyor tabi.

prag64 prag65

Bir sinagogun önünden geçiyoruz. Daha sonra dönüşte bakacağımızı düşünüyoruz, acelemiz var ama bir daha burayı gezmek için dönemiyoruz.

prag66

Adını bilmediğim bu kiliseyi gezmek isterken önce grup ve rehber olmadan gezemeyeceğimiz cevabını alıyoruz ardından anı hediyeliklerinden alınca izni koparıp içeriye dalıyoruz.

prag67 prag68

Kimin heykeli aklımda kalmasa da bizi etkileyen kısım Darth Wader’a benzemesiydi zaten 🙂

????

Bu şehirde her bina istisnasız güzel.

????

Tiyatro binası ve görkemli çatısı.

prag71

Ve güzel sokak resimleri.

prag72 prag73

Tramvayla gideceğiz

prag74Prag Kalenin yapılışı 900’lü yıllarda başlasa da sürekli gelişmiş ve her dönem yeni yapılarla dinamik bir biçimde büyümüş. Kale aynı zamanda Devlet Başkanının makamı, biz kalenin içinde elimizi kolumuzu sallayarak Devlet Başkanının Konutunun kapısında pozlar vererek dolaşırken bir yerlerde de devlet başkanı devlet işlerini yönetiyor ve bize kimse dokunmuyor, çok ilginç değil mi?

prag75

Gidilen yer Golden Lane, aslında burada Kafka’nın kızkardeşinin evi var ve Kafka bir süre bu evde yaşamış.Taşrada Bir Köy Hekimi bu evde yazılmış. Golden Lane Prag Kalesi içindeki yapılardan biri Kale Vltava Nehrinin batı kıyısında ve aslında kompleks bir yapı ve içeriye girdiğimizde bizi ilk karşılayan St.Vitus Katedrali. Eskiden kralların taç giydiği bu katedral inanılmaz görkemli bir yapı.

prag76 prag77 prag78 prag79 prag80

Kalenin çevresinde ufak kafeler var, bazı kısımlara giriş ücretli ve kalenin içinde tıpkı Şato Romanındaki gibi kaybolabiliyor bir türlü gitmek istediğiniz yere ulaşamayabiliyorsunuz, aslında daha ana meydandan çıkar çıkmaz giriş bileti alıp istediğiniz mekanları ziyaret edebilecekken kale içindeki bizzat Kafe esnafı tarafından bir o tarafa bir bu tarafa gönderilirken “biz sürekli daireler çiziyoruz farkında mısınız?” bile diyemiyorsunuz çünkü tıpkı bir Kafka romanında size verilebilecek bir adres kadar karmaşık ama aslında inanılmaz derecede kolay.

prag81 prag82Bu avlu ve heykel Efekan’ı çok eğlendiriyor.

prag83

Kale içinde yolunuzu bulabilmek için sürekli dolaşıyoruz yolumuz bazen sokak sanatçıları ile kesişiyor.

prag84

Bazen de Prag I yazımda bahsettiğim dilencilerle.

prag87

Ancak bir türlü Kafkanın evinin bulunduğu Altın Yolun yolunu bulamıyoruz. Kale içinde çeşitli turlar var her tur farklı mekanları görmenizi sağlıyor her birinin giriş ücreti farklı.

Biz kah Kalenin seyir tepesinde kah üzüm bağlarında kah kafelerinde dolaşırken bu turlar için giriş saatini kaçırıyoruz.

prag85 prag86 prag88

Kapanıştan yarım saat önce bilet satışı duruyor. Çekler çok dakik insanlar, yalvarmak işe yaramıyor parası neyse vereyim bir girip çıkacağım diye bir şey yok, gerçi o bizim müzelerde de yok misal Hatay’da girememiştik kapanışa yarım saat var diye müzeye ki biz dakik insanlarda değilizdir.

Prag’da bu tarz yerlerin kapanış saatleri çok erken 16:00 – 16:30 gibi özel değilse açık ziyaret alanı bulamıyorsunuz. Kiliseler de bile görebiliyorsunuz bu durumu bizim ziyaret etmeye kalkıştıklarımız içinde günde iki kez 10:00-12:00 ve 14:00- 16:00 arası açık olanlar çoğunlukta.

Ama biz Golden Lane’ e giremedik diye hayıflanırken gişedeki kız 16:30 u beklersek Golden Lane in ücretsiz olarak açıldığını diğer alanları gezemesek de orayı görebileceğimizi söylüyor. Alıyor beni bir mutluluk.

