Monthly Archives: Şubat 2018

Once Upon a Time

Standard

Sene 2004 Ankara’da ev arkadaşlarım ile yaşıyorum ve içlerinden biri dikiş dikiyor. Ben ise bir terzinin kızı olarak teyel bile sökmemişim daha. Çok hevesleniyorum iki kumaş alıyorum ve ev arkadaşıma makine nasıl kullanılır bana göstersene diyorum.Bir parça kumaş ile düz dikiş nasıl dikilir gösteriyor. Ardından çok sevdiğim bir elbisemi yatırıyorum gazetenin üzerine ve kalıp çıkarıyorum iki yeni elbisem oluyor. İşte o zamanlar bir gün gezmeye çıktığımızda sokakta dergi satan bir tezgahtan kendime bir dergi alıyorum. İade edilmiş önceki ayların ve yılların dergileri sokakta sahaflarda çok daha uygun fiyata satılıyor. İşte bu elbise o dergiyi alma sebebim. Kalıba vuruluyorum resmen ama dergiden kalıp çıkarmayı bilmiyorum o zamanlar. Ve uzunca bir süre yeniden dikiş dikmek aklıma gelmiyor yıllarca.
Sonrasında kendime makine alıp aktif dikiş diktiğim dönemlerde de bu dergi elime geçiyor modele iç geçiriyor ama yine dikmiyorum. 2003 yılı Kasım ayı 118 numaralı model.

Elbiseyi diktiğim kumaş ise yine nereden baksanız beş yılı aşkın zamandır kumaş dolabımda, çok beğeniyor öpüp okşayıp kaldırıyorum.

Elbise bu arada resmen bir puzzle toplamda 15 parçadan oluşuyor ve en küçük kalıp bile bana bir beden büyük bu da demek oluyor ki kalıp elden geçmeli ve 15 parçanın her biri ölçülere sadık kalarak küçültülmeli bu ise son bir yıldır elbiseyi dikmeye girişmemi engelleyen kısım.

Nihayetinde kendi ölçümü alıp kalıbı kendime göre uyarladıktan sonra kumaşımın iplik yönüne dikkat ederek biçme kısmı ise tam bir cambazlık çünkü kumaş az parça çok.

Nihayetinde 15 parçalı puzzleımı birleştirip elbiseme kavuşuyorum.

Yine yıllar önce el yapımı rahibe işi dantel bir yaka bulmuşum buradaki çocuklar yararına satış yapan bir derneğin ikinci el satış yerinden. Muhtemelen bir İngiliz tarafından bağışlandı yaka çünkü derneğin destekçilerinin çok büyük kısmı İngilizlerden oluşmakta.
Bizim memleketimizde bizim çocukları bizden daha çok düşünen insanlar. Siz ikinci el dükkanları ve pazarları hakkında ne düşünüyorsunuz, yaşadığınız yerde var mı? Ön yargılı davranmayın oralar hakkında, arasanız bulamayacağınız şeyler bulabilirsiniz mesela benim yakam gibi. Brüksel’den astronomik ücretlere alabileceğiniz yakayı ben beş liraya aldım ve parası ihtiyaç sahibi çocuklar için kullanıldı.

Yakayı elbiseye dikmiyorum takılıp çıkarılabilir bir şekilde kullanıyorum ki istediğim zaman elbiseyi sade de giyebileyim. Fotoğraf çekimi dört saatlik bir yolculuk esnasında yol kenarında hoşumuza giden ormanlık bir alanda yapılıyor bu esnada yakayı arkadan bağladığım kurdela biraz gevşemiş siz artık onu da görmezden geliverin nazarlığım olsun.

İşte bunca lakırdıya sebep little black elbisem, Fransız Mürebbiye gibi olmamış mıyım sizce de? Ya da Addams ailesinden Wednesday mi demeliydim? 😊

Reklamlar