Tag Archives: pazen

Pazen Salopet

Standard

Salopet için Burda Dergisi Temmuz 2016– 109 numaralı kalıpla çıktım yola, ama elbette her zaman olduğu gibi kalıba sadık kalmadım.

Eskiden de her aldığım giysiyi terziye götürür bir yerlerini mutlaka değiştirtirdim. Şimdilerde ise kalıpları değiştiriyorum.

Bu kalıpta askılar omuzlardan bağlanacak şekilde dizayn edilmişti ama klasik salopet görüntüsü istiyordum o yüzeden kalıbın sadece alt kısmını kullandım. Üst bedeni ise ben oluşturdum. Gerçi pantolonda yaptığım tadilatlara da bakacak olursan bence siz direk kendinize tam olan sevdiğiniz bir pantolon kalıbı üzerine inşa edin salopetinizi.

Üst bedende her parçayı çift kat biçtim böylece hani askısı düşük giymeyi tercih edersem arka tarafında da kumaşımın yüzü görünecek.  Salopetimin askılarını bedenden bağımsız istedim mesela böylece üzerime daha güzel oturacaktı, hal böyle olunca üst beden 11 parçadan oluştu. Son zamanlar çok parçalı dikiş işleri hoşuma gitmeye başladı.

İlk askıları hazırlayıp çevirdim ki sırta gelen parça ile birlikte askıları dikebileyim.

Ön parçaları birleştirmeden önce diktim ön cebi ki arkasında dikiş izi olmasın.

Cepleri bedene dikerken bitişler süslü olsun biraz istedim mesela.

Görünmeyen bir sürü detay ekledim pantolona sadece benim bileceğim ama beni mutlu edecek.

Kalıbın orijinalinde belin iki yanında düğmelerle kapanan salopetin arka parçası normal pantolon gibi biçilmiş ve ön parça üzerine kapanırken doğru düzgün pay bile bırakılmamıştı bu nedenle kapanışlar hem estetik değildi hem rahatsız kalıp aşamasında buraları da düzelttim. Arka parçanın o kısımlarını biraz daha uzattım mesela ve bu kısımlar orijinalde tek katken ben iki kat yaptım hem ilik evi hem düğmeler kumaşı hırpalamasın diye.

En küçük beden bana biraz geniş geldi o yüzden hem orta dikişten birer cm aldım hem arka pensleri yarımşar santim daha genişlettim tabi bununla beraber kötü durmasın diye biraz da uzattım. Ön kısımda ise iki küçük pile yaptım. Pazen pile için tehlikeli bir kumaş olduğundan pileleri başlangıçtan itibaren bir iki cm dikiş ile kapattım.

Ben sonuçtan memnunum, pazene aklınıza gelmeyecek tasarımlarda şans vermelisiniz bence 😉

 

Pazenlere Fısıldayan Kadınlar

Standard

Pazen benim için çok özel bir kumaş beni tanıyanlar bunu çok iyi bilir. Hatta eskilerin deseni fındıklı bir pazen kumaşın peşinde yıllardır dolaşırım da bulamam kendisini ki, büyük ihtimalle artık üretilmeyen bir desen.

Kumaşlara fısıldamayı çok severim, onları can kulağı ile dinler ne olmak istediklerini bana fısıldayana kadar öper okşar dolabımda muhafaza ederim. Ne olmak istediklerini fısıldadıkları an ise bir heves hemen kesip biçerim. Hatta bu heyecandan sebep her dikiş projem bir macera olur.

Pazene olan ayrı düşkünlüğümün yanında bu kumaşı alışıldığı gibi otantik çizgilerde kullanmak yerine umulmadık kumaşlarla bir arada ve umulmadık modellerde dikmeyi tercih ederim.

Yalnız bu etkinliğin tüm vebali günahı Meri’nin boynuna, O gaza getirdi çünkü beni. Ama benim de baştan çıkasım varmış ki pazen etkinliği düzenlesek ya demesi yetti o an yerimden kalkıp kumaş dolabımdan pazenleri çıkarıp fotoğraflamam ve Instagram hesabımdan hemen bir duyuru hazırlayıp paylaşmam sanırım saniyelerimi aldı.

Meri ile birlikte dikiş severleri #pazenlerefısıldayankadınlar etkinliğine çağırdık ve çağrımızı kırmayan bu güzel kadınların güzel işleri ile şimdi karşınızdayım.

İlk olarak ele başı Meri. Hızını alamadı ve iki parça birden dikti. Salopet için Burda Dergisi Temmuz 2016 – 109 numaralı kalıbı kullandı, Elbise içinse Burda Dergisi Aralık 2016 – 112 nolu modeli dikti. Meri Instagramda meribagatur kullanıcı adını kullanıyor ama sayfasında gezerken Minsk’den bulduğu dikiş dergilerini gördüğünüzde inme falan geçirmeyesiniz önceden uyarayım.

 

Mevlüde bu nefis yeleği Burda Dergisi Nisan 2003 – 110 nolu modelden dikti ve kıskandırmak gibi olmasın bu nefis kalıbı O’na ziyarete gittiğimde çıkarıp getirdim hatta kıskandırmak gibi olsun niye olmayacakmış 🙂 Mevlüde yeleği nasıl dikmiş ayrıntılarını görmek ve daha fazla fotoğraf için bloguna bakabilirsiniz.

Nurten sanırım ilk kez pazen giyecek, ama biz sizlerden önce gördük elbisesini ve tam not verdik. En sevdiğim bloggerlardan ama nedense bu aralar baya boşladı blogu artık geri dön Nurten.

 

Özlem blog yazmıyor ama nefis giysiler dikiyor, keşke blog yazsa da diktiklerini sizlerde görebilseniz. Ben her diktiğini görebilen şanslılardanım 😉 Instagram hesabı ozlemsahin71 Etkinlik için Burda Dergisi Aralık 2016 – 112 nolu modeli dikti.

