Monthly Archives: Eylül 2016

Belçika Günlükleri I; Ath ve Lessines

Standard

Mevlüde ile bir kez kısacık buluşmuştuk da yetmemişti bana.

Sonra kendi kendimi davet ettirdim gel zaman git zaman.

Ardından da Kocakişisini davete icabet konusunda ikna ettim.

İnce ince çalıştım yani 🙂

Sonra birden bire oldu her şey, cidden, hani ben gitmek istiyordum gerçekten ve Mevlüde gel diyordu ama çok ihtimal vermiyordum yani. Bir Cuma günü hafta sonu için uçuş bileti buldum dedi Alper, o gün izin ayarlandı, o gün valiz hazırlandı o gün ertesi sabah uçmak üzere Antalya’ya geçildi.

Mevlüde ile havaalanında bir buluşamayışımız var ki; evlere şenlik, kabus, akılsız başın cezasını, artık sen ne dersen.

Prag’a giderken yurt dışı konuşma paketi satın almıştık abonesi olduğumuz GSM firmasından, ancak sadece bir kereliğine mahsus o da bir dakikayı bulmayan bir süre kullanınca bu kez yurt dışı kullanıma açtırmak daha mantıklı geldi bize ve yola çıkmadan bir kaç saat önce GSM firmasına kısa mesaj atarak yurt dışı dolaşıma açtırdık telefonları (ya da biz öyle sandık, ha neden kapalıydı dolaşım derseniz zaman zaman yedi kilometre ötemizdeki Meis Adası nedeniyle Yunan Şebekesine geçen telefonlarımız yüzünden derim).

Hattın dolaşıma açıldığına dair onay mesajı da geldi telefonlarımıza ancak Brüksel Havaalanında telefonu açıp kullanmaya kalktığımda Fransızca konuşan kadının ne dediğini anlayamamış ama hatla ilgili bir aksilik olduğunu anlamıştım. Velhasıl kelam biraz olaylı oldu buluşmamız.

Bizi Brüksel’den alan Mevlüde arabasına attığı gibi Ath’a şatosuna götürdü.

 

Kocaman güzel bir çiftlikte yaşıyor Mevlüde’ler ve bahçeleri Nedim abinin klasik otoları ile dolu.

ath14 ath13 ath24

Çevresi tamamen açık yemyeşil bir yer, yakınlarındaki evler genelde çiftlik evi tarzı, şehre yaklaştıkça sevimli çatıları ile genelde bir katlı bakımlı bahçeleri olan evler görüyoruz.

ath17

 Güneşin 22:30 gibi batmaya başladığı bu topraklarda gün saat 04:00 gibi ağarıyor yani günün uzun bölümünde gün ışığı var ama güneş kendini çok az göstertiyor yine günün büyük bir kısmında yağmur var. Yağmur genel olarak yavaş yavaş yağıyor da Allah’tan gezmeye çok engel olmuyor, sağanağa dönüştüğü vakit de bir saçak altı arıyor insan 🙂

Ath ciddi anlamda yaşamayı düşünebileceğiniz bir yer, ya da benim düşünebileceğim.

Ucu bucağı görünmeyen tarlalar var mesela inekler sonra, gözünüzün alabileceği her yer yeşil ve mimari çevreye saygılı. Ben daha başka sadece güneş isterim sanrım yaşayacağım yerde o da orada yok ama kadı kızında da o kadar kusur olur.

Yürüyerek geziyoruz ilk önce yakın çevreyi.

ath1 ath15 ath18

Bu çiftliğin yetiştirdiği hayvanlar çok ilginç mesela.

ath2

ath3 ath6 ath5 ath7 ath10 ath8

Çantamda kalan Ankara Simidi ile tanıştırdık lamaları ve çok sevdiler.

 ath4 ath9

 Patates tarlaları,

ath16

Buğday tarlaları,

 ath11 ath12

Tanrım yeşil çok güzel, teşekkürler.

ath29ath28

Ath ve Lessines bir birine çokyakın iki şehir ve aslında Mevlüdelerin evi bu iki şehrin arasındaki bir bölgede o yüzden bu yazıda her iki yerleşim alanında da fotoğraflar kullanacağım.