Kahvemizi bu güzel avluya bakan kafede içip yolun açılmasını bekliyoruz.

prag89

Golden Lane (Zlata Ulicka) dar sokaklı ufak evlerden oluşan bir cadde. Kale muhafızları, zanaatkarlara ve sanatçılara ev sahipliği yapmış. Sokakta yer alan 22 numaralı evde ise 1916 yılı kışında Franz Kafka kalmış.

prag94 prag91 prag90 prag93 prag95

Bir oda ve bitişiğinde banyo gibi bir şey olabileceğinden şüphelendiğimiz topu topu ayakta 10 kişinin ancak durabildiği bir kitapcı dükkanı artık ev.

Oradan Kafka’nın çizimlerini yaptığı bir kitap alıyorum kitap 10 euro ve 2 kalem, kalemlerin fiyatını ise unuttum.

prag92

Aynı zamanda sokağa girince sokağın solundaki girişinde sizi bir şövalye zırhının karşıladığı evden girerek merdivenle yukarı çıkın, giriş ücretsiz.

prag96

Bütün evlerin üst katları birleştirilerek upuzun bir galeriye çevrilmiş. Yol boyunca çevrenizde zırhlar, kalkanlar, flama ve silahlar size eşlik ediyor.

prag99 prag97

Taçlara dikkat.

prag98

En sonunda işkence aletleri ile döşenmiş bir odaya ulaşıyor ve insan oğlunun ne denli vahşi ve barbar olabildiğini görüyorsunuz.

????

prag100

Kaleden ayrılmadan askerlerin yerine bir nöbet de biz tutuveriyoruz.

prag102

Akşam oluyor ve Efekan bir gün önce Bosna Hersekli bir soydaşımızdan aldığı oyuncağı elinden bırakmıyor, sürekli her fotoğrafta o obje olsun istiyor.

prag103prag104

 

 

Prag’da akşam yapılabilecek en güzel şeylerden biri Black Light Theatre’a gitmek. Bu tiyatrolarda gölge tiyatroları sergileniyor yani konuşma yok dil bilmeye gerek yok, akşam 20:00 20:30 gibi başlıyorlar genelde vaktiniz varsa gidin biz çok zevk aldık. Sessiz karanlıkta ışık oyunları ve arka planda siyah giysileri ile göremediğiniz insanların da rol aldığı bu oyunlar çok zevkli.

prag106 prag107

Ve her zaman yolumuz dönüp dolaşıp eski şehir meydanına çıkıyor, arkamda Tyn Kilisesi.

prag105

Devam edecek.

Prag I

Standard

Prag benim için Kafka demek.

Ben Kafka’dan o kadar bahsedince ve Kafka Evini Prag’da adım adım arayıp arattıkça Efekan bu işten kıllandı ve çocuksu bir kıskançlıkla “annem Kafka’ya aşık” dedi.

“Evet aşığım” dedim yüzündeki o kıskanç ve üzgün ifadeyi bir an olsun görüp, ilerideki tabelada bakışları ile karşısındakini delip geçebilen o kemikli yüze ve kocaman burna sahip adamın yüzünü göstererek “baksana kepçe kulakları ve kocaman burnu ile ne güzel bir adam” işte o an Efekan için artık Kafka tehlike olmaktan çıkmıştı.

prag5

Nasıl olsa okuduğunda yazdıklarına o da aşık olacak o güne dek bekleyebilir ve ben de bilinçli olarak ağır ağır işleyebilirim onu fantastik, bilim kurgu ve distopya edebiyatıyla 🙂

En başta belirtmeliyim ki bir tur firması ile gitmedik Prag’a bizim dışımızda iki arkadaşımız daha vardı birlikte gittiğimiz ve Prag’da da her hangi bir tur satın almadık gezdiğimiz yerleri harita yardımı ile kendimiz bulup ulaşımda otobüs, tramvay, metro ne denk gelirse kullandık.

