Tag Archives: kendi kumaşlarını yapmak

52 Haftada Baskı 30. Hafta

Standard

52 Haftada Baskı Yapmak Projesinde 30. haftaya geldim. Bu kez küçük bir parça keten kumaş kullandım baskı için ve nicedir aklımda olan bal peteği deseninin oyarak stencil hazırladım eski bir rontgen filminden, daha önce de bahsetmiştim size değil mi artık bu filmleri bulmak o kadar da kolay değil dijital sistemler çıktıktan sonra benim kullandığım film bir akciğer rontgeni biraz büyük boyutlu bu yüzden ancak elimde stencil oymak için kullanılabilecek hiç bir malzeme olmadığı için desenin oyulacak bir kısmına toplu iğne ile önce bir delik açıp sonra da ince uçlu minik bir makasla o kısımları keserek çıkardım. Kulandığu-ım boya ise beyaz akrilik boya.

En son bir fırça yardımı ile kumaşın üzerine yerleştirdiğim stencilimin üzerinden geçerek baskıyı aldım, sanırım bir de arı stampası yapacağım ve belki daha yumuşak bir malzeme elde edip daha büyük boyutlu bir petek şablonu daha çıkaracağım.

Geriye 22 haftam kaldı, bu projeye başlarken bu kadar uzatacağımı hiç düşünmemiştim, üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi hissediyorum bu aralar, en kısa sürede yeni bir işte buluşmak üzere, sağlıcakla…

????

????

Reklamlar

52 Haftada Baskı 29. Hafta

Standard

Bu hafta 52 Haftada Baskı Yapmak Projesinde özel bir kumaş var zira Efekan’ın oyduğu ilk baskı kalıbı ile desenlendirildi bu kumaş!

Kumaşım bir parça pamuklu kumaş, kullandığım boya ise Pebeo marka ultranarin mavi kumaş boyası.

Anlatacak çok şey yok Miniğim aldı eline linol oyucuyu ve içinden geldiği gibi oydu.

Benim kuzum baskı kalıbı oymuş bende kumaşa baskısını aldım. Şimdiye kadarki en güzel kumaşım değil de bu ne?

52haftadabaskı128 52haftadabaskı129 52haftadabaskı130

 

52 Haftada Baskı 28. Hafta

Standard

Artık zamanı geldi okumanın dedi içimden bir ses ve hemen kitabı edindim.

Ve içimdeki ses kumaşlara aktarmalısın bu silüeti dedi, dinledim.

52haftadabaskı126 52haftadabaskı127

 

Limon Desenli Yazlık Elbise ve 52 Haftada Baskı 27. Hafta

Standard

Dikilip fotoğraflanamayan bir elbise bir blog yazarı için inanılmaz bir rahatsızlık konusu, biliyorum yaşadım.

Bu elbise aylarca biçilmeyi, haftalarca dikilmeyi ve üzerine bir o kadar da ütülenip giyilmeyi bekledi.

limon2

Model arayışına girdiğimde hep şöyle şık şeyler aklımı kurcalasa da en sonunda salaş ve rahat bu model gönlümü çeldi. Aşağıdaki fotoğrafta Rachel üzerinde gördüğünüz şık giysi aslında Kate Spade New York tarafından geçmiş sezonlarda yapılmış bir etek bluz ve bluzun arkası kollarda kullanılan sarı kumaştan yapılmış aslında günlük bir giysi ve tamamen bloggerın kullanım şekli ile havalı bir elbiseye dönüşmüş ancak benim istediğim havalı görünmek değil rahat etmek.

kate-spade-ny-lemon-dress

Kalıp Burda Dergisi Temmuz 2015 Sayısı 115 numaralı model. Yukarıdaki ikilinin bir elbisede birleşmiş ve ben olmuş hali.

7-2015-115

Kalıbı kullanırken kendi bedeninizde biçmenizi salık verebilirim zira ben salaş gürüntüyü abartmak adına bir beden büyük biçtim ve elbisenin bu havasını sevdim birbirimizden ayrı hareket edebiliyoruz üzerime yapışmıyor. Ancak cepler bana göre çok aşağıda kaldı aslında elbiseye bambaşka bir hava katan ceplerini kullanma şansım olabilmesi için ya yukarıya almalıyım ya da tamamen iptal etmeliyim.

