Orada Kimse Var mı?

Standard

Özellikle son bir yıldır ne zaman bir şeyler yazıyım diye klavyeyi önüme çeksem yok diyorum şimdi doğru olmaz, acımız var.

Bir şekilde öteliyorum, şu önümde açık duran taslak sayfa bile aylardır bekliyor.

Kendi özel hayatımda yaşadığım küçük sevinçler ayıp geliyor, hayattan zevk almak yasak geliyor, yazamadığım onca gezi, buluşma, proje hep bu hislerden dolayı bekliyor.

İnsan canı bu kadar yanınca zaman durdu zannediyor ya blog akış listeme bakıyorum bambaşka memleketlerde insanların derdi kırlentlerinin rengi gri mi olmalı ultramarin mi?

Çeşit çeşit milletten blog takip ediyorum insanların bloglarında bizimkiler gibi ne yas yazısı ne politik paylaşım. İhtiyaçları yok çünkü, okulda yılarca çeşit çeşit derste gördüğümüz Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinin en üst basamağına ulaşmışlar kendilerini gerçekleştiriyorlar biz ise henüz en alt basamaktaki fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik arasında gidip geliyoruz. Ondan herhâlde.

Neyse.

Sosyal medyanın inanışları ve kuralları umurumda değil.

Siyah kurdele paylaşmamış ya da ekranı karartmamış bir insan yaşananlara duyarsızdır, üzülmemiştir demek değil benim için.

Profil fotoğrafı kara diye benden daha fazla acı çekiyor değil kimse.

Evladını kaybetmiş bir ananın hissettiklerini hayal bile edemeyiz ve benim yüreğim hayal etmek istemiyor bu acıyı. Bu ülke nedensiz yere sürekli evlatlarını kaybediyor ve ben çıldırmamak için uğraş veriyorum.

Birileri vay be ne kadar duyarlı desin diye çektiğim acının mesajını paylaşamam, başka birileri de vay be neler oluyor umrunda değil demesin diye paylaşımlarımı şekillendiremem.

Mahalle yanarken saç taramıyorum, mahallenin yanmasına karşıyım, mahalle hepimizin ve ben birlikte oyun oynadığım ya da kapıyı çalıp abla bi su versene top oynarken çok susadık diyen çocukların ölmesine karşıyım, aynı zamanda mahallenin karartılmasına da karşıyım.

Ben bundan sonra blog yazacağım.

Blogumda bir yıl öncenin meseleleri ile karşılaşabilirsiniz şaşırmayın ya da şaşırın bu ne diyor allasen diyin.

Ben buradayım.

Orada kimse var mı?sergi5

Reklamlar

About ornitorenk handmade

Nedenini bilmediğim bir şekilde sadece ama sadece diktiklerimi paylaşmak amacıyla açtığım bu blog zamanla benim günlüğüm haline geldi. Henüz yazmaya başlayalı çok olmasada kendisinden beklemediğim bir biçimde geriye dönüp baktığımda yaşarken unutmam sandığım aklımdan silinip giden anları bana hatırlatır oldu. Hiç bir zaman düzenli tutamadığım bebek anı defterim, hiç bir zaman baskısını almadığım binlerce ama binlerce fotoğrafım, okuduğum kitaplardan bir kelime, sevdiğim müzikler, yaptığım resimler. İyiki varsın blog. oğluma, gülen yüzüme, asi meleğime not: seni çok seviyorum...

18 responses »

  1. Senin gibiyim. Blogumda hiç bir şey paylaşamıyorum. Çünkü içimde, paylaşabileceğim, acıdan ve isyandan başka bir şey yok. “Birileri ne der” diye değil, mutsuz olduğum için yazamıyorum hiç bir şey. İçimi dökmek için yazabilirim ama içimdekiler dökülmüyor ki….

