Tag Archives: ornitorenkhandmade

Ankara Günlüğüm

Standard

Ankara benim ilk göz ağrım en sevdiğim şehir onsekiz yaşında “bu şehirde yaşamak istiyorum” dedim yirmi yaşında aldı kollarına beni Ankara. Çok sevdik birbirimizi grisi, asık yüzü, denizsizliği benim için hiç önemli değildi çünkü ben ona aşıktım. Sonra kendimi unutacağım bir aşk daha yaşamaya başladım ben Efekan…
İlk gezmeleri hep AVM lere oldu Efekan’ın çünkü Ankara anneciğimin deyimiyle “ağlayan ağaçların şehri” ve ben tüm çocukluğu ağaç tepelerinde geçen hep en yükseğe en yükseğe tırmanan aşağıya inmekten ise hep korkan ağaç tepesinde mahsur kalıp yine ağaca sarılan. On küsur yıllık aşkımı gömüp yüreğime yeni aşık olacağım yere yol aldık Kaş. Hayat bana hep güzel şeyler sundu ve ben hep sunduklarını sevmeyi başardım sonsuz şükür.
Onca zaman sonra yine kollarını açtı bana Ankara ağrılarıma çare olmak istedi. Ankara’nın bana en büyük kazandırdığı öz olmasada canım babam canımın istediği babam gel dedi.

wpid-IMG_20130909_160613.jpg IMG_20130913_125346

Canım arkadaşım Hobi mi Terapi mi ile yüz yüze görüşme daha doğrusu sıkı sıkı sarılma şansım oldu daha ne isterim. Yaşam çok güzel arkadaşlar sunuyor bana sonsuz şükür. O’nunla ilgili cümle kurmaktan acizim dilim lâl. Çok sevdiğimi söylesem O anlar gerisini.

IMG_20130915_184738

Sonucu önceki yazımda paylaştım zaten ama yine güzel şeyler sundu hayat bana mesela röntgen için sıra beklerken Ferya geldi yanıma beni blogdan tanımış dünya ne küçük mutluluğumu anlatmaya söz yok O’da eliyle yaptığı küçük ayrıntılarla dünyasını güzelleştiriyor ve yakında açacağı (açmış bile) bloguylada bu güzellikleri bizimle paylaşacak. Ankara’nın kollarına geleli bir yıl olmuş benim gibi sevsin inşallah.

IMG_20130913_124937

Otuzbeş yıllık cehaletim son buldu mesela latte denen şeyin süt bilemedin kremaya uzaktan cay kaşığı ucuyla koklatılmış kahve olduğunu, gün içinde çalışırken en az beş fincan kremalı ama şekersiz granül kahve ve bir öğle arası bir akşam nefes alma keyif vakitlerinde sade ama lokum eşliğinde Türk kahvesi içen kahvesiz afyonu patlamayan bir tiryakiye göre olmadığını öğrendim.

IMG_20130911_180915

Efekan’ın şehir yaşamına çok uzak toplu taşıma araçları onun için rüya gibi biz hastanedeyken Okay amcası onu metro ile gezdirdi ve dilinden düşürmediği “aleşveriş merkezi” ne götürüp tüm oyuncaklara bindirdi.

wpid-IMG_20130910_180607.jpg wpid-IMG_20130910_181137.jpg wpid-IMG_20130910_181345.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tabi bizde onun bir iki doz daha bu enerjiyi almasına ses edemedik nasıl olsa dönüşte denizin şifalı suları arındırır bedenini.

wpid-IMG_20130913_141401.jpg wpid-IMG_20130913_131950.jpg

Hatta bir ara Efekan ayak mantarı tedavisi üzerine ihtisas yapmaya karar verdi.

wpid-IMG_20130912_091430.jpg

Ardından da vitrin mankenliği kariyeri yapmaya.

wpid-IMG_20130912_185540.jpg

Bol bol şımardık.

wpid-IMG_20130912_092307.jpg

Şehir yordu tabiki Kaş çocuğunu.

wpid-IMG_20130911_124220.jpg

Güvercinler şehrin sessiz sakinleri ve onların kadim dostları ile sohbet ettik.

IMG_20130913_125803

Bazen sadece bir başkasını anlamaya çalıştık.

IMG_20130913_125116

Ameliyat sonrası hastanede okumak için yanıma aldığım kitaba istemsiz seçtiğim kitap ayracını fark ettiğimde daha iyisi olamaz dedim.

IMG_20130913_103315

Kendime iki küçük hediye bile aldım.

IMG_20130912_150431

Rüya şehrim ise yol boyu hep fısıldadı yüreğime kaç git benden bende çok seviyorum seni hala ama artık ben çok zehirlendim diye.

IMG_20130912_174119

Benim hala umudum var Ankara, kırmızı ışıkta ilk kez canlı canlı gördüğüm Akrep aracı hissettirdi “ağlayan ağaçların şehri ” senden ümidi kesmedim.

Reklamlar