Nuray Öğretmen pazenleri konuşturan hatta şakımalarına neden olan bir isim,etkinlik için harika bir pazen ceket dikmiş. Dönüp dönüp bakıyorum bloguna, bence siz de bakmalısınız.

Gökçe’de ben hesap heyecanla makasa sarılanlardan ve her projesi ayrı macera. Bu etkinlik için üç proje hazırladı ikisini fotoğrafladı çalışkan bir blogger yani. Eteğini dikerken pazen ve deriyi bir arada kullandı, elbiseyi bir arkadaşı için diktiğinden mankenin üzerinde görüyorsunuz ama eminim arkadaşına çok yakışacak. Blogu ise burada.

 

Günseli ortadan çatlamalık bi ceket tasarladı etkinlik için, dudaklarımı kemirip kıskançlığımdan çatladım ben fotoğraflar elime geçince. Jean kumaş, pazen, grogren kurdela, harçlar ve pul paralar daha milyon tane ayrıntı. Günseli’nin Instagram hesabı ovalportre.

 

Necla güzel bir pazen ceket dikti. Kendisine çok yakışan bu ceketi beyaz basic tişört ve jean pantolonla giydi. Ceketin daha fazla fotoğrafını görmek için Necla’nın bloguna bakabilirsiniz.

 

Irmak hanımla bu etkinlik sayesinde tanıştık. Çok güzel iki kızı var ve kızına diktiği pazen elbiseye bence bayılacaksınız. Blogunda daha fazla fotoğraf var sizi hemen şöyle alalım.

 

Aycan çok hasta olmasına rağmen Meri ve beni kırmadı bu harika eteği dikti. Mor menekşeli pazen kullandı ve mor sutaşı ile süsledi eteği. Dikilecekler listeme aldım bu eteği Aycan’cığım zira kalçadan elbise dediğim mor kocaman çiçekli bir elbisem vardı çocukken ve bu etek bana o elbisenin sıcak hatıralarını hatırlattı. Bu arada Aycan’ın blogu burada henüz yazıyı yayınlamadığı için yazının değil blogun linkini ekliyorum.

 

Gonca yani Vogue is Art bir ceket dikti ki hem kapüşonlu hem pazenli eteğinin duruşundan benim 1958 yılı modellerinden kaplumbağa ya da balon ceket denen kalıba benzettiğim ceketi. Henüz ayrıntıları göremedim bende sizinle birlikte öğreneceğim kaplumbağa mıymış, değil miymiş?

Özlem yani Oblem benim pazenle olan muhabbetimin sebebi kadın. İyi ki kesişti yollarımız kadın seninle. Blogunda tembel adam yaratıcı olur diyor, evet blog yazma konusunda tembel ama oblemkumas hesabında bize muhteşem kumaşlar bulurken hiç tembel davranmıyor doğrusu. Bir de etkinliğe üç parça birden diken bir kadına nasıl tembel diyebilirim ki?

Seher inanılmaz havalı bir elbise ile katıldı etkinliğe ve harika fotoğraflar çekti, ben buraya bir tane koyabiliyorum ama eminim ki en kısa zamanda kendisi de bir yazı hazırlayarak ayrıntıları blogunda bizimle paylaşacak zira elbisenin arkasını da görmelisiniz.

İrem bu etkinliğe katılmak için gösterdiği çaba ile beni ve Meri’yi gönlümüzden vurdu. Bir süre önce Moskova’da yaşamaya başladı ve pazeni yoktu, anladığım kadarıyla kumaşı Türkiye’den getirtti ve son iki günde bu nefis ceketi dikti. Tüm bu sebeplerden sebep Meri ve beni havalara uçurdu. İrem bu etkinlikte en gayretli blogger ve ayrıca ceketi inanılmaz havalı. Yaka detayı ise nefis. Ben kopya çekeceğim sanırım bu modelden. Blogunu bilmemek gibi bir imkanınız yok ama ben yine de linkini ekleyeyim de ziyarete giderken yolunuz kısalsın.

Hülya hanım namı diğer masum meleğin kanatları güzel bir etek dikti.  Kombinini çok sevdim ben gümüş kolyesi siyah kalın çorapları ve siyah bluzu ile çok şık umarım yakın zamanda kalıp bilgisini blogunda yazar.

Tuğba hanım blog yazmıyor ancak Instagramda tugbaguvenmuti hesabını kullanıyor. Sanırım bu etkinliğe kadar bu kadar renkli giyinmeye karşı mesafeliymiş ama sizcede bundan sonra renkler konusunda daha cesur olması gerekmiyor mu? Ben kırmızıyı kendisine çok yakıştırdım.

 

My Hobby World’ün bir arkadaşı biz etkinlik yapalım mı dediğimizde ona pazen kumaşlarla gelmiş bana elbise yapar mısın diye? Ne güzel tesadüf değil mi? Ortaya çıkan elbiselere ben bayıldım daha çok fotoğraf ve ayrıntı görmek için mutlaka bloguna bakmalısınız.

Asiye hanım güzel kızı için bu güzel elbiseyi dikmiş, baksanıza küçük hanıma ne çok yakışmış elbisesi. Kollar ve yaka ile bir detay kurdelası bile unutulmamış. Asiye hanımın Instagram hesabı asiyesarikaya_

Aysel hanım namı diğer Hobimanik sıcacık mavi güzel bir mavi elbise ile katıldı etkinliğe, yalnız Aysel hanım o ilk biçtiğiniz pazen de dikkatimden kaçmadı belirteyim. Aysel hanımın blogu burada. Yalnız kendisi de tembel bloggerlar listesinde, aynı isimli Instagram hesabından diktiklerine göz atabilirsiniz.