Uçuş için bir kaç ay önceden biletleri ayarladık ki böylece oldukça uyguna geldiler. Özelikle aldığımız biletler sömestr tatiline denk geldiği için yakın tarihlerde bilet fiyatları yükselmişti, erken bilet almak size riskli gelebilir, ya gidemezsem diye. Böyle bir seçeneği göz önünde bulundurup biletinizi sigortalattırırsanız gidemediğiniz takdirde bilet bedelini geri iade alabiliyorsunuz. Bizim sabaha karşı 4:00 da Antalya’dan başlıyor aktarmalı uçuşumuz.

prag1

saat 10:00 da Prag’a inmemizle son buluyor ancak chek innler falan derken biz hadi neyse de Efekan ilk uçağa binmenin verdiği heyecan ve indi bindi derken sıfır uyku ile yeni bir güne Prag’da başlıyor.

prag2 prag3

Müşterisi olduğumuz GSM firmasından ise 30 dakikalık birer yurt dışı konuşma paketi aldık ki birbirimizi kaybedersek buluşabilelim. Ancak bu paketde internet, sms, mms gibi şeyler yok ve bayt üzerinden faturalandırılıyor ve oldukça yüksek o yüzden telefonunuzdan mobil veri kısmını kapatmalısınız, çok yerde wireless bağlantı var.

Ayrıca gitmeden önce google haritalardan ziyaret etmek istediğiniz yerleri önceden işaretler ve gezerken gps inizi açarsanız mobil verinizi kapatsanızda harita size bilgi veriyor.

Giderken yanınızda Euro ile gidin, tek bir yer dışında Türk Lirası bozan bir yer görmedim, çoğu yerde Euro da geçmiyor, Krona kullanılıyor Burger King gibi yerlerde kredi kartı kullanabiliyorsunuz ve pos cihazının TL’ ye çevirme seçeneği var bu tarz yerlerde bunu kullanabilirsiniz.

Tüm bunlardan sonra Prag hava alanı Ruzyne’ ye indikten sonra ve orada bilet almaya yetecek kadar paranızı bozdurun ve hava alanının içindeki informationdan harita ve yan tarafında da satılan otobüs biletini alıp hemen dışarıdaki otobüs durağına geçin.

Döviz bozdurma işini merkeze bırakın ve döviz bozdururken defalarca 1 Euro karşılığında kaç Koruna alacağınızı sorun çünkü tabelada 1 Euro 28 Koruna yazarken size 15 Koruna vermeleri çok muhtemel zira o rakam onların alış rakamı gibi gösterecekler size ve komisyon almadıklarını iddia edecekler. Siz ısrarla 1 Euronun kaç Koruna ettiğini sorun zira size verdikleri rakam bazen 50 Euro üzerinde işlem yaptığınızda geçerli olan rakam oluyor yani Prag’da en sıkıntı yaşayacağınız konu döviz bozdurmak. Sokakta döviz bozan adamlardan para bozdurmayın zira polis geliyor diye birden kaçmaya başlayıp paranızı da alıp gitmeleri çok meşhurmuş. Bunun dışında Çek Korunası ve Macar Forinti görünüş itibari ile birbilerine çok benziyor. Ancak Macar Forinti’nin değeri Çek Kronunun 10’da biri oranında dikkatli olun.

prag4

Hava alanından şehre eğer taksi ile gitmek isterseniz 30 euro’yu ödemeyi göze almalısınız ve dört yolcudan fazlasının Prag Taksilerince taşınmadığını belirtmeliyim bu yasal olarak yasak ve beşinci yolcu ile yakalanan şoförün ehliyetine el konuluyormuş ki 7 yaşındaki Efekan bile onlar için yolcu Türk usulü çocuğu kucağıma alırım ya da çevirmede eğilme diye bir şey yok. Prag’da bagajınızı varsa taksimetre değişiyor.

Biz indiğimizde şehir meydanına yakın bir noktadaki kalacağımız eve taksi ile gittik ancak dönüş için metro ve otobüsü kullandık.

Otobüs kullanacaksanız Hava alanından Otobüse bindiğinizde sizi Dejvicka durağındaki metro bağlantısına götürüyor. Ordan ise metroya binerek şehir merkezine 4-5 durak sonra ulaşabiliyorsunuz.

Eğer kalacağınız yer merkeze uzak ise tekrar metrodan aktarma yapmalısınız. Prag ta 3 tane hat var, aldığınız haritada Kırmızı, Yeşil ve Sarı renkte görürsünüz.

map-metro road-map-of-prague-city

Kalacağımız evi booking.com dan ayarladık. Altı kişinin kalabileceği iki kişilik iki yatak odası artı odalardan birinde yine açılabilen iki kişilik bir yatağın daha bulunduğu, bunun dışında salonunda da açılabilir koltukları ile birlikte mutfakta ekmek kızartma makinesine kadar her şeyin var olduğu bir evi günlüğü 150 liradan kiraladık. Ha makineleri kullanabildik mi? Fırın ve ekmek kızartma makinesini çözemedik, Çekler çok inatçı kişiler tabelalarda dahil hiç bir yerde kendi dilleri dışında bir açıklama yer almıyor böyle olunca onları kullanmayı başaramadık ama çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi her yerde aynı 🙂

Efekan’ı tek rahatsız eden nokta tuvaletlerde taharet musluğunun olmayışı 🙂 sürekli tuvalette şişe ile su bulundurduk.

