Tag Archives: handmade

Elfleride Pazene Alıştırmak Gerek

Standard

Diktiğim Elf tuniğine pazen çiçekler aplike ettim pek de beğendim.

elfpazen1 elfpazen2

Elf Eteği Nasıl mı Olur? İşte Böyle

Standard

Geçen sezon ketenden Elf Elbiseleri dikmiştim, bu sezon ürün çeşitliliğini arttırmak istedim hep elbisemi giyer canım bu Elfler değil mi? Elbiselere etekler ve buluzlar eşlik edecek ve renk çeşitliliğinide arttırdım. Yakında dükkanda askıda nasıl durduklarınıda paylaşırım sizlerle ama önce diktiğim ilk Elf Etek sizlerle.

elfetek1

Hobbitler Gelmiş

Standard

Hobbitler gelmiş bana da haber salmışlar “eski ekibi yeniden topluyoruz” diye hemen “yayımı sadağımı veri”n dedim ne zamandır kullanılmıyor tabi bulamadılar. “Tamam Katanayı getirin o zaman” dedim attım omzuma “neredeler” dedim kahvedelermiş okeye dördüncü lazımmış. “Çocuklar” dedim “daha ciddi işler için çağırın lütfen.”

hobbitlergelmis1 hobbitlergelmis2 hobbitlergelmis3 hobbitlergelmis4

Bugün Ben 8

Standard

Bugünlerde hep minicik postlar hazırlıyorum size, şöyle ağız tadıyla dikiş dikmeyeli kaç gün oldu ve ben makinemi çok özledim bu hafta sonu özlem gidermeyi düşünüyorum kendisiyle ama öncesinde yine minicik bir yenileme. Dalgıç Gümüş Tepsileri bilmeyen yoktur sanırım, hatta güzel yurdumda girmediği ev yoktur. Paranoyak olsam uzaylılarca geliştirilmiş insan oğlunun doğal ortamında nasıl davrandığını gözlemlemeye yarayan bir nevi gözetleme aleti olduğunu düşüneceğim. Taşra düğünlerinin Borcamla başa baş giden güzide düğün hediyesidir ve bu tepside itiraf ediyorum düğünümden kalmadır.

Benim psikopatça bulaşık yıkama stilimden kaynaklı çizikleri ve yer yer renk değişiklikleri vardı üstelik hiç bir zaman sevemedim ben bu gümüş tepsi işini ama kocaman ve öyle sağlam ki en kullanışlı tepsimde bu.

Hal böyle olunca gözden çıkaramadım, madem gözden çıkaramadım gözdem olsun dedim bende. İşlem gayet basit alıyorsunuz elinize sprey boyayı açık havada altına bir gazete serip önce arkasını kuruyunca önünü bir güzel boyuyorsunuz.

Biz nalbur kapalıydı acele edip milyoncudan ucuz boya aldık siz yapmayın kapatıcılığı ve boyadığı alan azdı ertesi gün kaliteli bir boyayla devam ettik.

tepsi1 tepsi2

Dinozorların Sivri Dişleri Olur

Standard

Efekan’ a diktiğim dinozor sweatshirtü biliyorsunuz zaten. Sizlerle paylaştıktan sonra Efekan’la üstünde bir takım değişiklikler yaptık şimdi onları paylaşmak istiyorum. Efekan büyüme döneminde olduğu için sürekli bedeni değişiyor ve ayrıca kendisine bir beden büyük kıyafetleri giymeyi daha çok seviyor yaz başında dört yaşında olmasına rağmen on yaş tişörtü aldı kendine sekiz yaş için kandırmaya çalışsak ta kanmadı bende bu yüzden bir beden büyük dikmiştim, düğmeleri biritle kapattığım ve henüz Efekan’a biraz geniş olduğu için bazen düğmeler açılabiliyordu birde fermuar ekledim, şimdi hem fermuarlı hem düğmeli bir sweatimiz var. Efekan’ ında talepleride oldu tabi “dinozorun dişleri yok ki, hani nerede dişler” dedi. Bende diş ekleyeceksek gözleride olmalı diye düşündüm. Önce beyaz akfil kumaşı iki kat katlayıp zig zag şeklinde diktim ve çevirdim. Sonra yine aynı kumaştan kumaş boyası kulanarak iki göz yaptım. Daire şeklindeki gözlere polardan yarım daire göz kapakları ekledim. Arka etek ucuna sırtındaki üçgen dikensi çıkıntılardan birkaç tane daha eklediğim bir kuyruk diktim. Şimdi ise pençelerininde olması gerektiği yönünde talepler almaktayım bu birşey değil son zamanlarda Ttransformers merakı başladı asıl Transformers kostümü isterse ne yaparım bilmem 🙂

