Monthly Archives: Şubat 2016

Limon Desenli Yazlık Elbise ve 52 Haftada Baskı 27. Hafta

Standard

Dikilip fotoğraflanamayan bir elbise bir blog yazarı için inanılmaz bir rahatsızlık konusu, biliyorum yaşadım.

Bu elbise aylarca biçilmeyi, haftalarca dikilmeyi ve üzerine bir o kadar da ütülenip giyilmeyi bekledi.

limon2

Model arayışına girdiğimde hep şöyle şık şeyler aklımı kurcalasa da en sonunda salaş ve rahat bu model gönlümü çeldi. Aşağıdaki fotoğrafta Rachel üzerinde gördüğünüz şık giysi aslında Kate Spade New York tarafından geçmiş sezonlarda yapılmış bir etek bluz ve bluzun arkası kollarda kullanılan sarı kumaştan yapılmış aslında günlük bir giysi ve tamamen bloggerın kullanım şekli ile havalı bir elbiseye dönüşmüş ancak benim istediğim havalı görünmek değil rahat etmek.

kate-spade-ny-lemon-dress

Kalıp Burda Dergisi Temmuz 2015 Sayısı 115 numaralı model. Yukarıdaki ikilinin bir elbisede birleşmiş ve ben olmuş hali.

7-2015-115

Kalıbı kullanırken kendi bedeninizde biçmenizi salık verebilirim zira ben salaş gürüntüyü abartmak adına bir beden büyük biçtim ve elbisenin bu havasını sevdim birbirimizden ayrı hareket edebiliyoruz üzerime yapışmıyor. Ancak cepler bana göre çok aşağıda kaldı aslında elbiseye bambaşka bir hava katan ceplerini kullanma şansım olabilmesi için ya yukarıya almalıyım ya da tamamen iptal etmeliyim.

Aynı zamanda bir 52 Haftada Baskı projesi zira kolları için düz limon sarısı bir kumaş bulamayınca kumaş boyası alıp kumaşı boyadım. Ancak kumaşı boya içinde çok az bekletmeme rağmen limondan ziyade güneş sarısı oldu. Renk solsun diye uzun süre duru su içinde beklettim sonuçta tam istediğim renge ulaşamadım ama yinede kumaş içindeki desenlerde kullanılan bir tık daha koyu olan sarıya ulaştım.

limonlu elbise2 limonlu elbise3

Kolay bir model yakayı pervaz ile çevirdim.

limonlu elbise1

Kelebek kol diye bahsedilen kol aslında sanırım iki kat biçilmesi gereken bir kol ancak kumaşa kalıp yerleşimini verdikleri resimde o ayrıntıyı atladıkları için tek kat biçtim ya da onlar kol ucunu nasıl olsa kıvırmayı akıl edeceğimizi düşündükleri için tek kat biçiliyor da o ayrıntıdan bahsetmiyorlar velhasıl bu denli basit bir elbisede bir an durup düşünmeme neden oldular halbuki ben böyle bir elbiseyi dikerken modelin basitliğinden dolayı bir çırpıda iş çıkarırım sanmıştım. Kol altlarını biye ile temizledim. Dediğim gibi bu kısımda Burda Dergisi anlatımı çok işime yaramadı açıkcası ama başına oturduğunuzda sabah dikip akşam gezmeye giderken giyebileceğiniz bir yaz elbisesi.

En sonunda Cumartesi günü giyip fotoğraflama şansım oldu çok sayıda mekan gezdik ve Kocakişisi giysi fotoğraflama konusunda daha bir iyi oldu sanki içlerinden seçim yapmakta oldukça zorlandım ve tüm bu bekleyişe değdi gibi.

limonlu elbise4 limonlu elbise5 limonlu elbise6 limonlu elbise7 limonlu elbise8 limonlu elbise9 limonlu elbise10 limonlu elbise11 limonlu elbise12 limonlu elbise13 limonlu elbise14 limonlu elbise15 limonlu elbise16 limonlu elbise17 limonlu elbise18

 

Sonunda Bu da Oldu

Standard

Leonardo-DiCaprio- Oscar“Diriliş, bir adamın doğaya karşı mücadelesini konu alıyor. 2015 dünyanın geçirdiği en sıcak yıldı. Film çekerken kar bulabilmek için gezegenin en güney kısmına gitmek zorunda kaldık. İklim değişikliği gerçek, şu anda yaşanıyor. Tüm türlerin karşısındaki en büyük tehdit. Birlikte çalışmalı ve büyük firmalar için değil tüm insanlık, yerliler ve bu değişiklikten en çok etkilenen milyarlarca insan için konuşan liderlere destek vermeliyiz. Çocuklarımızın çocukları için, sesi hırs politikası tarafından boğulmuş olanlar için. Bu muhteşem ödül için hepinize teşekkür ediyorum.”

demiş on ikiden vurmuş.