Aynı zamanda bir 52 Haftada Baskı projesi zira kolları için düz limon sarısı bir kumaş bulamayınca kumaş boyası alıp kumaşı boyadım. Ancak kumaşı boya içinde çok az bekletmeme rağmen limondan ziyade güneş sarısı oldu. Renk solsun diye uzun süre duru su içinde beklettim sonuçta tam istediğim renge ulaşamadım ama yinede kumaş içindeki desenlerde kullanılan bir tık daha koyu olan sarıya ulaştım.

limonlu elbise2 limonlu elbise3

Kolay bir model yakayı pervaz ile çevirdim.

limonlu elbise1

Kelebek kol diye bahsedilen kol aslında sanırım iki kat biçilmesi gereken bir kol ancak kumaşa kalıp yerleşimini verdikleri resimde o ayrıntıyı atladıkları için tek kat biçtim ya da onlar kol ucunu nasıl olsa kıvırmayı akıl edeceğimizi düşündükleri için tek kat biçiliyor da o ayrıntıdan bahsetmiyorlar velhasıl bu denli basit bir elbisede bir an durup düşünmeme neden oldular halbuki ben böyle bir elbiseyi dikerken modelin basitliğinden dolayı bir çırpıda iş çıkarırım sanmıştım. Kol altlarını biye ile temizledim. Dediğim gibi bu kısımda Burda Dergisi anlatımı çok işime yaramadı açıkcası ama başına oturduğunuzda sabah dikip akşam gezmeye giderken giyebileceğiniz bir yaz elbisesi.

En sonunda Cumartesi günü giyip fotoğraflama şansım oldu çok sayıda mekan gezdik ve Kocakişisi giysi fotoğraflama konusunda daha bir iyi oldu sanki içlerinden seçim yapmakta oldukça zorlandım ve tüm bu bekleyişe değdi gibi.

limonlu elbise4 limonlu elbise5 limonlu elbise6 limonlu elbise7 limonlu elbise8 limonlu elbise9 limonlu elbise10 limonlu elbise11 limonlu elbise12 limonlu elbise13 limonlu elbise14 limonlu elbise15 limonlu elbise16 limonlu elbise17 limonlu elbise18

 

Yılan Derisinden Çanta Olmaz

Standard

Yılan derisinden çanta olmaz, hem yılan derisine ihtiyaç duyan tek canlı yılandır. Ancak bir kumaşı pekala yılan derisi gibi desenlendirebilirsiniz. Petekli ambalaj kartonu kullanarak baskı yaptığım sarı ve zümrüt yeşili 52 Haftada Baskı Yapmak 5. Hafta Kumaşım sanki yılan derisi gibi desenli olmuştu.

Zıtlıklar hoşuma gidiyor astar olarak çıtır çıtır çiçek desenli bir basma kulandım.

Fermuarların yan kısımlarını kapatmak için kullandığım kısım ise kahverengi suni deri.

52haftadabaskı122 52haftadabaskı123 52haftadabaskı124 52haftadabaskı125

 

52 Haftada Baskı Yapmak 26. Hafta

Standard

Benim küçücük bir çantam var dı.

İçine bir kadın için acil olabilecek her şeyi alan ama avuç içi kadar olan, bir gün fermuarı bozuldu.

Hal böyle olunca yenisini yapmak farz oldu. İkea keten perdelerden artan kumaş parçası ve kendime diktiğim pantolondan artan atmalara kıyamadığım bir parça Keşan kumaşı ile kendime minicik bir çanta diktim sonra da Efekan’a sordum ne baskısı yapsam bu çantaya?

Frida’nın iskeleti Efekan’ın seçimi.

Bu baskı kalıbı ile birlikte çok yakışacağını düşünerek oyduğum kenar süsü benim.

52haftadabaskı118

Sonra baktım da keşan ve Frida’nın elbiseleri hiç de fena olmadı gibi.

52haftadabaskı119

Ama baskıyı yaparken yanlışlıkla bir damla kumaş boyası damladı çantaya yine hemen Efekan’a akıl danıştım ki genelde hep Efekan’a akıl danışırım.

Sence bu leke ne olmalı örümcek mi yoksa başka bir şey mi?

Yok altı bacak çiz sonra arkasına kıskaçlar ve başına antenler öyle bir böcek var. Dedi.

52haftadabaskı120

Bende yaptım.