Derya hanım Instagramdan bağlantılı olduğum hesaplardan oradaki kullanıcı adı __telvin__ ve bizi kırmayıp etkinliğe katıldığı yetmediği gibi iki parça dikti. Pazenle bir ilk yaptı bence bermuda dikti, çok seviyorum ben bu tarz hareketleri dans eden bir hatun emojisi var ya hani hah işte onu koymak istiyorum tam da buraya.

İşte Derya hanımın diktikleri.

Aysel Dikmen hanım çok duygulandığım bir mail göndermiş bana, dikişle doğduğu günden beri iç içe büyüdüğü annesinin usta bir terzi olduğunu ve ondan öğrendiklerimle kızına ve kendine birşeyler  diktiğini. Emekli olduktan sonra kesişmiş yollarımız internette, blog yazmanın en güzel yanı işte bu. Bende pazen bir yelekle  fısıldadım demiş Aysel hanım

Nesrin hanım bol detaylı bir bluz dikmiş etkinliğimiz için Danteller falan çok hoş. Nesrin hanımın Instagram hesabı nesringurcan

Hande hanım ilk kez bu etkinlik ile pazen dikenlerden, ama inanılmaz güzel bir iş çıkarmış. Kendisine ait olan baz kalıbı oynayarak pazenle birlikte siyah bir kumaşta kullanıp çok sevdiğim bir yaka detayını kullanmış elbisesinde. Bu arada pazeni de çok güzel. Blogunda elbisesini nasıl dikmiş okuyup daha fazla fotoğraf görebilirsiniz.

Bahar son ana kadar durup en tembel yaftası yiyecekken birden kesti biçti dikti adeta fırtına gibi esti çok güzel bir çanta hazırladı etkinlik için. Bahar’ın blogu burada. Bahar aslında dur o çanta o kadar da güzel değil sen onu kullanma canım Meri’ye verebilirsin bak 😉

Aysel hanımda pazen ve danteli bir arada kullanmış ve iyi ki böyle bir şey yapmış. Ben çıkan sonuca bayıldım. Daha fazla fotoğraf görmek istiyorsanız bloguna göz atabilirsiniz.

 

Funda Hanımda pazeni jean ile bir arada kullanan arkadaşlarımızdan. 2006 yılı Burda dergisi 128 nolu kalıbı kullamış. Yelekte çok fazla detay var ve ben incelerken hepsine bayıldım. Arkasındaki yamalar, oyalar ve biyeler harika tüm bunları görmek için bloguna uğramalısınız.

Fatma blog tanıtım yazısında da dediği gibi kötü bir blog yazarı iki yıldır bloguna tek satır girmemiş, ama iyi bir terzi 😉 Ben özellikle diktiği Japon Style giysilerin ve tarzının hastasıyım. Kumaşlarla oyun oynar gibi sanat yapar gibi bir tarzı var ve diktiği şeyleri bir müddet inceleseniz sonra başka bir yerde görseniz bu Fatma’nın diyebilirsiniz. Elbiseyi blogunda yazar mı bilmiyorum ama blogu burada.

 

Al bir tembel blogger daha Sezen hanım. Blogu boşlamış ama dikiş dikme konusunda şükür blog yazma konusundaki tembelliğini göstermemiş. Çok beğendiğim bu kapüşonlu, spor bir yeleği dikmiş. Kim bilir belki dikişle ilgili ip uçları da verir bize öyleye blog adresi burada.

Berrin hanım çok güzel detaylara sahip kırmızı bir elbise dikmiş. Yaka detaylarını, elbisenin kumaşından basılmış düğmelerini mutlaka görmelisiniz, Instagram hesabı berrinyurekli hemen göz atın.

 

 Dikis oyunları çok ilham verici bir bluzla katıldı etkinliğe. Zaten sandıktan çıkan bu pazen ile beni orta yerimden çatlatmıştı ki yetmedi bir de bu pazenle nefis bir bluz dikti, hayır canıma kastın mı var nedir yani? Instagramda dikisoyunlari hesabına bakmayın bence, ben yeterince gıcık oldum zaten.

Nurgül Hanım bu cici çocuk elbisesi ile katıldı etkinliğimize, kumaşını çok kıskandım en kısa zamanda edineceğim bu kumaştan. Nurgül hanımın blogu yok sanırım, Instagram kullanıcı adı binbircesit_kumas

Nükhet yani Atölye Nott son anda kalem eteği ve pazen elbiseli bez bebeği ile yetişti etkinliğe. Eteği üzerinde de görmek isteriz ve belki kim bilir blogunda da yazar bizim için eteğini yeni fotoğraflar ile.

Nuray Hanım etkinliğimiz için güzel bir çocuk elbisesi dikti, kendisinin blogu yok Instagram hesabı nuraynalci_dikis_isteklisi

 

Son olarak benim diktiğim salopet ile kapanışı yapalım mı?

Meri ile aynı kalıbı kullandık ancak ben ufak tefek değişiklikler yaptım. Başka bir yazıda nasıl yaptım elbette anlatacağım.

 

Pazenlere fısıldayan kadınlar, sizce de çığlık olmamış mı? Beni duyup ses veren güzel kadınlar, varolun…

Yılan Derisinden Çanta Olmaz

Standard

Yılan derisinden çanta olmaz, hem yılan derisine ihtiyaç duyan tek canlı yılandır. Ancak bir kumaşı pekala yılan derisi gibi desenlendirebilirsiniz. Petekli ambalaj kartonu kullanarak baskı yaptığım sarı ve zümrüt yeşili 52 Haftada Baskı Yapmak 5. Hafta Kumaşım sanki yılan derisi gibi desenli olmuştu.

