Prag III ve Son

Standard

Son gün Sabah 6:00 Koca kişisi ile yataktan fırlayarak çıkıyoruz Efekan’ı arkadaşlarımızla birlikte evde uyur vaziyette bırakıp gezemediğimiz yerleri gezmek amaç.

prag57

İlk Durak Stare Mesto’nun en önemli parçalarından ve şehrin önemli süslerinden birisi Karluv Most (Charles Köprüsü) ve kulesi. 14.YY’da IV.Charles tarafından yaptırılan köprüye ilk heykel de 1683 yılında dikilmiş. St. John heykelinin ardından zamanla 21 heykel daha köprüdeki yerlerini almış.

prag58

????

????

 

 

prag62

????

prag64Köprünün diğer ucunda ise daha ufak iki kuleden oluşan yeni bir kapı köprüyü karşı yakaya bağlıyor. Köprüde güneşi doğuruyor serin ama güzel bir sabahı karşılıyoruz. Prag’da geçirdiğimiz 4 günün en güneşli günü son günümüz oluyor zaman zaman yağışla bizi ağırlayan Prag güneşle uğurluyor.

prag61 prag65 prag66

Ardından ver elini Stare Mesto Meydanı.

prag67

????

prag69 prag70

Meydanda kendimize kahvaltı yapacak bir yer arıyoruz çok bilindik bir kahveci dışında saat 10:00 dan önce açan bir kafe bulamıyoruz. Halbuki bu Çekler saat sabahın 6:00 sı gibi acele acele bir yerlere yetişmeye çalışırken çok aceleleri olduğunu ve cevap veremeyeceklerini dillerinden olmasa da el kol hareketlerinden anlıyorsunuz da bütün her yer 10:00 da açılırken peki bu insanlar nereye yetişiyor anlamakta zorluk çekiyorum.

Aziz Niklaus Kilisesi Prag’da yer alan küçük ama önemli bir kilise. Barok süslemeleri ile dikkat çeken bu kilise, Mala Strana’ya hakim bir konumda ve yeşil kubbesi ile nefis bir yapı, gerçi burada bütün yapılar nefis o ayrı. 18. yüzyılda Cizvitlerin yaptığı bu yapıda Aziz Nicholas’ın tasvir edildiği fresk, 18. yüzyıldan kalma vaiz kürsüsü, yan şapellerde yer alan altar panoları, Franz Palko’nun kubbe freski, Ignaz Platzer’in “Kilise Babalarının Heykelleri”, John Frederick Kohl’un yaptığı ön cephesi görülmeye değerdir. Aziz Niklaus Kilisesi, bir dönem Mozart’ın org çaldığı yer olarak da bilinir.

prag71 prag72 prag73

????

????

Meydanda yer alan 14.YY’da inşa edilen Tyn Kilisesi eşsiz güzellikteki iki kulesi ile meydanın manzarasının önemli bir kısmını oluşturuyor. Tyn Kilisesi Protestan Kilise imiş ve şehre gelen yabancılar için inşa edilmiş. Çek Cumhuriyetinin %60 ı nın Ateist olduğu söyleniyor ve ibadethaneler turistik de olsa çok iyi korunmuş vaziyette. Tyn Kilisesi‘nin kuleleri 80 metre uzunluğundaymış ve gerçekten çok ihtişamlılar. Meşhur Disney şatosunun Tyn Kilisesinden ilham alınarak çizildiği söyleniyor, kilisenin akşam ışıklandırılması da çok güzel. Tyn Kilisesi her gün 10:00-13:00 ve 15:00-17:00 saatleri arasında açık. Ve gezmenizi özellikle öneririm biz sabah saat 8:00 gibi kapısına dayanıyoruz ve içeriye giremeyince açılış saatine kadar başka yerleri gezmek için oradan ayrılıyoruz. Tyn’in içinden görüntüler yok çünkü fotoğraf çekmek yasak.

????