Artık dağılışabiliriz…

Leonardo-DiCaprio-The-Great-Gatsby-Movie-Wallpapers

 

Haftanın Instagram Anları 112-113-114-115 Bir Ay Yazmamış mıyım Ben Bu Yazıyı?

Standard

Evet bir ay bu yazıyı yazmadım ilk başta bazı fotoğrafları hazırlayacağım gezi yazısı için kullanacağımdan yazmadım ayıklayayım diye sonra ona bir hafta eklendi, bir hafta daha, bir hafta daha. Daha da yazmazsam bu Instagram Anıları işi biter en iyisi bir aylık bir özet geçeyim ama Instagram hesabımda burada gördüklerinizden çok daha fazlası sizi bekliyor olacak bunun dışında videoları zaten buraya koyamıyorum onlar cabası.

Peki nasıl bakacağız derseniz goncaceylandikici instagram kullanıcı adım.

Konya Kulesite karşısı bir trafo @feminizm_hareketi tecavüz bir insanlık suçudur

Konya Kulesite karşısı bir trafo @feminizm_hareketi tecavüz bir insanlık suçudur

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

Türkiye’nin en uzun mağarasına doğru

Türkiye'nin en uzun mağarasına doğru

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

ah doğa ana

ah doğa ana

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

geliyoruz bekle

geliyoruz bekle

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

illuminati

#illuminati

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

grand hotel europa ne güzel bir sarışınsın sen #prague #praha#prag

grand hotel europa ne güzel bir sarışınsın sen #prague #praha #prag

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

biraz daha ışık olsaydı ne olurdu az daha ışık

biraz daha ışık olsaydı ne olurdu az daha ışık #prague #praha #prag

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

parti yapak mı cici gıs

parti yapak mı cici gıs

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

lego müzesi millennium falcon, ölüm yıldızı ve darth wader

lego müzesi millennium falcon, ölüm yıldızı ve darth wader #legomuseum #prag #praha #prague

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

aile foturafı

aile foturafı

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

no 22 kafka’nın bir köy hekimi’ni yazdığı kız kardeşinin evi altın yol prag kalesi

no 22 kafka'nın bir köy hekimi'ni yazdığı kız kardeşinin evi altın yol prag kalesi

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

zaman #karlovyvary

zaman #karlovyvary

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

köhne ihtişam#karlovyvary

köhne ihtişam #karlovyvary

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

kar yağdı, ıslandık, efekan suya mı basmış ne? ayakları ıslanmış, çoraplarımı çıkarıp ona giydirdim sonra da ayağına poşet geçirip botlarını giydirdim. eve gelinceye kadar sordu ayağın üşüyor mu? diye. üşümedi. sonra uyumak istemiş benimle, üşümüş, hem gezmek için geri dışarıya çıkmayalım mış. son gecemiz dedim. hani benim için her şeyi yapardın dedi, yaptım. uyuyo şimdi, sırt sırta verdik. diline kar konarken eğlenmiş ama

alfons mucha

alfons mucha

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

güneşle çalışan metebololizmaya sahip biri için dört gün boyunca bulutlu olan bir şehirdeki en kıymetli anlar

güneşle çalışan metebololizmaya sahip biri için dört gün boyunca bulutlu olan bir şehirdeki en kıymetli anlar