Zıtlıklar hoşuma gidiyor astar olarak çıtır çıtır çiçek desenli bir basma kulandım.

Fermuarların yan kısımlarını kapatmak için kullandığım kısım ise kahverengi suni deri.

52haftadabaskı122 52haftadabaskı123 52haftadabaskı124 52haftadabaskı125

 

Dwarflar Aşkına Pazenlere Fısıldadım Yine

Standard

Pazen…
Pazenlere Fısıldayan Kadın olmak istedim demiştim daha önce bir de Pazenlerin Efendisi durumu var Orta Dünya aşkından.

Ve aslında ne Elfleri ne Hobbitleri en çok Cüceleri sevdim ben hele Meşekalkan…
Uzun süre Elf elbiseleri, etekleri, bluzları ürettim ama içimde hep bir burukluk Cücelere haksızlık yapıyorum diye sonra deri kemer eteğim ve deri detaylı pazen eteğimle durumu biraz toparladım.
Madenci ve zanaatkar olan bu ırkın inatçılığı, yılmazlığı ve onurlarına düşkünlüğü belki onları sevme nedenim.

Ve sanırım madenciliklerinden dolayıdır ki bir elbise ya da feminen çizgilerde başka bir giysi nedense beynimde uyuşmuyor Dwarflarla.
Aslına bakarsan ben bolerolarıda sevmem ama bunun modeli ilginç gelmişti dergide ilk gördüğümde model Burda Pratik Dikiş 2014/3 2A ve eğer dergideki yumuşak kumaşların aksine pazenle denenirse…

original1

pazenbolero13 pazenbolero12 pazenbolero2 pazenbolero1 pazenbolero3 pazenbolero4 pazenbolero5
Ben kepçeyi ele geçirdim Thorin, Yalnız Dağa doğru yol alabiliriz.

pazenbolero6 pazenbolero7 pazenbolero8 pazenbolero9 pazenbolero10 pazenbolero11

Aranızda Toma kullanmayı bilen var mı? diyen gençler yazıyı hazırlarken sizi hatırladım da selam olsun hepinize…
Ve Sevda insan etkinlik annesi olup tek parça ile etkinliğe katılınca fena utanıyormuş ama yırtık omuz kapsülüm, tendinitim ve evden dolayısıyla da makinem ve pazenlerimden çok uzaklarda olmam affettirir sanırım beni bu yazıyı da telefonumdan wi-fi alanı oluşturup netbookumu bağlayıp hazırladığımı söyliyeyim de sanki aman aman bir şeymiş gibi etkili olur belki diye umutlanayım.

Ve son olarak kalıbı denemek isteyenler ben etek ucundan 6 cm kadar uzattım.

52 Haftada Baskı Yapmak 26. Hafta

Standard

Benim küçücük bir çantam var dı.

İçine bir kadın için acil olabilecek her şeyi alan ama avuç içi kadar olan, bir gün fermuarı bozuldu.

Hal böyle olunca yenisini yapmak farz oldu. İkea keten perdelerden artan kumaş parçası ve kendime diktiğim pantolondan artan atmalara kıyamadığım bir parça Keşan kumaşı ile kendime minicik bir çanta diktim sonra da Efekan’a sordum ne baskısı yapsam bu çantaya?

Frida’nın iskeleti Efekan’ın seçimi.

Bu baskı kalıbı ile birlikte çok yakışacağını düşünerek oyduğum kenar süsü benim.

52haftadabaskı118

Sonra baktım da keşan ve Frida’nın elbiseleri hiç de fena olmadı gibi.

52haftadabaskı119

Ama baskıyı yaparken yanlışlıkla bir damla kumaş boyası damladı çantaya yine hemen Efekan’a akıl danıştım ki genelde hep Efekan’a akıl danışırım.

Sence bu leke ne olmalı örümcek mi yoksa başka bir şey mi?

Yok altı bacak çiz sonra arkasına kıskaçlar ve başına antenler öyle bir böcek var. Dedi.

52haftadabaskı120

Bende yaptım.

52haftadabaskı121

Pazenli Pazenli Etkinlikler Dikişler Güzel Şeyler

Standard

Tanrı pazeni korusun.

Pazenlere fısıldayan kadın olarak kariyer yapmaktı aslında amacım ama günde sekiz saatimi bilgisayar başında çalışarak geçiriyorum, güneşle çalışan bedenim yaşadığım yerin bu mevsimde yağmur ve fırtına yapmasından mütevellit biraz isteksiz ve cansız.

Zaten bir kaç yıllık bir bezginliğim var ki dünya böylesi güzel bir yerken Tanrım insan soyunu niye yarattın? Haşa sorgulamak bize düşmez haddimize değil ama bunca güzellik içinde kötülük düşünebilen bir canlıya gerçekten gerek var mıydı? Soruları beni gerçekten yoruyor hazır hidrojen bombası, uranyum zenginleştirme projeleri ve nükleer enerji derken belki kurtuluveririz toplu olarak bu işten ha ne dersiniz?

Pazenle ne mi alaka tüm bunlar.

Pazen beni yeniden buralara döndürecek olan şey çünkü.

Bir Özge Hanıma 52 hafta boyunca birlikteyiz kumaşları birlikte renklendireceğiz sözü vermem bağlıyor beni buraya.

İki Sevda Hanıma pazenlerle gireceğiz yeni yıla, etkinlik yapacak yeni pazen ciciler dikeceğiz sözü vermem.

Üstelik Dikiş Sevdası Sevda Hanım beni etkinlik annelerinden yapmış Diktim Diktim Giydim Nuray Hanımla birlikte.

Sevda hanım şimdiden üç parça dikti bile.

E o zaman can gelsin bloga.