52haftadabaskı121

52 Haftada Baskı Yapmak 24. ve 25. Hafta

Standard

Pinterest inanılmaz bir kaynak, onlarca binlerce milyonlarca güzel görsel. Yalnız şöyle bir durum var bir işi yaparsın fotoğraflarsın yayınlarsın yazını okumaya bile üşenen biri fotoğraflarını kopyalamaya ve projeyi kendi yapmış gibi yeniden yazmaya üşenmez. Hani okumadı ya böylece yalan yanlış bir yazı hazırlar (bazıları da noktasına dokunmadan yayınlar) sende o kadar görsel içinde gider böylesi bir projeye rastlarsın bir de ben deneyeyim dersin sonuç hüsran.

Bazen de proje doğru projedir, kaynak doğru kaynaktır, blog doğru blogdur da onlar ve bizler durumu ile karşılaşırsın. Onların malzemeleri ile bizmkiler arasındaki fark. Mesela dantel avizemi yaptığımda onlar ve bizler durumunu yaşadım ben, bizim balonlar onlarınki kadar sağlam değil ve tutkal eritiyor bende projeye top ile devam etmiştim.

Bu kez hangi durumu yaşadım bilmiyorum.

Elimde minik bir parça pamuklu kumaşım vardı ve daha önce gördüğüm ve ne zamandır aklımda olan bu yöntemi denemeye karar verdim işte malzemelerim; alkol yerine kolonya, gazlı kalem, kumaş, kumaş boyası ve boya masayı batırmasın diye altına serdiğim zarf dosya.

52haftadabaskı107

Önce aklımda bir desen tasarlayıp birbirine uyumlu renklerde gazlı kalemlerle kumaşa lekeler yaptım.

52haftadabaskı108

Sonra da üzerine kolonya döküp renklerin dağılmasını sağladım.

52haftadabaskı109

Saç kurutma makinesi ile kumaşı hızlıca kuruttum, herşey gayet iyi görünüyordu.

52haftadabaskı110

Kumaşı suya tuttuğumda sonuç şu oldu.

52haftadabaskı111

Başarısızlık.

Aynı yöntemi akrilik boya ile denemeye karar verdim.

52haftadabaskı112

Bir iki rengi karıştırıp istediğim renkleri elde ettim.

52haftadabaskı113

Kumaşa boyaları aklımdaki desene uygun sürdüm.

52haftadabaskı114

Ve yine kolonya döktüm. Bu kez sonuç hiç beklemediğim bir biçimde gelişti, su ile dağılan ve su ile seyreltilebilen su bazlı bir boya olan akrilik alkolü görünce sertleşti. Renkleri dağıtmak için oldukça çaba sarfettim.

52haftadabaskı11552haftadabaskı116

Kumaşı kuruttuktan sonra ince bir fırça ile kumaş boyası kullanarak dallar ve tohumlar çizerek desenimi oluşturdum.

52haftadabaskı11752haftadabaskı106

52 Haftada Baskı Yapmak 22. ve 23. Hafta

Standard

Solar Dyeing.

Başarısız oldum diye yılar mıyım sandın?

Yeniden denedim tekrar okudum, daha önce 18. ve 19. Haftalarda sadece çiçek kumaş ve su dolu kavanozları güneşte bekleterek güneş marifeti ile kumaşı boyamış ancak yıkama aşamasında renk değişimi yaşamıştım.

Bu kez işin içine sirke faktörü girdi, çoğu boyama yönteminde tuz ya da sirke sabitlemek için kullanılırdı ama bu iş niye olmadı derken bir iki yazıda kavanoza doldurulan su sıcaktı ve sirke de eklenmişti ben de öyle yaptım. Çoğunluğu sarı ve kırmızı çiçeklerden oluşan marigoldlar, mine çiçekleri, sardunyalar ve japon güllerinden oluşan farklı grup çiçeklerden bir kavanoz hazırlayıp güneşe koydum ve beklemeye başladım.
52haftadabaskı9952haftadabaskı102

Bir iki gün sonra eve giderken sarmaşık çiçekleri çarptı gözüme hemen biraz topladım, ikinci kavanozu da onlarla hazırladım.

52haftadabaskı100 52haftadabaskı101

52haftadabaskı103Yaklaşık iki haftalık güneş banyosu sonunda kavanozları açtım ancak bu kez sadece duru su ile yıkadım, üşenmez tuzlu suda bekletip bir de ütü çekersem ardından sabunla yıkayıp sizinle sonucu tekrar paylaşırım.