Kilisenin hemen yanında bulunan galerinin kapısına dayanıyoruz bekçi galerinin saat 9:00 da açılacağını söylüyor ve 9:00 da gittiğimizde ise saat 10:00 deniliyor kapıdaki minicik açılış kapanış saatleri tabelasını ise sonra görüyoruz. Tyn ise kesinlikle beklemeye ve gezmeye değer. Ancak Dali ve Andy Warhol eserlerinin yer aldığı galeriyi uçuş saatimiz yaklaştığı için gezemiyoruz. Girişte bizi karşılayan güzel resimlerden birini paylaşabiliyorum sizinle ancak.

????

Son gün panikle almamız gereken hediyelikler ve kendimiz için düşündüğümüz emayeler için bir o sokağa bir bu sokağa koşuyoruz ve evet tüm hediyelik eşya dükkanları 10:00 da açılıyor.

Eski şehir meydanı çevresinde her yer hediyelik eşya dükkanı, eşe dosta nereden hediye alacağım gibi bir sıkıntıya düşmenize gerek yok yani. Hediyelikler genel olarak neredeyse her yerde aynı para mesela magnetler ortalama 100 kron, kupalar 200 – 250 kron, anahtarlıklar da yine 100-200 kron arası değişiyor.Emaye hediyelik eşyalar çok daha yüksek fiyatlara sahip ama oldukça güzeller mesela küçük bir emaye tencere 600 kron gibi. Yine şehir meydanına çok yakın bir noktada yan yana küçük ahşap büfelerden oluşan hediyelik eşyacılarda çok güzel emaye takılar varken onu mu alsam bunu mu? diye karar veremeyip son günde biz oradan ayrılırken henüz o dükkanlar açılmadığı için alamadığım kedili küpelerde bir sonraki geziye kalsın artık Kutna Hora gibi. Çek para birimi Koruna’ya gelince, 1 TL 10 Koruna (CZK) ediyor, hesaplaması kolay.

Yalnız Tyn kilisesine en yakın noktada Galerinin hemen sağ tarafında bulunan hediyelik eşyacıdan alışveriş yapmanızı hiç mi hiç tavsiye etmiyorum zira tam bir Türk düşmanı olduğunu bize açık bir şekilde belli etti.

Ve Meydanda bizi her zaman karşılayan Astronomik saati bir de güneşli havada görmek çok güzel.

prag78 prag79

Saatin hemen yanındaki binanın girişinin tavan süslemeleri.

????

Koşarak eve gidiyoruz valizlerimizi alıp bir an önce Havaalanına geçebilmek için.

prag80 prag81

Havaalanına ulaşım için bu kez önce metro ardından otobüsü kullanıyoruz.

????

prag83

Havaalanına ulaşıp check inlerimizi yapıp Efekan’la Çekce bir çocuk dergisi alıp içinden çıkanlarla eğleniyor, şımarıyor uçuş saatimizi bekliyoruz.

prag84 prag85 prag86

?????????????

Uçağa geçtikten sonra bir türlü kalkamıyor ve en sonunda Pilotun anonsu ile İstanbul’un yağmur kıyamet olduğunu o yüzden bir süre daha kalkamayacağımızı öğreniyoruz, uçak içinde bir saati aşkın bekledikten sonra da İstanbul Tekirdağ arası 2 saatten fazla gidip geliyor daireler çiziyoruz kule bize iniş izni versin diye sonuç aslında ucu ucuna yetişebileceğimiz Antalya aktarmamız bir sonraki uçuş olan sabahın 3 üne aktarılmış ve bize inişte hiç bir bilgi verilmediği için dış hatlardan iç hatlara uzanan o saçma koridorlarda düşe kalka koşmalarımızın hepsi boşuna oluyor. 1 saat Prag Havaalanında fazladan 2 saat havada ve en son 4 saat İstanbul Atatürk Havaalanında mahsur kalıp Antalya’ya indiğimizde ise yağmurdan ıslanmış ve çekçeği kırılmış valizimiz yolculuğun bonusu oluyor.

prag88

 

Bir sonraki gezi yazısında buluşmak üzere baş baş.