Madem değiştiremiyoruz bir şeyleri, yeni yollar denemek gerek vazgeçmeden. Ve öyleyse enerji gerek, ben pazenlere fısıldayayım onlar bana ve bakalım neler olacak bundan sonra.

Haaaaa bu arada etkinliğe eli iğne tutan herkes davetli, pazenini kapan gelsin etkinlik ayrıntıları burada ve blogu biraz deşerseniz bir de pazen temin edilebilir adresler ve indirim haberi var kaçırmayın.

Eskiden diktiğim bir iki pazen parçaya baka durun siz ben yeni ne dikeceğim onu düşüneyim.

Pazen Chanel Ceket

pazenchanel

Pazen Pantolon

pazenpantolon1

Deri Kolu Pazen Elbise

deripazen1

Deri Detaylı Pazen Etek

pazenderi3

Anvelop Pazen Etek

anveloppazen13

Cep Detaylı Pazen Etek

p25

Pazen Şort

pazensort1

Kapüşonlu Pazen Elbise

Kapüşonlu Pazen Elbise

Pazen Penye Bir Arada

salaş1

Çanta, Su Taşıma Çantası, Telefon Kılıfı

telefonkılıfı3 telefonkılıfı4 gezivesutaşıyıcı27 sırtçantası1

Ve Bonus Efekan’ın Pazen Pijaması.

pazenpijama3

Blogda daha niceleri var, blogumun aratma kısmına pazen yazıp aratmanız yeterli

52 Haftada Baskı Yapmak 24. ve 25. Hafta

Standard

Pinterest inanılmaz bir kaynak, onlarca binlerce milyonlarca güzel görsel. Yalnız şöyle bir durum var bir işi yaparsın fotoğraflarsın yayınlarsın yazını okumaya bile üşenen biri fotoğraflarını kopyalamaya ve projeyi kendi yapmış gibi yeniden yazmaya üşenmez. Hani okumadı ya böylece yalan yanlış bir yazı hazırlar (bazıları da noktasına dokunmadan yayınlar) sende o kadar görsel içinde gider böylesi bir projeye rastlarsın bir de ben deneyeyim dersin sonuç hüsran.

Bazen de proje doğru projedir, kaynak doğru kaynaktır, blog doğru blogdur da onlar ve bizler durumu ile karşılaşırsın. Onların malzemeleri ile bizmkiler arasındaki fark. Mesela dantel avizemi yaptığımda onlar ve bizler durumunu yaşadım ben, bizim balonlar onlarınki kadar sağlam değil ve tutkal eritiyor bende projeye top ile devam etmiştim.

Bu kez hangi durumu yaşadım bilmiyorum.

Elimde minik bir parça pamuklu kumaşım vardı ve daha önce gördüğüm ve ne zamandır aklımda olan bu yöntemi denemeye karar verdim işte malzemelerim; alkol yerine kolonya, gazlı kalem, kumaş, kumaş boyası ve boya masayı batırmasın diye altına serdiğim zarf dosya.

52haftadabaskı107

Önce aklımda bir desen tasarlayıp birbirine uyumlu renklerde gazlı kalemlerle kumaşa lekeler yaptım.

52haftadabaskı108

Sonra da üzerine kolonya döküp renklerin dağılmasını sağladım.

52haftadabaskı109

Saç kurutma makinesi ile kumaşı hızlıca kuruttum, herşey gayet iyi görünüyordu.

52haftadabaskı110

Kumaşı suya tuttuğumda sonuç şu oldu.

52haftadabaskı111

Başarısızlık.

Aynı yöntemi akrilik boya ile denemeye karar verdim.

52haftadabaskı112

Bir iki rengi karıştırıp istediğim renkleri elde ettim.

52haftadabaskı113

Kumaşa boyaları aklımdaki desene uygun sürdüm.

52haftadabaskı114

Ve yine kolonya döktüm. Bu kez sonuç hiç beklemediğim bir biçimde gelişti, su ile dağılan ve su ile seyreltilebilen su bazlı bir boya olan akrilik alkolü görünce sertleşti. Renkleri dağıtmak için oldukça çaba sarfettim.

52haftadabaskı11552haftadabaskı116

Kumaşı kuruttuktan sonra ince bir fırça ile kumaş boyası kullanarak dallar ve tohumlar çizerek desenimi oluşturdum.

52haftadabaskı11752haftadabaskı106

52 Haftada Baskı Yapmak 22. ve 23. Hafta

Standard

Solar Dyeing.

Başarısız oldum diye yılar mıyım sandın?

Yeniden denedim tekrar okudum, daha önce 18. ve 19. Haftalarda sadece çiçek kumaş ve su dolu kavanozları güneşte bekleterek güneş marifeti ile kumaşı boyamış ancak yıkama aşamasında renk değişimi yaşamıştım.

Bu kez işin içine sirke faktörü girdi, çoğu boyama yönteminde tuz ya da sirke sabitlemek için kullanılırdı ama bu iş niye olmadı derken bir iki yazıda kavanoza doldurulan su sıcaktı ve sirke de eklenmişti ben de öyle yaptım. Çoğunluğu sarı ve kırmızı çiçeklerden oluşan marigoldlar, mine çiçekleri, sardunyalar ve japon güllerinden oluşan farklı grup çiçeklerden bir kavanoz hazırlayıp güneşe koydum ve beklemeye başladım.
52haftadabaskı9952haftadabaskı102

Bir iki gün sonra eve giderken sarmaşık çiçekleri çarptı gözüme hemen biraz topladım, ikinci kavanozu da onlarla hazırladım.

52haftadabaskı100 52haftadabaskı101

52haftadabaskı103Yaklaşık iki haftalık güneş banyosu sonunda kavanozları açtım ancak bu kez sadece duru su ile yıkadım, üşenmez tuzlu suda bekletip bir de ütü çekersem ardından sabunla yıkayıp sizinle sonucu tekrar paylaşırım.

