Tag Archives: pazen elbise

Pazen Chanel Ceket

Standard

Küçük Siyah Ceket Chanel’in en az Küçük Siyah Elbise’si kadar ikonik bir parçadır. 1950 den günümüze popülaritesini hiç yitirmeyen bu parça için hatta bu yıl Chanel’in başındaki dahi Karl Lagerfeld ve eski Fransız Vogue editörü Carine Roitfeld’in yaptığı işbirliği kapsamında 100 ünlüye giydirilerek The Little Black Jacket kitabı hazırlanmıştır. Böyle bir parçayı dikmezsem ayıp olurdu. Ancak Ornitorenk Handmade esintisi taşıyan bir parça olması kaydıyla.

Mart 2012  Burda’sı 109 nolu modeli ile küçük siyah cekete öykünmüş. Birebir olmasa da kalıp ceplerin kullanılmaması dışında neredeyse aynı idi. Bende kalıbı çıkardım ancak göğüs pensi aşağıda göründüğü için pensi kapatarak biçtim kumaşı.

chanelceket2

Pazenin dokuma şeklinden ve astarlı dikileceğinden faydalanarak kumaşa kalıbı aktarırken sabun değil tükenmez kalem kullandım, pazen ve jean dışındaki kumaşlarda bu yöntemi sakın denemeyin. Dikiş payını genelde olması gerekenden daha fazla veririm astarı biçerken de biçtiğim parçaları direk astarın üzerine yerleştirip biraz daha pay verdim.

chanelceket3

Aslında ceket gibi ciddi işlerde teyel kullanılması gerek ancak çok üşengeç olduğum için yine toplu iğne kullandım. Allah’tan pazen dikimi kolay bir kumaş olduğu için kayma sorunu yaşamadım. Astarı yüzünden pahalı derler ya ben bu cekette bunu birebir yaşadım ve astar kumaşına o kadar para verince o da sıkıntı çıkarmadı.  Teyele üşenip benim gibi toplu iğne kullanmak isteyenler eğer toplu iğneleri paralel değil dik kullanırsanız iğne dikiş aralarından geçer ve makinenin iğnesini kırmazsınız ancak ben dikerken sırası gelen iğneyi çıkardığımdan paralel kullanıyorum.

chanelceket4

Astar ve ceketi dikerken hep paralel diktim böylece aynı şeyi ardarda yapmanın verdiği rahatlığı yaşadım. Sırasıyla önce arka orta dikiş, ardından yan ve ön parçaları diktim.Omuz dikişini de kapattıktan sonra pervazı diktim. 36 beden kalıp çıkarmama rağmen kollarda pens gibi sorunluydu fazlasıyla geniş oldukları için arka kol parçasını 3 cm kadar daralttım ve bedene yedirerek kolları taktım. Pervazı içe döndürüp astarı tüm pervaz ve yaka çizgisi boyunca cekete diktim kol ağızları ve etek ucu haricinde astar ve ceket birleşmiş oldu.

chanelceket5

Aslında ön pervaz içine yapışkan tela kullanmak istedim ancak yanlış tela seçimi nedeniyle karton gibi sert ve aynı zamanda naylon gibi hışırdayan bir cekete sahip olunca telayı söktüm.Kol ağızları ve etek kısmını kıvırıp elde bastırdım. En son tüm dış çizgi boyu süs dikişi çektim.

chanelceket6 chanelceket7 chanelceket8

Fatma’nın Eli Elbise

Standard

Hz. Muhammed’in “Vücudumun bir parçası, gözümün nuru; kalbim, ruhum ve vicdanım” dediği, soyunu devam ettiren kızı Hz. Fatma özel bir değere, halk inançlarında farklı bir konuma sahiptir. Anadolu’dan Hindistan’a kadar “Fatma’nın Eli”nin kötülüklerden koruduğuna,  inanılır.
Hz. Muhammed’in kızı Fatma, kocası Hz. Ali’yi genç ve güzel bir odalıkla görünce o sırada pişirmekte olduğu helvaya şaşkınlıkla elini daldırır ve karıştırmaya başlar. Kocası durumu fark edince Fatma’nın elini tencereden çıkartır. Fatma’nın eli yüzyıllardır sahiplerine şans getirdiğine ve onlara sabır ve sadakat erdemleri verdiğine inanılan bir tılsım haline gelir.

Genellikle Fatma’nın Eli olarak bilinsede Araplar arasında Hamse Eli olarak anılır. Hamse beş demektir ve bir elin parmak sayısını gösterir. Hindu’lar Humsa Eli, Museviler ise Hameş Eli veya Miryam’ın Eli adını vermişlerdir. Bazı kültürlerde yukarıya dönük, bazı kültürlerde aşağıya dönük el şeklinde bulunmaktadır.