    Beğen

  2. mutsuzum çünkü korkularım var önce çocuğum sonra ülkem sonra dünya adına, okuduğum distopya romanlarında yaşıyorum artık bence ya da yazarlar çok önceden öngörmüştü bu durumu. ki zaten yazarların zengin hayal gücü değilmi bilim adamlarının keşiflerinin öncüsü yazarların zengin hayal gücü bu gün yaşadıklarımızı da öngörmüştür belki. franz kafka’nın davası ya da george orwell’ in 1984 ünde ya da hayvanlar çiftliğinde yaşıyorum. ama ses vermeliyim bunu hissediyorum, ses vermeli birileri
    belki saçma gelecek insanlara ama ses

    Beğen

  3. Doğrusu bloğa yaklaşımım ruh halime göre oldu hep, içimden tepki vermek geldiyse verdim, vermek gelmediyse vermedim. Dikiş dikmek geldiyse diktim, gelmediyse dikmedim. Senin de ifade ettiğin gibi “ah ah deyince çok üzülüyoruz ya da yazmazsak üzülmüyoruz” diye bir durum yok. Ama ah ah diye üzülmek geldiyse içimden onu yaptım, tıpkı herkesin kafasına göre takılabildiği, gibi ben de o hakkımı kullandım. Onca insanın ölümünden kimsenin sorumlu hissetmediği bir dünyada ne kadar doğru bulmuyorum..Olanlardan tüm insanlığın sorumlu olduğu birgün anlaşılacak elbet, çocuğum yok henüz ama diğer çocuklar adına endişeliyim. Birileri birşeyler yazmıyor, tepki vermiyor diye onlara kızgın değilim, belki de yorgun insanlar ve bunları artık konuşmak istemiyorlar diyorum. Ama ben tepki verirsem de bunu şov zannetmemeli kimse, kısaca, insanlar sizi iyi biri olarak bileceklerse zaten biliyorlar. Başka türlü onlarca insanın ölümünün baş sorumlusu olsanız bile sizi kimse sorumlu tutmayacaksa tutmuyor. Enteresan bir dünya düzenin içinde yaşıyoruz!!! Dolayııyla zaten kim ne yapmak istiyorsa onu yapıyor. Herşeyin iyisini diliyorum tüm insanlık için.

    Beğen

  4. ben yorgun hissettim bir dönem bir dönemse öfkeli yazamadım tüm bu ruh hallerimden dolayı, şimdi içimden bir ses yaz diyor bu yazı ise tamamen şuna bak neler oluyor ama bu hangi havadacılara sanırım içimden kopup gelen umurumda değilsiniz gibi bir şey. benden daha çok üzülmüyorlar ya da ben onlardan daha çok üzülmüyorum ateş düştüğü yeri yakıyor ancak ateş gittikçe büyüyor hiç birimiz güvende değiliz ve kadere inansam da inandığım kader bu değil düzene karşıyım ve yitip gittiğimde eğer birisi okursa bu satırları düzene karşı olduğumu bilecek belki bu derdim bilemiyorum. senin de dediğin gibi ruh halim yön veriyor buraya.
    dileğine yürekten katılıyorum

    Beğen

  5. Sevgili Gonca, bu bitmeyen keder günlerinde gerçektende piramidin zeminide sürünüp dururken içimizi serin, aklımızı yerinde tutabilmenin yolunu bulmak ve bunu korkmadan tercih etmek zorundayız sanırım. Biz de 3 köpeğe, mecbur olmadığımız ama keyif veren konularda okuyup yeni şeyler öğrenmeye, doğayla başbaşa kalarak içimizi dinlemeye ve bunları yapma şansını yakalayabilmiş ve yaşayabiliyor olmanın verdiği şükür duygusuna sığınıyoruz. Gene de utanmıyoruz dersem yalan olur. Sevgiler sana.

    Beğen

  6. Sen hep yaz hep yaz, hep gez hep gez, hep dik hep dik, hep fotoğraf çek hep çek, ben de her zamanki gibi yorum yazmaya üşeneyim ama hep okuyayım hep okuyayım. sesimi(zi) duymak istemeni anlıyorum, haklısın ama ben o sessiz çoğunlukta olduğumu biliyorum, sen de bil. Emin ol okuyup da yorum yazmayanlar yazanlardan kat kat fazladır. Kötü niyetten değil biliyorsun, yoksa o kadar ısrar etmezdin bi ses ver diye… işte ben de dayanamadım bu kadar yazdım. Bi daha ne zaman yazarım Allah bilir. Selamlar, sevgiler….