Sonuçlara gelince kırmızı ve sarı çiçeklerin boyadığı kumaşım,
52haftadabaskı104

Mor çiçeklerin boyadığı kumaşım,
52haftadabaskı105

Ve sırası ile soğan kabuğu, turuncu ve sarı marigoldlarla boyanıp rengi sabunlanınca değişen kumaşım ve yeni kumaşlarım. En üstteki minik parça ise boyanan bu kumaşların asıl rengi ve elimde kalan sanırım son parçası üstelik 24. haftanın projesi.
52haftadabaskı106

24. Hafta yazısı ise hemen geliyor.

52 Haftada Baskı Yapmak 21. Hafta ve Okul Denen Şey Ne Menem Bir Şeymiş

Standard

Efekan artık kocaman bir ikinci sınıf öğrencisi, geçen yıl okulun ilk birkaç ayını geçirdikten sonra devlet okulunda bu işler nasıl oluyor Okul Üzerine Ornitorenksel Sayıklamalar yazımda yazmıştım.

Artık üzerinden kocaman bir sınıf ve ikinci sınıfında neredeyse bir dönemini bitirdiysek bir iki kelam etmelik daha birikimim vardır gibi geldi bana.

İlk olarak birinci sınıftan bahsedeceğim;

Ela ve Lale neden el ele bunu ve altındaki subluminal mesajı çözemedim ben.

Elle kelimesine geldiğimizde benim devreler yanmıştı.

Ama Talat var ya Talat o e harfinin her kıvrımında ağlayıp rüyalarında e gören çocuklar Talat’da başka bir dağıldı.

Bu el yazısını eğitimin ilk kademesine uygulayan benden bol bol rahmet aldı.

Harf harf değil seslerle öğretim başta garip gelse de gerçekten işi kolaylaştırdığını sonra anladım.

Harf harf ses ses gitmenin tek handikapı ilk başlarda öğrenilen harf sayısı az olduğundan ve kullanılan kelimeler bu harflerden ibaret olduğundan elle gibi garip durumlarla karşılaştık.

Başta sesler öğrenildiğinden daha harfler bitmeden okumayı söken çocuk o e harfi için evi yıkan komşumuzu ciddi biçimde acaba bu çocuğa ne yapıyorlar diye endişelendirecek denli yaygara koparan çocuk “amaaaan okumakta çok kolaymış canıım” dedi.

Okumak yazmaya oranla hem daha zevkli hem daha kolay geldi, akşam uyumadan önce kitap okuma ritüelini kitabın bir kısmını onun bana bir kısmını benim ona kitap okumam şeklinde değiştirdik ki artık bu ritüel yan yana uzanıp herkesin kendi kitabını sessizce okuması şekline evrildi.

J sesine gelindiğinde Efekan “anne bu J neden var ki şimdiye kadar hiç bir yerde karşıma çıkmadı” dedi ve ona Ajda’dan bahsetmek zorunda kaldım.

İşin öğrenim kısmı böyle iken Kreşte Anaokulunda Öğretmenler, Ablalar emanetinde olan çocuk Allah’a emanetti artık.

Çoğunlukla okulda çıkan öğle yemeklerini yemedi, madem kantinden tost al dediğim günün ertesi kantinden aldığı tostu çantasında saklayıp koklatmak için bana getirdi “bak nasıl kokuyor bunu mu yememi istiyorsun?” dedi. Okul bahçesi dışına çıkmasına izin vermediğimizden kantin ve yemekhane dışındaki tek seçenek beslenme çantasıydı bütün yıl beslenme çantasına sadece kek, süt ve meyve koymama izin verdi. Arkadaş sayısı arttıkça beslenme çantasındaki kekler eve geri gelir oldu. Arkadaşlarıyla oyun oynamayı beslenmesini yemeye tercih ediyordu ve zaten iştahsız bir çocuk olduğu için öğün atlıyordu. Beslenmesindeki her parçayı başka bir tenefüs eline almasını ve oynarken atıştırmasını istedik bu bir müddet gitti ama sonra yine aksadı.

Ben bu yeme yememe meselesini dert ederken çantasını düzenlemek için boşalttığımda içinden garip şeyler çıkmaya başladı; kalem teli, ucuna boncuk bağlanmış bir ip parçası gibi. Sorduğumda satın aldığını söyledi, nasıl ve neden diye sorunca büyük sınıfların geldiğini al bunu sana satıyorum dediğini sonra da paran nerede deyip kalemliğine koyduğumuz parayı alıp gittiklerini söyledi.

Son yılların eğitim sistemi için yapılmış tek iyi değişimi orta öğretim ve ilk öğretimin aynı binada görülmemesi kararı idi ki karar çoğu okulda bina yetersizliğinden uygulanamamıştı bizimkindeki gibi.

Oğlumuz haraca kesilmişti.

Paranın yerini değiştirdik ve hayır demesini tembihledik aynı gün yine saçma bir şeyle eve geldi sadece kalemlikte para bulamayınca para nerede demişler ve yeni yerinden parayı alıp gitmişlerdi.

Durumu öğretmeni ile paylaştık sorun bitti.

Bitlendi.

Bir hafta sonu banyo yaptırıp saçlarını kurutup okşarken farkettim, kabus gibiydi.

Tamam çözüm vardı ama bunca yatak takımı vs kaynatılacak mıydı şimdi?

Eczacımız bir fısfısla işi halletti.

Ama Efekan bu fısfıs ve incecik metal tarakla sirke ayıklama işlemi sırasında bukleli uzun saçlarıyla başedemediğimi görünce” kes gitsin dedi” “emin misin, bak bu fısfıs hepsini öldürdü zaten azıcık daha tarayacağım saçını bitecek” dedim ama emindi, saçlar gitti.