Sonuçlara gelince kırmızı ve sarı çiçeklerin boyadığı kumaşım,
52haftadabaskı104

Mor çiçeklerin boyadığı kumaşım,
52haftadabaskı105

Ve sırası ile soğan kabuğu, turuncu ve sarı marigoldlarla boyanıp rengi sabunlanınca değişen kumaşım ve yeni kumaşlarım. En üstteki minik parça ise boyanan bu kumaşların asıl rengi ve elimde kalan sanırım son parçası üstelik 24. haftanın projesi.
52haftadabaskı106

24. Hafta yazısı ise hemen geliyor.

52 Haftada Baskı Yapmak 21. Hafta ve Okul Denen Şey Ne Menem Bir Şeymiş

Standard

Efekan artık kocaman bir ikinci sınıf öğrencisi, geçen yıl okulun ilk birkaç ayını geçirdikten sonra devlet okulunda bu işler nasıl oluyor Okul Üzerine Ornitorenksel Sayıklamalar yazımda yazmıştım.

Artık üzerinden kocaman bir sınıf ve ikinci sınıfında neredeyse bir dönemini bitirdiysek bir iki kelam etmelik daha birikimim vardır gibi geldi bana.

İlk olarak birinci sınıftan bahsedeceğim;

Ela ve Lale neden el ele bunu ve altındaki subluminal mesajı çözemedim ben.

Elle kelimesine geldiğimizde benim devreler yanmıştı.

Ama Talat var ya Talat o e harfinin her kıvrımında ağlayıp rüyalarında e gören çocuklar Talat’da başka bir dağıldı.

Bu el yazısını eğitimin ilk kademesine uygulayan benden bol bol rahmet aldı.

Harf harf değil seslerle öğretim başta garip gelse de gerçekten işi kolaylaştırdığını sonra anladım.

Harf harf ses ses gitmenin tek handikapı ilk başlarda öğrenilen harf sayısı az olduğundan ve kullanılan kelimeler bu harflerden ibaret olduğundan elle gibi garip durumlarla karşılaştık.

Başta sesler öğrenildiğinden daha harfler bitmeden okumayı söken çocuk o e harfi için evi yıkan komşumuzu ciddi biçimde acaba bu çocuğa ne yapıyorlar diye endişelendirecek denli yaygara koparan çocuk “amaaaan okumakta çok kolaymış canıım” dedi.

Okumak yazmaya oranla hem daha zevkli hem daha kolay geldi, akşam uyumadan önce kitap okuma ritüelini kitabın bir kısmını onun bana bir kısmını benim ona kitap okumam şeklinde değiştirdik ki artık bu ritüel yan yana uzanıp herkesin kendi kitabını sessizce okuması şekline evrildi.

J sesine gelindiğinde Efekan “anne bu J neden var ki şimdiye kadar hiç bir yerde karşıma çıkmadı” dedi ve ona Ajda’dan bahsetmek zorunda kaldım.

İşin öğrenim kısmı böyle iken Kreşte Anaokulunda Öğretmenler, Ablalar emanetinde olan çocuk Allah’a emanetti artık.

Çoğunlukla okulda çıkan öğle yemeklerini yemedi, madem kantinden tost al dediğim günün ertesi kantinden aldığı tostu çantasında saklayıp koklatmak için bana getirdi “bak nasıl kokuyor bunu mu yememi istiyorsun?” dedi. Okul bahçesi dışına çıkmasına izin vermediğimizden kantin ve yemekhane dışındaki tek seçenek beslenme çantasıydı bütün yıl beslenme çantasına sadece kek, süt ve meyve koymama izin verdi. Arkadaş sayısı arttıkça beslenme çantasındaki kekler eve geri gelir oldu. Arkadaşlarıyla oyun oynamayı beslenmesini yemeye tercih ediyordu ve zaten iştahsız bir çocuk olduğu için öğün atlıyordu. Beslenmesindeki her parçayı başka bir tenefüs eline almasını ve oynarken atıştırmasını istedik bu bir müddet gitti ama sonra yine aksadı.