Pazen Etek Dikiş Aşamaları

Standard

Eteğin kalıp çıkarma aşamasını daha önce aktarmıştım size, şimdi dikiş aşamalarını paylaşacağım.

model bu Burda dergisi Ekim 2012 121-A

Dergilerin dikiş aşamalarının anlatıldığı sayfalarında biçkinin de nasıl yapılması gerektiğine dair notlar bulunur, kumaş katına hangi parça koyulacak vs gibi bu talimatlara uygun olarak en az kumaş firesi verecek şekilde kalıpları kumaşın üzerine yerleştirip kaymaması için toplu iğne ile sabitliyoruz.

Dikiş paylarını da hesaplayarak kumaşı biçiyoruz.

Pens yerlerini kesmemize ya da çıtlatmamıza gerek yok sadece düzgün bir biçimde dikilmesi gereken kısımları toplu iğne ile işaretliyoruz.

p1p2p3

Özellikle temiz ve dikkatli dikiş isteyen kısımlarda işaretlerin kumaşın karşı tarafında aktarılması için ben sarı karbon kağıdı kullanıyorum sizde böyle küçük hilelere başvurabilirsiniz.

p4

Ön cep torbası görevini görecek olacak astarı cep ön yüzüne yüzü yüzüne gelecek şekilde iğneliyoruz. Arka cep torbasını da aynı şekilde iğneliyoruz.

p5 p6 p7

Cep alt kısmındaki yay gibi eğik dikişi dikerek ütü ile düzeltiyoruz.

p8

Cep dikişlerini yapıyoruz.

p11

Arkadaki pensleri dikerek ütü ile içe doğru yatırıyoruz.

p9

Louboutin’ in kırmızı tabanı varsa Ornitorenk Handmade ‘in de kırmızı astarı var. Pazen öyle özel bir kumaş ki giyecekseniz de bence racona uymak lazım kırmızıyı, maviyi, yeşili bir arada cesurca kulanmak lazım.

p10

Ön kemer orta dikişini kapatıyoruz. Ardından kemer ve cep kısmının oluşturduğu yayı birleştirip zigzak dikişle temizliyoruz.

p12

p13Ütü ile yaptığımız dikişleri düzeltiyoruz.

p14

Bir mola verip evdeki küçük prensle ejderhalar, dinozorlar yapıyoruz ruhumuzu dinlendiriyoruz.

p15

Arka orta dikişin üst kısmına fermuarımızı dikiyoruz.

p16

Oyun hamurlarımızın renklerinin de etekle aynı renk olduğunu bu minik ellerin sahibi sayesinde farkediyoruz.

p17

Tatlı ısrarlara dayanamayıp ip baskısına geçiyoruz, renklerin büyülü dünyasına dalıyoruz.

p18

Fermuarın altında kalan orta dikiş ve yan dikişleri kapattıktan sonra dikişin hemen dışından zigzag dikiş geçip dikişin hemen dışından kumaşın kalan kısımlarını kesiyoruz. Arka orta dikişte kalan kumaşlar için iki yana açarak ütüledikten sonra ayrı ayrı zigzag dikiş yapmak daha iyi olacaktır olası bir fermuar değiştirme vakasında zorluk yaşamamak adına.