Ne kadar açık sözlü bir çocuk olduğunu hemen ertesi günü öğretmeninin daha da fark etmesini sağladı “saçların yakışmış” denilince “pirelendim de” diyerek.

Allahtan aynı gün konuşmadan habersiz olan ben öğretmeni ile karşılaştığımızda Efekan’ın saçları yakışmış deyince “küçük bir sıkıntı yaşadık da” dedim ve kıvırmadım da kötü bir intiba bırakmadım.

Kavga etti, dayak yedi, dayak attı, kaza ile kafası delindi, kaza ile arkadaşını düşürüp kafasını şişirdi.

İşin bu kısmı bazı annelere korkunç gelebilir anlatımıma bir es verip altı yıl önceye dönersek Ankara’dan tası tarağı toplayıp bu çocukluk için düşmüştük biz yollara.

Okul benim için şart değil, hep diyorum keşke okulsuz eğitim mümkün olsaydı bizim için ama bu imkansızlık dahilinde özel okul kesinlikle çok çok karşı olduğum bir durum, eğitimi bir müşteri olarak talep etmek.

Bu bağlamda devlet okulu bir çok tartışmaya açık olmak kaydıyla tek seçeneğim ve devletin öğretmenleri eğitim politikaları ve içi boşaltılmış müfredatlardan ayrı tutulmalılar bence çünkü en azından benim tanıdıklarımın büyük kısmı çocuklarımız için istediğimiz öğretmenlerden.

Çocuğu bir jungle’a salmışız gibi geliyor bazen ama çocuk büyüyor, okul duvarından atlayıp arkadaşlarıyla gizlice markete cips almaya giderek, okul çıkışı mahallenin çocukları ile bisiklet çetesi kurarak, evden aldıkları birer lirayı birleştirip kendilerine bilumum zararlı yiyecekten satın alıp evin karşısındaki boş alanın köşesindeki ağacın altında Efekan’ın deyimi ile pikmik yaparak ve yaramazlık yaptıklarında yine aynı arsanın bitişiğindeki evde yaşayan nine tarafından kovalanarak büyüyor.

Öğretmenlerine göre okulun en özgür ruhlu çocuklarından biri Efekan canı istediğinde bahçede boylu boyunca uzanabiliyormuş mesela ve çevresindekiler ne yapıyor bu durumda çok ilgilenmiyormuş da yalnız artık çevre ne der durumu arkadaşları sayesinde yavaş yavaş oturmaya başladı.

Okulun en mücadele ettiğim konusu bu, anneler tarafından çocuklara öğretilenler,

Allah taş eder. Neden bir anne Allahın sonsuz sevme gücünden bahsetmez çocuğuna da taş edeceği ile korkutur.

Mezarlık ve Cami yanında küfredilmez. Küfredilmez, ya da sisteme çok kızıncaya kadar küfredilmez.

Uydurma ayıplar ve uydurma günahlar öyle çoklar ki.

Ben günahtan hiç bahsetmemiştim Efekan’a bu okulda çocuklardan duyduğu bir kavram ben sadece Allah’ın sevgi dolu olduğunu bizleri sevdiğini bizlerinde sevgi dolu, iyi, dürüst insanlar olmamızı istediğini tüm canlıları sevmemizi kimseye zarar vermememizi istediğini söyleyip çiçekleri ağaçları böcekleri güzel olan her şeyi göstermiştim ona ki ölümü farketti işte o zaman Cennet’i anlattım ama Cehennemden bahsetmeksizin çünkü kötülük ve günahtan bahsetmemiştim ki.

Şimdi günah ve ayıpla uğraşıyorum ama zaten bununla hepimiz uğraşıyoruz.

Yemek arkasından ağlamıyor bizde zaten karnı acıkınca yiyor nasılsa.

Okulu sevdi mi?

Bir gün aniden koşup öğretmenine sarılarak onu şaşırtıp mutlu etti.

Yazın okulu özledi, arkadaşlarını, öğretmenini özledi ama yaz tatilinin bitmemesini istedi.

İkinci sınıfa geldiğimizde;
BU İLK MADDE YORUMLARDAN SONRA HATIRLANARAK GÜNCELLENMİŞTİR, ZİRA ÜZERİNDEN HENÜZ İKİ AY GEÇTİ GEÇMEDİ ANNE HAFIZASI FORMAT YEMİŞ BİLGİSAYARA DÖNDÜ NEYSE Kİ BU HALİMİ BİLDİĞİMDEN ORAYA BURAYA KÜÇÜK KAYITLAR ALIYORUM DA GELEN YORUMLA HATIRLADIM;

“el yazısını geçen sene öğrendik yeter, artık düz yazı yazmak istiyorum ben” dedi Efekan 01.10.2015 tarihi itibari ile ama bu küçük darbe girişimi öğretmenince engellendi. Zaten el yazısı ile aklı karıştırılmış çocuk kitap harfleri kullanımını kendi kendine çözmeye kalktığında kelime içinde kimi harfleri büyük kimi harfleri küçük kullanıyor ortaya karışık bir şeyler yapıyordu. Ve ilk hafta Bııı nasıl yazılıyordu? Hayır o değil büyük bıııı!!! benzeri çığlıklar yükseldi evde.

Kitap okumayı çok sevdi, bir sayfa matematik ödevi yapmaktansa yaşına uygun resimli bir kitabı okumak tercihi.

İngilizce dersi onun için çok eğlenceli.

Neredeyse öğleden sonralarının tamamı resim oyun vs gibi dersler olsa da resim dersinin azlığından şikayet ediyor keşke tüm gün resim yapsalar mış.