Ben bu yeme yememe meselesini dert ederken çantasını düzenlemek için boşalttığımda içinden garip şeyler çıkmaya başladı; kalem teli, ucuna boncuk bağlanmış bir ip parçası gibi. Sorduğumda satın aldığını söyledi, nasıl ve neden diye sorunca büyük sınıfların geldiğini al bunu sana satıyorum dediğini sonra da paran nerede deyip kalemliğine koyduğumuz parayı alıp gittiklerini söyledi.

Son yılların eğitim sistemi için yapılmış tek iyi değişimi orta öğretim ve ilk öğretimin aynı binada görülmemesi kararı idi ki karar çoğu okulda bina yetersizliğinden uygulanamamıştı bizimkindeki gibi.

Oğlumuz haraca kesilmişti.

Paranın yerini değiştirdik ve hayır demesini tembihledik aynı gün yine saçma bir şeyle eve geldi sadece kalemlikte para bulamayınca para nerede demişler ve yeni yerinden parayı alıp gitmişlerdi.

Durumu öğretmeni ile paylaştık sorun bitti.

Bitlendi.

Bir hafta sonu banyo yaptırıp saçlarını kurutup okşarken farkettim, kabus gibiydi.

Tamam çözüm vardı ama bunca yatak takımı vs kaynatılacak mıydı şimdi?

Eczacımız bir fısfısla işi halletti.

Ama Efekan bu fısfıs ve incecik metal tarakla sirke ayıklama işlemi sırasında bukleli uzun saçlarıyla başedemediğimi görünce” kes gitsin dedi” “emin misin, bak bu fısfıs hepsini öldürdü zaten azıcık daha tarayacağım saçını bitecek” dedim ama emindi, saçlar gitti.

Ne kadar açık sözlü bir çocuk olduğunu hemen ertesi günü öğretmeninin daha da fark etmesini sağladı “saçların yakışmış” denilince “pirelendim de” diyerek.

Allahtan aynı gün konuşmadan habersiz olan ben öğretmeni ile karşılaştığımızda Efekan’ın saçları yakışmış deyince “küçük bir sıkıntı yaşadık da” dedim ve kıvırmadım da kötü bir intiba bırakmadım.

Kavga etti, dayak yedi, dayak attı, kaza ile kafası delindi, kaza ile arkadaşını düşürüp kafasını şişirdi.

İşin bu kısmı bazı annelere korkunç gelebilir anlatımıma bir es verip altı yıl önceye dönersek Ankara’dan tası tarağı toplayıp bu çocukluk için düşmüştük biz yollara.

Okul benim için şart değil, hep diyorum keşke okulsuz eğitim mümkün olsaydı bizim için ama bu imkansızlık dahilinde özel okul kesinlikle çok çok karşı olduğum bir durum, eğitimi bir müşteri olarak talep etmek.

Bu bağlamda devlet okulu bir çok tartışmaya açık olmak kaydıyla tek seçeneğim ve devletin öğretmenleri eğitim politikaları ve içi boşaltılmış müfredatlardan ayrı tutulmalılar bence çünkü en azından benim tanıdıklarımın büyük kısmı çocuklarımız için istediğimiz öğretmenlerden.

Çocuğu bir jungle’a salmışız gibi geliyor bazen ama çocuk büyüyor, okul duvarından atlayıp arkadaşlarıyla gizlice markete cips almaya giderek, okul çıkışı mahallenin çocukları ile bisiklet çetesi kurarak, evden aldıkları birer lirayı birleştirip kendilerine bilumum zararlı yiyecekten satın alıp evin karşısındaki boş alanın köşesindeki ağacın altında Efekan’ın deyimi ile pikmik yaparak ve yaramazlık yaptıklarında yine aynı arsanın bitişiğindeki evde yaşayan nine tarafından kovalanarak büyüyor.

Öğretmenlerine göre okulun en özgür ruhlu çocuklarından biri Efekan canı istediğinde bahçede boylu boyunca uzanabiliyormuş mesela ve çevresindekiler ne yapıyor bu durumda çok ilgilenmiyormuş da yalnız artık çevre ne der durumu arkadaşları sayesinde yavaş yavaş oturmaya başladı.

Okulun en mücadele ettiğim konusu bu, anneler tarafından çocuklara öğretilenler,

Allah taş eder. Neden bir anne Allahın sonsuz sevme gücünden bahsetmez çocuğuna da taş edeceği ile korkutur.

Mezarlık ve Cami yanında küfredilmez. Küfredilmez, ya da sisteme çok kızıncaya kadar küfredilmez.