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

meydanı olan şehir güzeldir

meydanı olan şehir güzeldir

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

z-uyuyodum ben bu ne fotoğrafı şimdi allasen
g- hani kedi fotoğrafı en çok beğenilenler en çok paylaşılanlar sırasında hep ilk sırada olur ve bizim evde iki tane birdensiniz ama hiç poz verdiğiniz falan yok ya böyle yakalayınca ondan şeyettiydim
z- ya bi git gonca hiç işin yok mu

porselen figürler şekillendirildiler ve fırınlandılar, çini boyası ile boyandılar ve tekrar fırına girecekler, haftaya sır ve tekrar fırın, sonraki haftaya broşa dönüşüm, ticaretini yapsam mı diye düşünmeye başladım

sırlama işi tamamlanmış fırından taze taze bulutlar, uzay mekikleri gezegenler

sırlama işi tamamlanmış fırından taze taze bulutlar, uzay mekikleri gezegenler

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

dün kursta efekan’ın işi biten seramiklerini çantama atıvermiştim, sen bu yaramaz gözü çantada unut şimdi masamın üzerinde gözünü kırpmadan bana bakıyor. çok yalvarsam verir mi ki acaba efekan bu gözü bana?

evden kaçtım ben, zilim çok güzel değil mi?

evden kaçtım ben, zilim çok güzel değil mi?

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

e gelmiş ya bu bahar, aşk olsun hiç söylemiyorsunuz

e gelmiş ya bu bahar, aşk olsun hiç söylemiyorsunuz

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

cidden gelmiş bahar

cidden gelmiş bahar

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

gelmiş gelmiş

gelmiş gelmiş 🌿

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

inan olsun gelmiş

inan olsun gelmiş 😉

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

utanmadan daha tazecik bebecik ıspanaklarımı yiyordu

utanmadan daha tazecik bebecik ıspanaklarımı yiyordu

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

gecekondu mahallesi kurdum şehirleşmeye doğru gidiyor

gecekondu mahallesi kurdum şehirleşmeye doğru gidiyor

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

doğruya doğru

Yılan Derisinden Çanta Olmaz

Standard

Yılan derisinden çanta olmaz, hem yılan derisine ihtiyaç duyan tek canlı yılandır. Ancak bir kumaşı pekala yılan derisi gibi desenlendirebilirsiniz. Petekli ambalaj kartonu kullanarak baskı yaptığım sarı ve zümrüt yeşili 52 Haftada Baskı Yapmak 5. Hafta Kumaşım sanki yılan derisi gibi desenli olmuştu.

Zıtlıklar hoşuma gidiyor astar olarak çıtır çıtır çiçek desenli bir basma kulandım.

Fermuarların yan kısımlarını kapatmak için kullandığım kısım ise kahverengi suni deri.

52haftadabaskı122 52haftadabaskı123 52haftadabaskı124 52haftadabaskı125

 

Orada Kimse Var mı?

Standard

Özellikle son bir yıldır ne zaman bir şeyler yazıyım diye klavyeyi önüme çeksem yok diyorum şimdi doğru olmaz, acımız var.

Bir şekilde öteliyorum, şu önümde açık duran taslak sayfa bile aylardır bekliyor.

Kendi özel hayatımda yaşadığım küçük sevinçler ayıp geliyor, hayattan zevk almak yasak geliyor, yazamadığım onca gezi, buluşma, proje hep bu hislerden dolayı bekliyor.

İnsan canı bu kadar yanınca zaman durdu zannediyor ya blog akış listeme bakıyorum bambaşka memleketlerde insanların derdi kırlentlerinin rengi gri mi olmalı ultramarin mi?

Çeşit çeşit milletten blog takip ediyorum insanların bloglarında bizimkiler gibi ne yas yazısı ne politik paylaşım. İhtiyaçları yok çünkü, okulda yılarca çeşit çeşit derste gördüğümüz Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinin en üst basamağına ulaşmışlar kendilerini gerçekleştiriyorlar biz ise henüz en alt basamaktaki fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik arasında gidip geliyoruz. Ondan herhâlde.

Neyse.

Sosyal medyanın inanışları ve kuralları umurumda değil.

Siyah kurdele paylaşmamış ya da ekranı karartmamış bir insan yaşananlara duyarsızdır, üzülmemiştir demek değil benim için.

Profil fotoğrafı kara diye benden daha fazla acı çekiyor değil kimse.

Evladını kaybetmiş bir ananın hissettiklerini hayal bile edemeyiz ve benim yüreğim hayal etmek istemiyor bu acıyı. Bu ülke nedensiz yere sürekli evlatlarını kaybediyor ve ben çıldırmamak için uğraş veriyorum.