    Beğen

  7. Az once ayni duygular icerisndeydim. Hatta dun cok alakasiz bir yayin yaptim. Elim kolum bagli, kimseler yok yanimda, ulkemden,sevdiklerimden uzakta sadece izliyorum salya sumuk.
    Dayanamadim face’de birsey paylastim. Esimin isi dolayisi ile politik olaylara giremiyorum pek, ama bicak kemige dayandi bendede. Birde pis huyum var, sinir tepemden cikinca saygimi muhafaza edemiyorum, Yunus Emre’yi hatirliyorum hemen:
    Edebim elvermez edepsizlik edene,
    Susmak en guzel cevap, edebi elden gidene… diye
    Ama susmak gelmiyor icimden artik, haykirmak istiyorum, agzimin dolusunca kufur etmek istiyorum ve biliyorum ki o kufurler cooookkk yakisacak ustlerine.
    Neyse ben susayim yine… 😦

    Beğen

  8. orada olduğunuzu bilmek güzel, ben de çok blog gezip az yorum yazanlardanım bunu daha önce itiraf etmiştim bir yazımda 🙂 o zaman orada olduğunuzu bilecek ve uzun süre sizden yorum beklemeyeceğim 🙂 sevgiler

    Beğen

  9. benim de çok küfürlerim var da küfür ve öfke bir şey çözmüyor ruhumuzu kirletiyor, dua edelim biz güzel arkadaşım, çocuklarımız için, vatanımız için, dünyanın bu kirli iktidar oyunlarından arınması için, filler artık tepişmesin diye dua edelim. yaradan bizden dua istiyor benden kötülük dilemeyin diyor biz de güzel şeyler isteyelim kendini uzakta çaresiz hissetme biz de yakında çaresiziz. sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş interneti elektriği her an gidebileck bir yerde görevli kuzenim ve dün o yerden iki şehit olduğu haberini verdi genel kurmay divane gibi isimlerine ulaşmaya çalıştım ama biliyorsun sadece rakam paylaşılıyor kimlikler önemli değil, insan utanıyor ama şükür sağ kuzenim cennete gidenlerin ailesine sabırlar versin güzel allahım, o yüzden biz dua edelim. daha önce de dikkatimi çekmişti işinden dolayı yüzünü paylaşamamıştın eniştemizin onu da tehlikeye atma sosyal platformlar biz değil orada paylaşmadık diye üzülmüyor öfkelenmiyor delirmiyor değiliz ama sakin ol gelince tanışırız artık enişteylede tahmin ediyorum ki fotoğraf çektirirken gülümsemeyi beceremeyen ve saatlerce ve günlerce susabilen kocamla onlar uyum içerisinde otururken biz seninle delirebileceğiz efekan’ı da salarız sizin bahçeye takılır o kendi kendine bir dal parçası bulsa yeter oynar da oynar saatlerce. seni çok çok öpüyorum yüreğinin en sıcak en merhametli en acımış yerinden

    Beğen

  10. Blogumu siyaset ve dinden uzak tutmak istiyorum ben,yerapi alanım orası benim Sosyal medya lafına da gıcık oluyorum bildiğin geysbuk işte,otada yağıp gürlüyorum.Ama ondan da çoktandır vaz geçtim çünkü kendimize çalıp oynuyoruz.Duyması anlaması gerekenler görmüyor ki.Yine de diyorum,listeme ekli hısım akraba,tanışlardan,her şey yolundaymış gibi yaşayanların gözüne sokayım,arada verip veriltiriyorum.Gezi’den bu yana antidepresan alıyorum,televizyon,gazete yok bizim evde,çünkü bana yasak.Mış gibi yaşıyorum ama aldırmadığımdan değil ha.Çok çaba sarf ettim ama hiçbir şeyi değiştiremedim.Kırküç yaşında çarpıntı hastası kadın,yarı yaşımdaki polislerin önüde koşturdum,oy ve ötesi için çalıştım,yok,yok,yok.Diyorsun ki,bu kadar güzel insan var buralarda,seçimlerde yer altına mı iniyorlar…Bir şekilde hayatımızı sürdürebilmemiz lazım,işte bu yüzden blogum benim için hayal alemi.Oraya gerçekleri sokmak istemiyorum.

