Tag Archives: brussels

Belçika Günlükleri IV Brussels

Standard

Brussels’de güne Atomium da başlıyoruz.

1958 yılında Expo 58 fuarı için André Waterkeyn tarafından tasarlanmış 102-metre yüksekliğinde, dokuz çelik kürenin birleştirilmesi ile oluşan Atomium muhteşem bir anıt bina.

brussels2 brussels3

Tasarınında Demirin kristal kafes yapısının 165 milyar kez büyütülmesinden esinlenilmiş. Yapının 6 ay boyunca durması beklenirken günümüz modern Brüksel mimarisinin sembolü haline gelmiş.

Küreler 12 boru ile birbirine bağlanmış ve yürüyen merdivenlerle fuar hollerine geçiş yapılıyor. Her küre 18 m çapında. 2008 yılında 3 küre ziyarete kapatılmış olup diğerlerine yürüyen merdivenlerle ulaşılabilmekte. Dikey yönde hareket eden asansörler ise oldukça hızlı hareket etmekte. (5 metre/sn)

brussels1 brussels4 brussels5 brussels6 brussels7 brussels8 brussels9 brussels10 brussels11 brussels12 brussels14 brussels17

En üstteki küre panorama seyiri için kullanılıyor.

brussels13

Fuar alanlarından birinde yapılan ışık ve ses gösterisi ise hipnotize edici biçimde güzel.

Atomiumdan Grand Place geçiyoruz, ama ne geçme Nedim Abi Brüksel’e gittiği için Mevlüde’nin arabasını almıyoruz onunla gidiyoruz böylece Prenses Mevlüde ilk kez halka inmiş oluyor çünkü şehir içi ulaşımda metro, otobüs ve bilumum ulaşım aracını kullanacağız. İlk başta bizdeki gibi bilet satan gişeler olmadığı için ATM benzeri otomatlardan metro bileti alamama sorunu yaşıyoruz tam bileti aldık derken bileti okutup kapıdan geçememe, hadi geçtik kendimizi metroya attık bunun daha otobüs ayağı var ki otobüslerin birinden inip birine biniyoruz şehrin içinde iki adım gidip gidip yanlış yöne gittiğimizi anlayıp sürekli geri dönüşler yaşıyoruz ki bol sakarlık ve eğlence istiyorsanız bizimle gezmeli yok ben adım adım rotadan sapmadan her yeri göreyim diyorsanız bize yaklaşmamalısınız diyorum.

brussels18

Brükselde modern bir şehir havasını daha çok alıyorsunuz diğer Belçika şehirlerine nazaran ancak yinede harika sokaklar ve yapılar yok anlamına gelmiyor bu.

brussels19 brussels20 brussels15 brussels16 brussels26

Grand Place Brüksel’in en ünlü ve en hareketli meydanı.

brussels21 brussels22 brussels24 brussels25

Grand Place Meydanı’nda yer alan Hotel de Ville, 13. yüzyılda Gotik tarzda yapılan önemli bir yapı. Günümüzde komün meclisi olarak kullanılan yapının bazı kısımları kraliyet ailesinin düğün gibi özel günlerinde kullanıma açık.

brussels23

Yağmurdan kaçıp Galeries Royales de Saint-Hubert ‘e sıgınıyoruz , içerideki mağazalar oldukça renkli. Belçika’nın diğer yerlerinde olduğu gibi burada da bol bol çikolata var.

brussels27 brussels28 brussels29 brussels30 brussels31

 Cathedrale Saint – Michel et Gudule ise nefes kesici bir yapı, kraliyet ailesinin düğün ve cenaze merasimleri burada düzenleniyormuş.

brussels34 brussels32 brussels33

Adeta eser ile bütünleşerek betimlenen sahnenin hüznünü yaşayan Kocakişisi ve Efekan.

brussels35

Belçika gezimizin son yazısı ile şimdilik sizlere veda ediyorum ama bence bir de Mevlüde ve Gonca Kaş’ta yazısı gelmeli siz ne diyorsunuz?

Fotoğraflar Canon Eos 60d ve Samsung Note 2 cep telefonu ile çekilmiştir.

Reklamlar

Belçika Günlükleri I; Ath ve Lessines

Standard

Mevlüde ile bir kez kısacık buluşmuştuk da yetmemişti bana.

Sonra kendi kendimi davet ettirdim gel zaman git zaman.

Ardından da Kocakişisini davete icabet konusunda ikna ettim.

İnce ince çalıştım yani 🙂

Sonra birden bire oldu her şey, cidden, hani ben gitmek istiyordum gerçekten ve Mevlüde gel diyordu ama çok ihtimal vermiyordum yani. Bir Cuma günü hafta sonu için uçuş bileti buldum dedi Alper, o gün izin ayarlandı, o gün valiz hazırlandı o gün ertesi sabah uçmak üzere Antalya’ya geçildi.

Mevlüde ile havaalanında bir buluşamayışımız var ki; evlere şenlik, kabus, akılsız başın cezasını, artık sen ne dersen.