Hz. Fatma, salt dinsel boyutuyla değil, mitolojik bir efsane olarak da Anadolu’dan Hindistan’a kadar uzanan bir coğrafyada etkilidir. Gaziantep Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ruhi Ersoy, “Kadın Kamlardan Ebelere” çalışmasında Mersin yöresi Tahtacı Türkmenleri arasında, doğum esnasında ebenin işe “Benim elim değil, Fatma Ana’nın eli” diyerek başladığını, doğum yapacak kadının karnını eliyle ovup doğumu gerçekleştirmeye çalıştığını belirtir. Ünlü tasavvuf uzmanı Annemarie Schimmel de, “Tanrı’nın Yeryüzündeki İşaretleri” adlı kitabında Fatma’nın Eli’nin önemine dikkat çeker: “Parlak gümüş veya altın mücevherler üzerine kazınan veya kırmızı boyayla çizilen, bazen de evi koruması için duvara çizilen ‘Fatma’nın Eli’, İslam dünyasında en sevilen muskalardan birine kaynak olmuştur. Bu el genellikle Sufilerin kullandıkları asa veya değneklerin baş tarafını oluşturur. Ayrıca Ali veya Oniki İmam’ın isimleri bazen metal bir ‘Fatma’nın Eli’nin üzerine kazınır”. Halk arasında genellikle kolye olarak kullanılan Fatma’nın Eli’ndeki 5 parmak sülalenin 5 üyesi; Hz. Muhammed, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i sembolize eder. İlaçla geçmeyen ya da ilaca gerek olmayan hastalıkların, Fatma’nın Eli’yle dokunulduğunda, dua okunduğunda iyileşeceğine inanılır.

Hz. Muhammed ve Hz. Hatice’nin en küçük kızı olan Hz. Fatma, Mekke’de doğmuştur. Küçük yaşta annesini kaybettiği üç ablası da o dönemde evli oldukları için annesinin yokluğunda ve Müslümanlığı yaymak için mücadelesinde babasının en büyük destekçisi olması, ona “babasının annesi” lakabını kazandırmıştır. Kaynakların büyük bölümüne göre onsekiz yaşındayken Hz. Ali ile evlenmiştir. Camile Adams Helminski’nin “Sufi Kadınlar” kitabında yer verdiği bu evliliğe dair bir ayrıntı, aile ilişkilerini aydınlatır: “Fatma ve Ali’nin evlilikleri Cebrail tarafından vahyedilmiş bir evlilik olmasına rağmen birçok evlilik gibi iniş çıkışları olan bir evlilikti. Bir gün Ali ve Fatma birbirlerine dargın iken Hz. Muhammed onların ziyaretine gelir. Kendisinin ikisinin arasına uzandığı ve her ikisinin de ellerini alarak kendi karnı üzerine koyduğu söylenir. Peygamber onlara kendisiyle beraber nefes almalarını ve içleri huzur doluncaya kadar bu konumlarını muhafaza etmelerini söyler. Bir süre sonra onların kulübesinden yüzünde tebessüm ile ayrılır. Niçin gülümsediğini soran bir arkadaşını şöyle yanıtlar: ‘En sevdiğim iki kişi artık huzura kavuştular'”.
Hz. Fatma ve Ali’nin beş çocukları olmuş, ancak üçü çocuk yaşta ölmüş ve Hz. Muhammed’in soyu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile devam etmiştir. İslam kaynakları o günün şartlarında son derece ataerkil bir toplum olan Arabistan’da, peygamber soyunun bir kadından devam etmesini çok önemser. Parıldayan anlamında “Zehra”, temiz anlamında “Betül” lakaplarına da sahip olan Hz. Fatma’nın kişiliğine dair Tevfik Ebu İlm’in İnsan Yayınları tarafından yayımlanan “Hz. Fatıma” kitabında şu satırlar dikkat çeker: “Kırmızıya çalar beyaz bir ten, siyah ve uzun saçlar. (Kemal ve güzelliğin en üstün örneği idi. Arap yarımadasındaki tüm kadınların sahip oldukları bilgi ve ilimlerden haberdardı ve hepsini kavramıştı. Kuran ayetlerine dayanarak Ebu Bekir ile girdiği tartışmalar, onun Kuran ayetlerine vâkıf olduğunu ortaya koymaktadır”. Hz. Fatma’nın dış görünüşü, konuşması, hal ve tavırlarıyla Hz. Muhammed’e en çok benzeyen kişi olduğunu Hz. Ayşe de belirtmiştir. Baba ile kızı arasındaki çok yakın ilişki, Hz. Muhammed’in bir sefere çıkarken en son, geldiğinde ise ilk önce kızını ziyaret etmesi, kızını gördüğünde ayağa kalkarak yerini ona vermesi gibi örneklerden anlaşılır. Ebu İlm’in kitabında yer alan yine Hz. Ayşe’ye ait şu satırlar da manidardır: “Resulullah’a Fatıma’yı sanki bal şerbeti içer gibi öylesine öpmesinin sebebini sordum. Bana ‘Beni miraca götürdükleri gece Cebrail beni cennetin içine götürdü ve bana bir elma verdi. Onu yedim. Ne zaman o elmayı özlesem Fatma’yı öpüp, cennetin kokusunu ondan alıyorum. (O benim kalbim, ruhum ve vicdanımdır. Her kim onu üzerse beni, her kim beni üzerse Allah’ı üzmüştür”.

İşte Fatma’nın eli motifiyle süslenmiş elbisem (elbise 40 beden dikildiğinden üzerime tam oturmamıştır).

Kapüşonlu Pazen Elbise

Standard

Kapüşonlu mor pazenimin detayları tam belli olmasada yakada ve büzgülü kocaman cebinde iri mor düğmeleri var. Cebin yerleşimini ne yanda ne ortada ikisi arasında biryerde yaptım ki bence çok hoş oldu. Pazenin ev kıyafeti dışında kullanılabileceğini gösteren bir model oldu bence.