    Beğen

  11. o yüzden de bloglar yazılmalı diyorum ben de blog yazanlara eleştirel yaklaşan herkes için. hayat durmuyor, durmamalı ve sürekli direnmeli belki bir yere varamayacak olsak da ve yazılmalı bloglar güç veriyorlar bence

    Beğen

  12. Düşündüm düşündüm. Ne yazacağımı bilemedim. Koca bir boşluk.Patlamanın ertesi günü sabah Ankara’daydım. Oturdum içimi döktüm, bloga. Yayınladım. Sonra sildim. Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır işte.Buralardayım demek için uğradım.

    Beğen

  13. merhaba…bende o sessiz çoğunluktanım…şimdiye kadar sizi yaptıklarınız için takip ediyordum.şimdide söyleyeceklerinizi dinlemek için bende burdayım demek istedim size..sizde bilirsiniz sessizlik altında büyük bir enerjinin yattığı bir güçtür aynı zamanda..bazen kelimelerin yetmediği veya kötülüklerin karşısında ruhun kirlenmesini önlemenin ince mücadelesidir.

    Beğen

  14. bir an gelir ve artık kelimeler durmaz durmak istemez içinizde yazar yazar silersiniz önce çünkü ne diyeceksiniz bilemezsiniz sonra birilerini arar insan yanında şimdi ben o haldeyim sanırım ve sizler varsınız

    Beğen

  15. bende bilemiyorum çok uzun süredir, ilk olarak bir gece facebookta daha önce kaş’tan tanıştığım istanbul’da yaşayan hippi bir arkadaşım bu gece parkta olacağız demişti o gece önce alper’e anlatayım bir şeyler oluyormuş diye niyetlendim sonra vazgeçtim sabahına artık herkes biliyordu bir şeyler olduğunu o gün başladı kelimeler birikmeye çocukluğumda annem çok ağlamıştı şehitler için ama çocuktum ve benim gençlik yıllarımda yoktu bu bela anne oldum ben ağlamaya başladım tanımadığım anaların çocukları için kelimeler birikti. yazıp yazıp siliyorum yıllardır artık arada bazılarını olsun yayınlama cesareti gösterceğim sanırım ve artık sadece bir tane olan hayatımda yaşadığım anlık basit tatlardan utanmamaya çalışacağım işin bu kısmı çok zor, mutlu olduğum şeyler çok basit mahallenin köşesinde papatyalar bitmiş gördüm sevindim birini bile koparmaya kıyamadım insan bundan mutlu olduğuna utanır mı, utanmalı mı? utanmak istemiyorum beni utanmak zorunda bırakanlara karşı çok güçsüz hissediyorum ama şöyle omuzuma dokunsalar yıkılacakmışım gibi hissetsemde onlar omuzuma dokunup yıkana kadar inatla ayakta dimdik durmak istiyorum

    Beğen

yorum yaptığınızda sesimi duyduğunuzu anlıyor ve çok mutlu oluyorum. yorum göndermekte sıkıntı yaşıyorsanız bilgisayarınızdan internet çerezlerinizi temizlediğinizde sorunun çözülmüş olduğunu göreceksiniz. mail adresinizi sadece ben görüyorum, adınızı doğru yazmak zorunda değilsiniz hatta yazmak zorunda değilsiniz ama sizi tanımamı isterseniz doğru yazmalısınız, yorum yapmak için bir blog sahibi olmak zorunda değilsiniz o alanları boş bırakarak da yorum yapabiliyorsunuz. daha ne duruyorsunuz? sesinizi duyurun bana.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s