Evden çıkıp yürüyerek merkeze doğru yürüyoruz Ev P.Pavlova İstasyonunda meydana yürüme mesafesinde ancak dönüşlerde yorgunsak metroyu kullandık.

????

Yürürken karşımıza çıkan ilk mekan Ulusal Müze.

Şehirde görülmesi gereken yerlerin başında olan müze modern Prag’ın en önemli merkezi Wenceslas Meydanında yer alıyor. Gittiğimiz dönemde bakımda olduğu için kapalı olmasına üzüldüm ama dışı gerçekten çok gösterişli ve etkileyici bir bina.

????

Wenceslas Meydanı.

????

Ardından karşımıza Barut Kulesi çıkıyor. Astronomik saat kulesinden sonra en sık karşılaştığımız yer burası oldu sanırım aynı eksende sürekli bir dönme hali olunca aynı yerlerle tekrar tekrar karşılaştık ama daha önce gezmeyi planladığımız bazı yerleri de kaçırdık. Apartmanların arasında 1475 yılından kalma kule dün yapılmış gibi sağlam Stare Mesto’nun uzak kapılandan birisi olarak yerinde duruyor. Barut kulesi (Powder Tower).

prag9 prag10

Barut kulesi ile hemen yan yana olan Belediye Binası çok gösterişli, mekanda bir konser salonu da mevcut ancak içine girmemize o an için izin verilmedi. Daha bir kaç yerde başımıza geldi bu bazı yerler rehbersiz ve turist kafilesine dahil olmadan gezemeyeceğimizi söyledi bazı yerler direk hayır dedi.

prag14 prag11 prag13 prag16

Belediye binasının güzel asansörü.

prag15prag21 prag22Sokak sanatçıları kesinlikle nefis müzik yapıyorlardı.

prag17

prag47 prag48Ve karnımız acıktı. İlk gün gözümüzü karartıp sokak yiyeceklerine takıldık.

Sosisli bizi çok mutlu etmedi ama Efekan’ı bu kadar iştahlı görmek çoğunlukla mümkün değildir.

prag18

Ardından neler yemeliyiz araştırması yaparken karşıma çıkanlardan Tredelnik. Çeklerin kesinlikle en ünlü tatlısı. Kalın oklavalara sarılmış hamur tarçın ve şekerden oluşan bazen içinde baden ve cevizin olduğu bir karışıma bulanarak odun ateşi üstünde pişiriliyor. İçine nutella sürülen tatlının Prag’a gittiğinizde çok fazla yerde yapıldığını göreceksiniz mutlaka ve mutlaka yemenizi önerdiğim belki de tek şey bu tatlı.

prag19 prag20

Ardından daha uçakta Lego müzesi diye tutturan Kırpık için Lego Müzesini buluyoruz. Müze girişi ücretli yetişkinler için 20 lira çocuklar için 13 lira ücret alınıyor. Müze sadece Çek Cumhuriyetinin değil Dünyanın bu konudaki en büyük müzesi olduğunu iddia ediyor. 20 tematik sergiye ev sahipliği yapan müze 2500 benzersiz modele sahipmiş biz en çok Star Wars bölümünde oyalanıyoruz.

prag24 prag25 prag26 prag27 prag35Ve hareket de eden trenleri olduğu kısım.

prag33Çeşitli ülkelerden ünlü binaları da sergide görmek mümkün.

prag30

prag31 prag32Ve vintage legolar, minicik paketleriyle.

prag29 prag28

Yorgunluk gözlerden okunuyor mu?

prag34Müze çıkışı yürüyerek devam edip şehrin kalbi Stare Mesto Meydanına ulaşıyoruz. Tam ortada Hus Anıtı, doğusunda muhteşem mimarisiyle Tyn Kilisesi ve batısında astronomik saatiyle Stare Mesta Belediye Binası yer alıyor.