Uydurma ayıplar ve uydurma günahlar öyle çoklar ki.

Ben günahtan hiç bahsetmemiştim Efekan’a bu okulda çocuklardan duyduğu bir kavram ben sadece Allah’ın sevgi dolu olduğunu bizleri sevdiğini bizlerinde sevgi dolu, iyi, dürüst insanlar olmamızı istediğini tüm canlıları sevmemizi kimseye zarar vermememizi istediğini söyleyip çiçekleri ağaçları böcekleri güzel olan her şeyi göstermiştim ona ki ölümü farketti işte o zaman Cennet’i anlattım ama Cehennemden bahsetmeksizin çünkü kötülük ve günahtan bahsetmemiştim ki.

Şimdi günah ve ayıpla uğraşıyorum ama zaten bununla hepimiz uğraşıyoruz.

Yemek arkasından ağlamıyor bizde zaten karnı acıkınca yiyor nasılsa.

Okulu sevdi mi?

Bir gün aniden koşup öğretmenine sarılarak onu şaşırtıp mutlu etti.

Yazın okulu özledi, arkadaşlarını, öğretmenini özledi ama yaz tatilinin bitmemesini istedi.

İkinci sınıfa geldiğimizde;
BU İLK MADDE YORUMLARDAN SONRA HATIRLANARAK GÜNCELLENMİŞTİR, ZİRA ÜZERİNDEN HENÜZ İKİ AY GEÇTİ GEÇMEDİ ANNE HAFIZASI FORMAT YEMİŞ BİLGİSAYARA DÖNDÜ NEYSE Kİ BU HALİMİ BİLDİĞİMDEN ORAYA BURAYA KÜÇÜK KAYITLAR ALIYORUM DA GELEN YORUMLA HATIRLADIM;

“el yazısını geçen sene öğrendik yeter, artık düz yazı yazmak istiyorum ben” dedi Efekan 01.10.2015 tarihi itibari ile ama bu küçük darbe girişimi öğretmenince engellendi. Zaten el yazısı ile aklı karıştırılmış çocuk kitap harfleri kullanımını kendi kendine çözmeye kalktığında kelime içinde kimi harfleri büyük kimi harfleri küçük kullanıyor ortaya karışık bir şeyler yapıyordu. Ve ilk hafta Bııı nasıl yazılıyordu? Hayır o değil büyük bıııı!!! benzeri çığlıklar yükseldi evde.

Kitap okumayı çok sevdi, bir sayfa matematik ödevi yapmaktansa yaşına uygun resimli bir kitabı okumak tercihi.

İngilizce dersi onun için çok eğlenceli.

Neredeyse öğleden sonralarının tamamı resim oyun vs gibi dersler olsa da resim dersinin azlığından şikayet ediyor keşke tüm gün resim yapsalar mış.

Tatilde okuduğu kitapların listesini öğretmeni istemişti tüm çocuklara özel İsimlerinin yer aldığı öğretmenleri tarafından imzalanmış belgeler hazırlamış onlara Kitapkurdu belgesi.

Şimdi yeni hedefi bu belgeden daha çok daha çok almak o yüzden daha çok kitap okuyacak.

Bu yıl kantin işletmesinin ve yemekhanenin değişmesi ile artık öğle yemekleri daha düzenli gidiyor. Canı istediğinde okuldan yemek istediğini söylüyor, bazen de beslenme götürmek istiyor ve beslenmesine ev yapımı hamburger koymama izin veriyor.

Kantinden ise hamburger yemeyi reddediyor ev yapımı değilmiş yine Efekan’ın deyimi ile börbırkind den geliyormuş sağlıksızmış.

Döner ve tost da mevzu bahis bile edilemiyor ancak kantinden saçma oyuncaklar almayı çok seviyor bazen yemek parasının tamamını içinden ne çıkacağı belli olmayan saçma kutu oyuncaklara harcayabiliyor.

Böyle durumlarda bir gün harçlıksız okula gitme gibi uygulamalara başvuruyoruz ve yine doğruluk ve yanlışlık derecesini tartışmıyorum zira herkes kendi doğrusuna göre çocuk yetiştiriyor.

Harçlıklarını ise o bahsi geçen durumdan sonra asker cüzdanı denen boyna takılan cüzdanlara koymaya başladık ve zaten öğretmeni müdahale ettikten sonra bir daha benzeri bir vaka yaşanmadı.