Şehir merkezleri bile inanılmaz yeşil, düzenli, sakin.

ath21 ath26 ath27

Bu  heykellere ise Efekan’la birlikte bayıldık.

ath19 ath20

Burbant Kulesi, Saint-Julien Kilisesi çan kulesi, kale kalıntılarının da içinde yer aldığı bu kompleks yapı belediyeye ait ve hemen solunda bir binada belediyeye ait bir dikim evi var, bu dikim evi belli günler açılıyor ve siz dikmek istediğiniz şeyi götürüp oradaki dikiş makinelerinden ücretsiz yararlanıyorsunuz. Tam bir terzi rüyası yani.

ath22

Gezerken benim kadın çılgınlaştırıcı olarak nitelendirdiğim bir mağazayada götürdü Mevlüde bizi. Oradaki onlarca, yüzlerce, binlerce güzel objeyi bırakıp bir kaç baskı kalıbı ile çıkmayı başardım ki bence eve geri el bagajı ile dönme inadımı size söylememişim gibi davranıp beni kutlamalısınız.ath30 ath31 ath32

Çok sayıda mağaza dolaştık elbette ancak içlerinden bir de pazar fotoğrafı paylaşmak istiyorum zira bu çiçekçiyi sevdim.

ath33

Marketlerin girişinde kocaman duyuru panoları var ve orada kiralık evden, satılık eşyaya, ev arkadaşı arayanlardan, bakıcılık ilanlarına çeşit çeşit ilan vardı ancak bu seyyar terzi ilanı benim gönlümü çaldı.

ath23

En  kısa zamanda Mevlüde ile Belçika fatihleri yazı dizisinin başka bir yazısında görüşmek üzere, sağlıcakla.

52 Haftada Baskı 34. Hafta

Standard

52 Haftada Baskı Yapmak Projesinde 34. haftasından merhaba.

Bu kez küçük bir çantanın ön hazırlığı olarak iki kumaşı birleştirerek baskı aldım. Puanlı kumaşları zaten çok seviyorken bir de bu kumaş lacivert beyaz olunca kesinlikle kırmızı kumaş kullanmalıyım yanında dedim içimden. Stampa benim oyduklarımdan ve akrilik boya kullandım baskı için.

52haftadabaskıyapmak138 52haftadabaskıyapmak139

Haftanın Instagram Anları 141-42-43

Standard

Bu süre içinde Instagram’da neler paylaşmışım bakalım mı?

Burada gördüklerinizden çok daha fazlası ki videoları zaten buraya koyamıyorum onları da göreyim derseniz Instagram hesabıma göz atabilirsiniz.

Peki nasıl bakacağız derseniz goncaceylandikici instagram kullanıcı adım.

günaydın diyecekmiş

günaydın diyecekmiş

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

patara

#patara

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

kum zambakları

dün değilmiş gibi, bu gün işte değilmişim gibi, sabahın köründe uyanmamışım gibi

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

#ihavethisthingwithfloor

#ihavethisthingwithfloor

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

yeni bebeğim

yeni bebeğim

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

iş yerinin minnoşu mu olurmuş adlı çalışmam

iş yerinin minnoşu mu olurmuş adlı çalışmam

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

Akın var güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın!

Akın var güneşe akın! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın!

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

fincan güzeldi, köpük de olmasındı

fincan güzeldi, köpükde olmasındı

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

görgüsüzlük yapabileceğim konularda gayet netim; yeni kitaplarım olmuşsa, yeni kumaşlarım olmuşsa, böcek ölüsü bulmuşsam, bir bitki ile yolum kesişmişse, yeni kumaşlarım olmuşsa

doğadaki son çocuk

çiçekler açmaya başladıysa sonbahar gelmiştir

çiçekler açmaya başladıysa sonbahar gelmiştir

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on