Birileri vay be ne kadar duyarlı desin diye çektiğim acının mesajını paylaşamam, başka birileri de vay be neler oluyor umrunda değil demesin diye paylaşımlarımı şekillendiremem.

Mahalle yanarken saç taramıyorum, mahallenin yanmasına karşıyım, mahalle hepimizin ve ben birlikte oyun oynadığım ya da kapıyı çalıp abla bi su versene top oynarken çok susadık diyen çocukların ölmesine karşıyım, aynı zamanda mahallenin karartılmasına da karşıyım.

Ben bundan sonra blog yazacağım.

Blogumda bir yıl öncenin meseleleri ile karşılaşabilirsiniz şaşırmayın ya da şaşırın bu ne diyor allasen diyin.

Ben buradayım.

Orada kimse var mı?sergi5

Toprak ve Işık

Standard

Biz bir işe kalkıştık Aralık ayıydı apar topar.

Ama bir iki ay öncesinde;

Efekan “anne ben sergi açmak istiyorum.”

Zaten bir önceki yıl öğretmeni ile böyle bir konuyu konuşmuştuk sınıfındaki diğer çocuklara seramiği tanıtmak amaçlı minik bir sergi sonrasında bunca hareketli çocuktan bunca kırılgan parçaları koruma kısmı bizi düşündürünce plan askıya alındı ve ben bu sözlerini geçmişteki o plana bağlayarak.

Ben “aç oğlum.”

Efekan “Ama Kültür Evin’de açacağım, izin verirler mi?”

Ben “Konuşuruz verirler belki”

Ve üzerinden bir iki ay geçti geçmedi bir teklif geldi Kültür Evinden Efekan Alper ve Ben aile olarak karma bir sergi açarmıyız diye.

Hemen evet dedim ama zaman çok dardı iki hafta sonrasına bir takvim verildi.

O süre içerisinde bizim evde makarna ve hazır pizza (ki beni tanıyanlar hazır gıdaya nasıl öcü gibi baktığımı bilirler) dışında bir şey yenilmedi hatta aynı marketten üst üste mantı aldığımızı gören kasabımız laf attı “hocam her gün her gün hamur mu yiyorsunuz siz?”

Her gün her gün hamur yedi bizimkiler ben ise resim yaparken oturduğum yerde ya tabağım elimde ya da bir meyve ile geçiştirerek öğünü iki haftada 8 tablo ve üç seramik obje daha ekleyerek portföyüme sergiye insanlıktan çıkarak hazırlandım.

Efekan’ın yeterli miktarda eseri mevcuttu seramik atölyesinde anası gibi çanak çömlekle uğraşmayıp hep figüratif çalıştığı için 60 parçaya yakın seramik eseri mevcuttu.

Kocakişisine gelince onca güzel fotoğraf arasından hangilerini bastıracağına dair düşünmesi gerekti o kadar 🙂

Aralık 18 de açıldı Toprak ve Işık

Biz,

sergi15 sergi14 sergi13

Yaptıklarımız,

sergi1 sergi2 sergi22 sergi23 sergi6 sergi7 sergi8 sergi10 sergi12 sergi9

sergi24

 

sergi5sergi4sergi3Anlatışlarımız,

sergi16 sergi17 sergi18

Yüzümdeki kocaman gülümseme…

sergi19 sergi20

Karşıdan Karşıya, Aylardan Olmuş Şubat Ben 29 Ekimden Bahsedeceğim

Standard

Aylardan olmuş Şubat ben 29 Ekimden bahsedeceğim, Kaş Kültür Evi’nin geleneğidir her yıl Kaş’ta yaşayan sanatçılar bir konu çerçevesinde toparlanır ve 29 Ekim şerefine karma bir sergi açarlar.

Bu yıl ki konumuz Karşıdan Karşıya idi.

Efekan henüz 3 yaşında iken 2011 ‘de Tezat Konulu Karma Sergiye bir resmi ile katılmıştı benimle beraber.

Bu yıl ben davet alırken O’nu da davet ettiler ve biz Ana Oğul katıldık sergiye ben bir resmimle o ise seramik figüratif çalışması ile.

Eserlerimiz, biz ve Efekan’lı açılış fotoğraflarına üzerinden biraz cık vakit geçmiş olsa da bakmaya ne dersiniz?

sergi11 sergi21 sergi31 sergi41 sergi51 sergi61