Şimdi 21. haftada baskı;

Asker cüzdanı çok büyüktü ve bir süre sonra fermuarı bozuldu, Efekan benim keçe bir cüzdanıma el koydu ona kordon diktik ama bence büyük ve ağır bir cüzdandı bir süre sonra onun da fermuarı kırıldı.

Peki neden ben bunca zaman bu çocuğa bir cüzdan dikmedim.

Sonunda dün akşam eve giderken bu soru belirdi zihnimde ve eve girer girmez baskısını yapıp diktim.

İşte aşamaları ile tamamen Efekan’a özel boynuna asabildiği ve tişörtünün içine soktuğu cüzdan, onun deyimi ile göbek parası.

Malzemeler akrilik boya, ikea perdeleri eve göre kesince artan kumaştan bir parça ve silgiden oyduğum böcek stampalar ve fermuar.

Renklerin seçimi Efekan’a ait.

Fermuar dikmek daha kolay olduğu için kumaşı iki panel halinde kullandım, fermuar kenarlarını yine aynı kumaştan bantlar dikerek temizlemeyi tercih ettim. Kordon takabilmek için bir şerit dikerek onu fermuar bitiminde düzgün durması için diktiğim bantla fermuarın arasına koyarak diktim. Sonrası basit kare bir çanta, küçük boy çalıştığım için astar dikmedim dikişleri sık zig zag dikişle temizledim.

52haftadabaskı195 52haftadabaskı196 52haftadabaskı197 52haftadabaskı198

Yapmak için öyle aceleci davrandım ki fotoğraflar yine telefon çekimi, fotoğraf makinesi kullanmalıyım bu da kendime not. Ve ayrıca akşam yapay ışık, sabah vuran çiy sabah güneşi ve kışın çekim yapmanın zorlukları.

52 Haftada Baskı Yapmak 20. Hafta

Standard

Shingeki no Kyojin (Attack on Titan進撃の巨人 , Devlerin Saldırısı[1]) Hajime Isayama tarafından yazılan/çizilen bir manga serisiymiş.

6 Nisan 2013 ile 28 Eylül 2013 arasında yayınlanan anime serisi Death Note, High School of Dead gibi ünlü animelerin yönetmenliğini yapmış Tetsurō Araki tarafından yönetilmiş. Ha bir de 2016 da devam bölümleri gelecekmiş.

Tüm bunları neden mi anlatıyorum, ve bu konunun 52 hafta da baskı ile alakası mı ne?

Eğer arkadaşınızın kızı bu animenin sadık bir izleyicisi ise ve giysilerine bu animede kullanılan bir simgeyi basmak istemişse konu 52 hafta da baskılıktır değil mi?

Giysiye baskıyı ben yapmayacağım sadece kalıbı oyup deneme sürüşü yaptım. Belki ileride yapılan baskıları bizimle paylaşırlar ve burada görürüz sonuçları.

Simge oymak için oldukça zorlayan bir yapıdaydı elimdeki linol oyma setinin artık körelmeye başlaması, ağızlarının zaten oldukça geniş olması gibi sıkıntılar nedeniyle ana hatlar beli olduktan sonra setteki kretuar benzeri ama daha kaba olan aletle yaptım ince işleri (bak seti bu kadar aşağıladım ya burada olmadı bu, ama işte profesyonel bir set de değil yani orta öğretim öğrencileri için üretilmiş setlerden ben napiim).

 Özetle stampayı oydum ve animede kullanılan üniformaların renginde evde bulunan keten bir kumaşa deneme baskısını aldım ki sonra belki anime dizisini izlerim ve verdiği ilhamla bir şeyler yaparım. Dursun kenarda yani.

Kullandığım boyalardan beyaz olanı akrilik ve siyahla kahverengi kumaş boyası bazı çalışmaşlarda farklı cins boyaları birarada kullanıyorum ve bu şimdilik sorun teşkil etmedi. Baskıda farklı renkleri tek seferde kullanmam gerekiyordu ve fırçayla mümkün olan en kısa sürede boyaları sürüp baskıyı yaptım ama bu arada boyanın ince sürüldüğü yerler sanırım kurudu çok net bir baskı değil ama zaten bende çok net dijital baskı görünümünü sevmiyorum elle yapıldığı hissedilmeli değil mi?

52haftadabaskı194