p19

Bel kısmının pervazını üst kısma yerleştirip diktikten sonra ütü ile düzeltip pervazı içe kıvırıyoruz.

p20

Dikişler ön taraftan belli olmayacak şekilde pervazı elimizde bastırıyoruz.

p21

Etek ucunuda bastırdıktan sonra eteğimiz bitti. İşte Louboutin cepler.

p22

İşte eteğimizin bitmiş hali.

p23p24p25p26

Fatma’nın Eli Elbise

Standard

Hz. Muhammed’in “Vücudumun bir parçası, gözümün nuru; kalbim, ruhum ve vicdanım” dediği, soyunu devam ettiren kızı Hz. Fatma özel bir değere, halk inançlarında farklı bir konuma sahiptir. Anadolu’dan Hindistan’a kadar “Fatma’nın Eli”nin kötülüklerden koruduğuna,  inanılır.
Hz. Muhammed’in kızı Fatma, kocası Hz. Ali’yi genç ve güzel bir odalıkla görünce o sırada pişirmekte olduğu helvaya şaşkınlıkla elini daldırır ve karıştırmaya başlar. Kocası durumu fark edince Fatma’nın elini tencereden çıkartır. Fatma’nın eli yüzyıllardır sahiplerine şans getirdiğine ve onlara sabır ve sadakat erdemleri verdiğine inanılan bir tılsım haline gelir.

Genellikle Fatma’nın Eli olarak bilinsede Araplar arasında Hamse Eli olarak anılır. Hamse beş demektir ve bir elin parmak sayısını gösterir. Hindu’lar Humsa Eli, Museviler ise Hameş Eli veya Miryam’ın Eli adını vermişlerdir. Bazı kültürlerde yukarıya dönük, bazı kültürlerde aşağıya dönük el şeklinde bulunmaktadır.

Hz. Fatma, salt dinsel boyutuyla değil, mitolojik bir efsane olarak da Anadolu’dan Hindistan’a kadar uzanan bir coğrafyada etkilidir. Gaziantep Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ruhi Ersoy, “Kadın Kamlardan Ebelere” çalışmasında Mersin yöresi Tahtacı Türkmenleri arasında, doğum esnasında ebenin işe “Benim elim değil, Fatma Ana’nın eli” diyerek başladığını, doğum yapacak kadının karnını eliyle ovup doğumu gerçekleştirmeye çalıştığını belirtir. Ünlü tasavvuf uzmanı Annemarie Schimmel de, “Tanrı’nın Yeryüzündeki İşaretleri” adlı kitabında Fatma’nın Eli’nin önemine dikkat çeker: “Parlak gümüş veya altın mücevherler üzerine kazınan veya kırmızı boyayla çizilen, bazen de evi koruması için duvara çizilen ‘Fatma’nın Eli’, İslam dünyasında en sevilen muskalardan birine kaynak olmuştur. Bu el genellikle Sufilerin kullandıkları asa veya değneklerin baş tarafını oluşturur. Ayrıca Ali veya Oniki İmam’ın isimleri bazen metal bir ‘Fatma’nın Eli’nin üzerine kazınır”. Halk arasında genellikle kolye olarak kullanılan Fatma’nın Eli’ndeki 5 parmak sülalenin 5 üyesi; Hz. Muhammed, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i sembolize eder. İlaçla geçmeyen ya da ilaca gerek olmayan hastalıkların, Fatma’nın Eli’yle dokunulduğunda, dua okunduğunda iyileşeceğine inanılır.