prag43 prag45 prag46 prag49

İlk günden itibaren en çok ziyaret ettiğimiz mekan Astronomik Saat oldu. Bir kaç kez saat başlarına denk gelip 15.YY’dan kalma astronomik saatin her saat başında üzerinde bulunan pencerelerin açılmasını ve 12 havari açılan pencerelerden bir geçit töreni düzenlemesini izleme şansımız oldu. Havarilerin hemen altında o dönemde şehir için tehdit olarak görülen 4 adet hareketli heykel bulunmaktadır. Bir iskelet görüntüsünde Ölüm çan çalar, elinde para kesesiyle Yahudi aç gözlülüğü temsil eder, elinde aynasıyla Kibir ve başında sarığıyla kafasını sallayan Türk. 12 havarinin turunun ardından en üstteki küçük pencereden bir horoz çıkar ve kanat çırpar. Mutlaka saat başlarından birinde bu kulenin önünde bulunmalısınız.

Saatin hikayesi ise oldukça ilginç. İnanışa göre 15. Yüzyılda saat ustası Hanus bu saati yaptığında herkes saate bayılır.  Ancak o dönemin şehir yönetimi bu güzel saatin sadece kendilerinde olduğundan emin olmak isterler. Bu nedenle de saati yapan Hanus’un gözlerini kör ederler. Gözleri kör edilen Hanus ise öç almak için saate zarar verir.

Saati ancak 16. Yüzyılda tamir etmeyi başarmış olsalar bile saat tekrar bozulmaya başlar ve zamanı yanlış gösterir. En son 1865 yılında saat ciddi bir bakıma sokulur. Fakat 2. Dünya savaşında Almanlar tarafından saat tekrar ciddi darbeler alır.

prag44

Sıra geldi Kafka Evini aramaya. Önce Kafka Kafeye gönderildik, ardından şehir meydanına yakın bir ev gösterildi bize ancak ziyarete kapalıydı.

prag50

Polis sizce de çok sevimli değil mi?

prag51

Ararken Vltava Nehri üzerindeki köprülerden birinden karşıya geçerken görkemli Tiyatro Binasını ve Karl Köprüsünü arkamıza aldık.

prag52 prag53

Fotoğrafçıyı fotoğrafladım.

prag40

Evini henüz bulamadık ama Müzesini bulduk.

prag54

Yaptığımız bir internet araması ile evin Kale içinde  yer alan Altın Yol’da olduğunu öğrenip saat artık geç olduğu için bu ziyareti bir sonraki güne bıraktık. Ve eve dönüş için ağır ağır yürümeye başladık.

Sokaklarda çok fazla dilenci var ancak tüm dilenciler yere secde eder vaziyette uzanıp  dileniyorlar. Söylentiye göre dilenmekten o kadar utanıyorlarmış ki, kimsenin yüzüne bakamıyorlarmış böylece göz göze gelmeden siz kime yardım ettiğinizi bilmiyorsunuz onlarda kimden yardım aldıklarını ve aynı zamanda yanlarında köpekleri olanları ve köpeklerinin de kendileri gibi secde pozisyonunda durduğunu da gözlemledim.

prag38

Ve yine Pragda çok sayıda özel Balmumu Müzesi var, Genelde elerindeki en iyi model reklam için vitrindeyken içeride hiç de iyi sayılmayacak balmumu heykeller var.

Ama yalan yok John iyi olmuş.

prag39

Aslında Eski Şehir öyle bir konumlanmış ki aynı yerlerden sürekli geçiyorsunuz. Bu gün gitsem iyi bir harita ile çok daha hızlı bir şekilde daha çok yer gezebilirdik.

prag41

 Çılgın parti arayışında olmadığımız için bu güzel parti afişlerine göz kırpıp yola devam ediyoruz.

prag23

Bu jöleli saçları ve doğal saçları ile bizi yolda karşılayan arkadaşlara ise bayıldım ancak ne ne için oraya dikildikleri, ne sanatçı, ne de alanın adı ile ilgili hiç bir şey bilmiyorum.

????

Prag gece hayatı ile ilgili size çok ilginç ip uçları veriyor mesela şehirde bir çok noktada içinde cannabis tohumları yer alan alkolü içecekler, cannabisli lolipoplar, çikolatalar, kekler bir ara legal mi acaba dedik ama sanırım legal olmasa da bir göz yumuş söz konusu.

prag36 prag37

Metro ile eve dönüyoruz metro istasyonlarının kaplamaları her durakta farklı renk ve çok hoşlar.

prag42

Duvarlar ise hep graffitili.

prag56

Artık uyku vakti diğer günler ise devam yazılarında.