Reklamlar

5 responses »

  1. Macera, macera, macera:)) Sonunda kirik valiz, dislek bir gonca, ve yagmurlu bir havaniz olmus, ohhh miss:))
    Ama bak sanslisin kilise icinde resim cekmissin. Ben Paris’de az kalsin dayak yiyordum kilisenin icinde fotograf cekiyorum diye:)) Yassahmis, ne bileyim ben :))

    Beğen

  2. Tyn’in kapısında içeride çekim yapmak yassahtır tabelası vardı ama diğer kiliselerde yoktu, katedralde bile fotoğraf çekebilmiştik hatta orada kilise yararına dua etmek isteyenlere mum satan kişi papaz mıydı yoksa başka bir görevi mi vardı bilmiyorum Efekan’la poz bile vermişti. Sonra düşündüm ki ibadet yapılan bir mekanda aslında haklılar da çekim yapılmamasını istemekte :))) Ah İstanbul ah o kule, o kuleden iniş iznini ben istemek isterdim, bak yazıya yazmadım ama sanırım uçak yemeğinden oldu sen hafif bir zehirlenme yaşa havada sonra uçakta kus, hava alanında kus, aktarma uçağına yetişeyim diye koşarken kontrol geçiş noktasında telefonu unuttum san üstelik telefonun sesi kısık olsun üç tane sırt çantası içinde telefonu bulmak için uğraşırken en son dayanama kendini yere at ve çantaları yere boşalt telefon çıksın ortaya hangi kapıya gitmemiz gerek diye can havli ile ekranlara bak göreme sonra thy bankosuna koş desinler ki biz sizin uçak yetişmeyecek diye aktardık sizi bir sonraki uçuşa sonra sen ağla sonra yine kus, demir bankların üzerine uzan boylu boyunca insanlar garipsesin Allah aşkına sabahın ikisinde daha ne yapılabilir ki. tüm ıslanmalar, üşümeler, garip kokulu çek yemeklerinin yıkamadığı Ornitorenk’i bir patlıcan kızartmalı uçak yemeği bozsun kız ithal şarabı da içemedim iyi mi :))))))

    Beğen

  3. Hahahahahahhaaaa hepsini buyuk bir esefle okudum, hatta o anlari sanki birebir yasadim seninle, ama sonunda bildigin saba tumer kahkahasi attim:)))
    Uzulme kiz ben sana sarap mahzeninin anahtarini veririm, istedigin kadar icersin:))
    THY herzaman bir numara. Isini hakkiyla yapar, Bkz. Patlican kizartmali yemek ile zehirleme… :))

    Beğen

  4. Efekan bir de üzerine ben yemek istemedim sen zorla yedirmek istedin bak işte demesi bu arada çocuğun sabahtan beri aç olması thy nin hava alanında hadi aktardık bari bizden bir yemek yiyin demesi seçenek olarak bir türk yemekleri restoranı ile burger king i sunması Efekan aç diye ona seçim hakkı vermemiz meğerse onun yemeyip oyuncak almayı planlaması ve sadece big mac menü olması oyuncak olmaması benim midemin bulanması Efekan’ın yine yememesi ve bu sektörden nefret eden Alper’in homurdanarak hamburger yemek zorunda kalması :))))) wuhhuuuuuuuu
    mahzene kilitle beni 🙂 şaka şaka anca bi kadeh içebilirim şişeyi açtığımıza yazık olur :))))

    Beğen

yorum yaptığınızda sesimi duyduğunuzu anlıyor ve çok mutlu oluyorum. yorum göndermekte sıkıntı yaşıyorsanız bilgisayarınızdan internet çerezlerinizi temizlediğinizde sorunun çözülmüş olduğunu göreceksiniz. mail adresinizi sadece ben görüyorum, adınızı doğru yazmak zorunda değilsiniz hatta yazmak zorunda değilsiniz ama sizi tanımamı isterseniz doğru yazmalısınız, yorum yapmak için bir blog sahibi olmak zorunda değilsiniz o alanları boş bırakarak da yorum yapabiliyorsunuz. daha ne duruyorsunuz? sesinizi duyurun bana.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s