Hz. Muhammed ve Hz. Hatice’nin en küçük kızı olan Hz. Fatma, Mekke’de doğmuştur. Küçük yaşta annesini kaybettiği üç ablası da o dönemde evli oldukları için annesinin yokluğunda ve Müslümanlığı yaymak için mücadelesinde babasının en büyük destekçisi olması, ona “babasının annesi” lakabını kazandırmıştır. Kaynakların büyük bölümüne göre onsekiz yaşındayken Hz. Ali ile evlenmiştir. Camile Adams Helminski’nin “Sufi Kadınlar” kitabında yer verdiği bu evliliğe dair bir ayrıntı, aile ilişkilerini aydınlatır: “Fatma ve Ali’nin evlilikleri Cebrail tarafından vahyedilmiş bir evlilik olmasına rağmen birçok evlilik gibi iniş çıkışları olan bir evlilikti. Bir gün Ali ve Fatma birbirlerine dargın iken Hz. Muhammed onların ziyaretine gelir. Kendisinin ikisinin arasına uzandığı ve her ikisinin de ellerini alarak kendi karnı üzerine koyduğu söylenir. Peygamber onlara kendisiyle beraber nefes almalarını ve içleri huzur doluncaya kadar bu konumlarını muhafaza etmelerini söyler. Bir süre sonra onların kulübesinden yüzünde tebessüm ile ayrılır. Niçin gülümsediğini soran bir arkadaşını şöyle yanıtlar: ‘En sevdiğim iki kişi artık huzura kavuştular'”.
Hz. Fatma ve Ali’nin beş çocukları olmuş, ancak üçü çocuk yaşta ölmüş ve Hz. Muhammed’in soyu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile devam etmiştir. İslam kaynakları o günün şartlarında son derece ataerkil bir toplum olan Arabistan’da, peygamber soyunun bir kadından devam etmesini çok önemser. Parıldayan anlamında “Zehra”, temiz anlamında “Betül” lakaplarına da sahip olan Hz. Fatma’nın kişiliğine dair Tevfik Ebu İlm’in İnsan Yayınları tarafından yayımlanan “Hz. Fatıma” kitabında şu satırlar dikkat çeker: “Kırmızıya çalar beyaz bir ten, siyah ve uzun saçlar. (Kemal ve güzelliğin en üstün örneği idi. Arap yarımadasındaki tüm kadınların sahip oldukları bilgi ve ilimlerden haberdardı ve hepsini kavramıştı. Kuran ayetlerine dayanarak Ebu Bekir ile girdiği tartışmalar, onun Kuran ayetlerine vâkıf olduğunu ortaya koymaktadır”. Hz. Fatma’nın dış görünüşü, konuşması, hal ve tavırlarıyla Hz. Muhammed’e en çok benzeyen kişi olduğunu Hz. Ayşe de belirtmiştir. Baba ile kızı arasındaki çok yakın ilişki, Hz. Muhammed’in bir sefere çıkarken en son, geldiğinde ise ilk önce kızını ziyaret etmesi, kızını gördüğünde ayağa kalkarak yerini ona vermesi gibi örneklerden anlaşılır. Ebu İlm’in kitabında yer alan yine Hz. Ayşe’ye ait şu satırlar da manidardır: “Resulullah’a Fatıma’yı sanki bal şerbeti içer gibi öylesine öpmesinin sebebini sordum. Bana ‘Beni miraca götürdükleri gece Cebrail beni cennetin içine götürdü ve bana bir elma verdi. Onu yedim. Ne zaman o elmayı özlesem Fatma’yı öpüp, cennetin kokusunu ondan alıyorum. (O benim kalbim, ruhum ve vicdanımdır. Her kim onu üzerse beni, her kim beni üzerse Allah’ı üzmüştür”.

İşte Fatma’nın eli motifiyle süslenmiş elbisem (elbise 40 beden dikildiğinden üzerime tam oturmamıştır).

Kukuletalı Yarasa Yelek

Standard

Bu yelekten daha öncede diktim ancak bu yeleği kendim için diktim ve o yüzden kukuletasını daha büyük yaparken arkadaki yarasa kanadına benzeyen çıkıntıları dizimin arka kısmına kadar uzatarak daha dramatik bir görünüm sağladım.