Once Upon a Time

Standard

Sene 2004 Ankara’da ev arkadaşlarım ile yaşıyorum ve içlerinden biri dikiş dikiyor. Ben ise bir terzinin kızı olarak teyel bile sökmemişim daha. Çok hevesleniyorum iki kumaş alıyorum ve ev arkadaşıma makine nasıl kullanılır bana göstersene diyorum.Bir parça kumaş ile düz dikiş nasıl dikilir gösteriyor. Ardından çok sevdiğim bir elbisemi yatırıyorum gazetenin üzerine ve kalıp çıkarıyorum iki yeni elbisem oluyor. İşte o zamanlar bir gün gezmeye çıktığımızda sokakta dergi satan bir tezgahtan kendime bir dergi alıyorum. İade edilmiş önceki ayların ve yılların dergileri sokakta sahaflarda çok daha uygun fiyata satılıyor. İşte bu elbise o dergiyi alma sebebim. Kalıba vuruluyorum resmen ama dergiden kalıp çıkarmayı bilmiyorum o zamanlar. Ve uzunca bir süre yeniden dikiş dikmek aklıma gelmiyor yıllarca.
Sonrasında kendime makine alıp aktif dikiş diktiğim dönemlerde de bu dergi elime geçiyor modele iç geçiriyor ama yine dikmiyorum. 2003 yılı Kasım ayı 118 numaralı model.

Elbiseyi diktiğim kumaş ise yine nereden baksanız beş yılı aşkın zamandır kumaş dolabımda, çok beğeniyor öpüp okşayıp kaldırıyorum.

Elbise bu arada resmen bir puzzle toplamda 15 parçadan oluşuyor ve en küçük kalıp bile bana bir beden büyük bu da demek oluyor ki kalıp elden geçmeli ve 15 parçanın her biri ölçülere sadık kalarak küçültülmeli bu ise son bir yıldır elbiseyi dikmeye girişmemi engelleyen kısım.

Nihayetinde kendi ölçümü alıp kalıbı kendime göre uyarladıktan sonra kumaşımın iplik yönüne dikkat ederek biçme kısmı ise tam bir cambazlık çünkü kumaş az parça çok.

Nihayetinde 15 parçalı puzzleımı birleştirip elbiseme kavuşuyorum.

Yine yıllar önce el yapımı rahibe işi dantel bir yaka bulmuşum buradaki çocuklar yararına satış yapan bir derneğin ikinci el satış yerinden. Muhtemelen bir İngiliz tarafından bağışlandı yaka çünkü derneğin destekçilerinin çok büyük kısmı İngilizlerden oluşmakta.
Bizim memleketimizde bizim çocukları bizden daha çok düşünen insanlar. Siz ikinci el dükkanları ve pazarları hakkında ne düşünüyorsunuz, yaşadığınız yerde var mı? Ön yargılı davranmayın oralar hakkında, arasanız bulamayacağınız şeyler bulabilirsiniz mesela benim yakam gibi. Brüksel’den astronomik ücretlere alabileceğiniz yakayı ben beş liraya aldım ve parası ihtiyaç sahibi çocuklar için kullanıldı.

Yakayı elbiseye dikmiyorum takılıp çıkarılabilir bir şekilde kullanıyorum ki istediğim zaman elbiseyi sade de giyebileyim. Fotoğraf çekimi dört saatlik bir yolculuk esnasında yol kenarında hoşumuza giden ormanlık bir alanda yapılıyor bu esnada yakayı arkadan bağladığım kurdela biraz gevşemiş siz artık onu da görmezden geliverin nazarlığım olsun.

İşte bunca lakırdıya sebep little black elbisem, Fransız Mürebbiye gibi olmamış mıyım sizce de? Ya da Addams ailesinden Wednesday mi demeliydim? 😊

Reklamlar

5 responses »

  1. ya varya gördüğüm en çılgın kadınsın 😁 fransız mürebbiye olurmuşsun aslında ama o çoraplar işi bozmuş tatlım ya 🙃 bir Ankaralı olarak çok sevindim orada okumana . Elbisene bayıldım ben 15 parçalı olması ayrı güzel

    Beğen

  2. 😂😂😂 Çoraplar ön plana çıkacak kesin dedim ama ben defalarca çorabı giyebilmek için elbise dikmiş kadınım. Örümcek ağlı bir çorap giyebilmek için de siyah bir elbise dikmiştim yine daha önce 😁 Gül öğrencilik dışında çalışma hayatımın da bir kısmı orada geçti toplamda 10 yıldan fazla yaşadım Ankara’da ve Efekan doğduktan sonra buraya geldik doğayla başbaşa büyüsün diye.

    Beğen

  3. Yuppiii yeni yazı gelmiş deyip bir solukta okudum. Ama işte birkaç gün sonra buraya da mesaj yazıyorum ki geldiğim belli olsun. Ben eski kafalı bir blog okuyucusu olarak hala buradayım efendim. Elbise pek güzel, hikayesi de pek güzel. Çoraplar da harika. Bayıldım bayıldım. Güle güle giyin Gonca Hanım. Sevgiler.

    Beğen

  4. İnstagramda görmüştüm ama hikayesini dinlemek daha güzel oldu. Dönsek mi bloğa naapsak acaba Gonca? Özlemişim valla. Güle güle giy.

    Beğen

  5. Nasil yaa? Ben burada okuyup, instagramami yorum yaptim? Allahim yaslaniyormuyum ne?:))
    Elbise; coraplar, doga,sen mukemmel uyumu yakalamissiniz. Donup donup baktim,supersin. Kocaman opuldun bebisim.

    Beğen

yorum yaptığınızda sesimi duyduğunuzu anlıyor ve çok mutlu oluyorum. yorum göndermekte sıkıntı yaşıyorsanız bilgisayarınızdan internet çerezlerinizi temizlediğinizde sorunun çözülmüş olduğunu göreceksiniz. mail adresinizi sadece ben görüyorum, adınızı doğru yazmak zorunda değilsiniz hatta yazmak zorunda değilsiniz ama sizi tanımamı isterseniz doğru yazmalısınız, yorum yapmak için bir blog sahibi olmak zorunda değilsiniz o alanları boş bırakarak da yorum yapabiliyorsunuz. daha ne duruyorsunuz? sesinizi duyurun bana.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s