Prag’a giderken yurt dışı konuşma paketi satın almıştık abonesi olduğumuz GSM firmasından, ancak sadece bir kereliğine mahsus o da bir dakikayı bulmayan bir süre kullanınca bu kez yurt dışı kullanıma açtırmak daha mantıklı geldi bize ve yola çıkmadan bir kaç saat önce GSM firmasına kısa mesaj atarak yurt dışı dolaşıma açtırdık telefonları (ya da biz öyle sandık, ha neden kapalıydı dolaşım derseniz zaman zaman yedi kilometre ötemizdeki Meis Adası nedeniyle Yunan Şebekesine geçen telefonlarımız yüzünden derim).

Hattın dolaşıma açıldığına dair onay mesajı da geldi telefonlarımıza ancak Brüksel Havaalanında telefonu açıp kullanmaya kalktığımda Fransızca konuşan kadının ne dediğini anlayamamış ama hatla ilgili bir aksilik olduğunu anlamıştım. Velhasıl kelam biraz olaylı oldu buluşmamız.

Bizi Brüksel’den alan Mevlüde arabasına attığı gibi Ath’a şatosuna götürdü.

 

Kocaman güzel bir çiftlikte yaşıyor Mevlüde’ler ve bahçeleri Nedim abinin klasik otoları ile dolu.

ath14 ath13 ath24

Çevresi tamamen açık yemyeşil bir yer, yakınlarındaki evler genelde çiftlik evi tarzı, şehre yaklaştıkça sevimli çatıları ile genelde bir katlı bakımlı bahçeleri olan evler görüyoruz.

ath17

 Güneşin 22:30 gibi batmaya başladığı bu topraklarda gün saat 04:00 gibi ağarıyor yani günün uzun bölümünde gün ışığı var ama güneş kendini çok az göstertiyor yine günün büyük bir kısmında yağmur var. Yağmur genel olarak yavaş yavaş yağıyor da Allah’tan gezmeye çok engel olmuyor, sağanağa dönüştüğü vakit de bir saçak altı arıyor insan 🙂

Ath ciddi anlamda yaşamayı düşünebileceğiniz bir yer, ya da benim düşünebileceğim.

Ucu bucağı görünmeyen tarlalar var mesela inekler sonra, gözünüzün alabileceği her yer yeşil ve mimari çevreye saygılı. Ben daha başka sadece güneş isterim sanrım yaşayacağım yerde o da orada yok ama kadı kızında da o kadar kusur olur.

Yürüyerek geziyoruz ilk önce yakın çevreyi.

ath1 ath15 ath18

Bu çiftliğin yetiştirdiği hayvanlar çok ilginç mesela.

ath2

ath3 ath6 ath5 ath7 ath10 ath8

Çantamda kalan Ankara Simidi ile tanıştırdık lamaları ve çok sevdiler.

 ath4 ath9

 Patates tarlaları,

ath16

Buğday tarlaları,

 ath11 ath12

Tanrım yeşil çok güzel, teşekkürler.

ath29ath28

Ath ve Lessines bir birine çokyakın iki şehir ve aslında Mevlüdelerin evi bu iki şehrin arasındaki bir bölgede o yüzden bu yazıda her iki yerleşim alanında da fotoğraflar kullanacağım.

Şehir merkezleri bile inanılmaz yeşil, düzenli, sakin.

ath21 ath26 ath27

Bu  heykellere ise Efekan’la birlikte bayıldık.

ath19 ath20

Burbant Kulesi, Saint-Julien Kilisesi çan kulesi, kale kalıntılarının da içinde yer aldığı bu kompleks yapı belediyeye ait ve hemen solunda bir binada belediyeye ait bir dikim evi var, bu dikim evi belli günler açılıyor ve siz dikmek istediğiniz şeyi götürüp oradaki dikiş makinelerinden ücretsiz yararlanıyorsunuz. Tam bir terzi rüyası yani.

ath22

Gezerken benim kadın çılgınlaştırıcı olarak nitelendirdiğim bir mağazayada götürdü Mevlüde bizi. Oradaki onlarca, yüzlerce, binlerce güzel objeyi bırakıp bir kaç baskı kalıbı ile çıkmayı başardım ki bence eve geri el bagajı ile dönme inadımı size söylememişim gibi davranıp beni kutlamalısınız.ath30 ath31 ath32

Çok sayıda mağaza dolaştık elbette ancak içlerinden bir de pazar fotoğrafı paylaşmak istiyorum zira bu çiçekçiyi sevdim.

ath33

Marketlerin girişinde kocaman duyuru panoları var ve orada kiralık evden, satılık eşyaya, ev arkadaşı arayanlardan, bakıcılık ilanlarına çeşit çeşit ilan vardı ancak bu seyyar terzi ilanı benim gönlümü çaldı.

ath23

En  kısa zamanda Mevlüde ile Belçika fatihleri yazı dizisinin başka bir yazısında görüşmek üzere, sağlıcakla.