Tatilde okuduğu kitapların listesini öğretmeni istemişti tüm çocuklara özel İsimlerinin yer aldığı öğretmenleri tarafından imzalanmış belgeler hazırlamış onlara Kitapkurdu belgesi.

Şimdi yeni hedefi bu belgeden daha çok daha çok almak o yüzden daha çok kitap okuyacak.

Bu yıl kantin işletmesinin ve yemekhanenin değişmesi ile artık öğle yemekleri daha düzenli gidiyor. Canı istediğinde okuldan yemek istediğini söylüyor, bazen de beslenme götürmek istiyor ve beslenmesine ev yapımı hamburger koymama izin veriyor.

Kantinden ise hamburger yemeyi reddediyor ev yapımı değilmiş yine Efekan’ın deyimi ile börbırkind den geliyormuş sağlıksızmış.

Döner ve tost da mevzu bahis bile edilemiyor ancak kantinden saçma oyuncaklar almayı çok seviyor bazen yemek parasının tamamını içinden ne çıkacağı belli olmayan saçma kutu oyuncaklara harcayabiliyor.

Böyle durumlarda bir gün harçlıksız okula gitme gibi uygulamalara başvuruyoruz ve yine doğruluk ve yanlışlık derecesini tartışmıyorum zira herkes kendi doğrusuna göre çocuk yetiştiriyor.

Harçlıklarını ise o bahsi geçen durumdan sonra asker cüzdanı denen boyna takılan cüzdanlara koymaya başladık ve zaten öğretmeni müdahale ettikten sonra bir daha benzeri bir vaka yaşanmadı.

Şimdi 21. haftada baskı;

Asker cüzdanı çok büyüktü ve bir süre sonra fermuarı bozuldu, Efekan benim keçe bir cüzdanıma el koydu ona kordon diktik ama bence büyük ve ağır bir cüzdandı bir süre sonra onun da fermuarı kırıldı.

Peki neden ben bunca zaman bu çocuğa bir cüzdan dikmedim.

Sonunda dün akşam eve giderken bu soru belirdi zihnimde ve eve girer girmez baskısını yapıp diktim.

İşte aşamaları ile tamamen Efekan’a özel boynuna asabildiği ve tişörtünün içine soktuğu cüzdan, onun deyimi ile göbek parası.

Malzemeler akrilik boya, ikea perdeleri eve göre kesince artan kumaştan bir parça ve silgiden oyduğum böcek stampalar ve fermuar.

Renklerin seçimi Efekan’a ait.

Fermuar dikmek daha kolay olduğu için kumaşı iki panel halinde kullandım, fermuar kenarlarını yine aynı kumaştan bantlar dikerek temizlemeyi tercih ettim. Kordon takabilmek için bir şerit dikerek onu fermuar bitiminde düzgün durması için diktiğim bantla fermuarın arasına koyarak diktim. Sonrası basit kare bir çanta, küçük boy çalıştığım için astar dikmedim dikişleri sık zig zag dikişle temizledim.

52haftadabaskı195 52haftadabaskı196 52haftadabaskı197 52haftadabaskı198

Yapmak için öyle aceleci davrandım ki fotoğraflar yine telefon çekimi, fotoğraf makinesi kullanmalıyım bu da kendime not. Ve ayrıca akşam yapay ışık, sabah vuran çiy sabah güneşi ve kışın çekim yapmanın zorlukları.

52 Haftada Baskı Yapmak 20. Hafta

Standard

Shingeki no Kyojin (Attack on Titan進撃の巨人 , Devlerin Saldırısı[1]) Hajime Isayama tarafından yazılan/çizilen bir manga serisiymiş.

6 Nisan 2013 ile 28 Eylül 2013 arasında yayınlanan anime serisi Death Note, High School of Dead gibi ünlü animelerin yönetmenliğini yapmış Tetsurō Araki tarafından yönetilmiş. Ha bir de 2016 da devam bölümleri gelecekmiş.

Tüm bunları neden mi anlatıyorum, ve bu konunun 52 hafta da baskı ile alakası mı ne?

Eğer arkadaşınızın kızı bu animenin sadık bir izleyicisi ise ve giysilerine bu animede kullanılan bir simgeyi basmak istemişse konu 52 hafta da baskılıktır değil mi?

Giysiye baskıyı ben yapmayacağım sadece kalıbı oyup deneme sürüşü yaptım. Belki ileride yapılan baskıları bizimle paylaşırlar ve burada görürüz sonuçları.

Simge oymak için oldukça zorlayan bir yapıdaydı elimdeki linol oyma setinin artık körelmeye başlaması, ağızlarının zaten oldukça geniş olması gibi sıkıntılar nedeniyle ana hatlar beli olduktan sonra setteki kretuar benzeri ama daha kaba olan aletle yaptım ince işleri (bak seti bu kadar aşağıladım ya burada olmadı bu, ama işte profesyonel bir set de değil yani orta öğretim öğrencileri için üretilmiş setlerden ben napiim).

 Özetle stampayı oydum ve animede kullanılan üniformaların renginde evde bulunan keten bir kumaşa deneme baskısını aldım ki sonra belki anime dizisini izlerim ve verdiği ilhamla bir şeyler yaparım. Dursun kenarda yani.

Kullandığım boyalardan beyaz olanı akrilik ve siyahla kahverengi kumaş boyası bazı çalışmaşlarda farklı cins boyaları birarada kullanıyorum ve bu şimdilik sorun teşkil etmedi. Baskıda farklı renkleri tek seferde kullanmam gerekiyordu ve fırçayla mümkün olan en kısa sürede boyaları sürüp baskıyı yaptım ama bu arada boyanın ince sürüldüğü yerler sanırım kurudu çok net bir baskı değil ama zaten bende çok net dijital baskı görünümünü sevmiyorum elle yapıldığı hissedilmeli değil mi?

52haftadabaskı194