Dırtlı Tekenin Durum Bildirimi ve Haftanın Instagram Anları Şeysi 98 – 99

Standard

Ben küçükken sık sık hastalanan birileri olursa çevrede dırtlı teke derlerdi.

TDK dırtlı sözcüğünü zayıf, kuru, mecalsiz, miskin, mızmız olarak kaydetmiş, bizde ise hastalıklı anlamında kullanılırdı. Ve Anadolu’da en makbul şey sağlıklı olmakken bir insanın sık sık hastalanması pek de hoş sayılmazdı.

Kendini üç kelime ile tanımla deseler dırtlı der diğer iki kelime için hakkımı kullanmam bile o derece.

Benim iş güzarlığım sonucu üç hafta kadar önce belimi incittim, evet evet uğrunda yıllardır denemediğim yol kalmayan iki operasyon geçirip az biraz toparladığım bu süreç içinde ise tendon kas ne varsa erittiğim şimdide o yapıları yeniden yerine koymaya çalıştığım az biraz olsun dikeleyim artık diye çaba sarfettiğim sadece ben değil çevremdekiler tarafından da gözden sakınılan beli incittim.

Bir hafta yattım şükür daha iyi Mr çektirmedim ve uzman muayenesine gitmedim incinenin kas yapı olduğunu umarak geçiriyorum günlerimi.

Bunun üzerine bunca yılın ağrı kesicisi ve 37 yıllık sinirli bünyenin asit salgısı ile uğraşan mideyi Nisan’dan beri perte çıkardım çıkaracağım. Doktorum çok sevimli bir dil kullanıyor midemde kedi cırmalamış gibi yaralar varken bir hapaz pul biberi de içine serpmişsin gibi kan toplamış her yanını üstüne üstük intap da yapmış ki sorma. Bayılıyorum ben bu dile, İstanbul Türkçesi ne kadar kullanılması elzemse bu ağızlar da unutulmamalı bence, ve Doktorum bu konuda adeta nefer.

İşte bir süredir gelecek kaygılarından mütevellit Nefes Almaya çalıştığım gibi bir de bunlar eklenince Blog yazmak inan çok zor.

Bundan sonraki süreçte vur patlasın çal oynasın ya da aman mahalle yansın ben saçımı tararım yapmazsan benim bünyeden fayda yok.

Öyleyse ne diyoruz renk, dans….

Daha fazla yazmayıp iki haftalık birikmiş Instagram fotoğraflarından seçtiğim kareleri paylaşmaya başlasam iyi olacak değil mi?

dua gibi

dua gibi

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

zaman hiç de öyle saniyeler dakikalar saatlerle ölçülebilir standart bir birim değildir bence. bir dakika her zaman aynı hızla geçmediği gibi kimi zaman hemencecik geçiverir tadına doyum olmaz kimi zaman sonsuz gibi gelir bitmek bilmez. tadı damağımda kaldı bu kez.

sabah sevişgenleri

sabah sevişgenleri

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

efekan’la ben

efekan'la ben

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

evlerinin önü mersin

evlerinin önü mersin

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

kuzey

kuzey

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

zahter var kahvaltıya ekmeği sıcağından kap gel

zahter var kahvaltıya ekmeği sıcağından kap gel

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

panoromik fotoğrafların sığdığı instagram istiyoruz

panoromik fotoğrafların sığdığı instagram istiyoruz

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

rango

rango

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

aşık oldum, hem çocuğa hem ağaca

aşık oldum, hem çocuğa hem ağaca

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

bi tabak yaptım yanağını dayar uyursun

bi tabak yaptım yanağını dayar uyursun

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

andolsun incire ve zeytine

andolsun incire ve zeytine

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

azıcık içe dönmek, kabuğunda dinlenip yeniden hazır olmak gerek

azıcık içe dönmek, kabuğunda dinlenip yeniden hazır olmak gerek

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

 

Reklamlar

About ornitorenk handmade

Nedenini bilmediğim bir şekilde sadece ama sadece diktiklerimi paylaşmak amacıyla açtığım bu blog zamanla benim günlüğüm haline geldi. Henüz yazmaya başlayalı çok olmasada kendisinden beklemediğim bir biçimde geriye dönüp baktığımda yaşarken unutmam sandığım aklımdan silinip giden anları bana hatırlatır oldu. Hiç bir zaman düzenli tutamadığım bebek anı defterim, hiç bir zaman baskısını almadığım binlerce ama binlerce fotoğrafım, okuduğum kitaplardan bir kelime, sevdiğim müzikler, yaptığım resimler. İyiki varsın blog. oğluma, gülen yüzüme, asi meleğime not: seni çok seviyorum...

2 responses »

  1. Günaydın 🙂 Sizden bir ses duyduğuma çok sevindim. Söyleyecek çok şey var, ruhumuzu kurutan ne çok şey olup bitiyor… Ama ya hep beraber vazgeçeceğiz ya da yaşamanın bir çaresini bulacağız. O zaman renk, dans demeliyiz. Delireceksek de belli bir amaç için delirelim, bir Van Gogh olalım 🙂

    Beğen

  2. teşekkür ederim :). renk ve dans demezsem öleceğim sanki ölmek sıkıntı değil hatta ölsem artık dedirten çok şey oluyor yurdumda her gün işe geldiğim yol güzargahında tertemiz doğal plajlara beton döküldüğünü görüyorum, dinamitlerle delik deşik edilen dağları kökünden sökülen ağaçları ve kurutuyor tüm bunlar ruhumu ama renk ama dans çünkü direnmek gerek.
    sevgiler…

    Beğen

yorum yaptığınızda sesimi duyduğunuzu anlıyor ve çok mutlu oluyorum. yorum göndermekte sıkıntı yaşıyorsanız bilgisayarınızdan internet çerezlerinizi temizlediğinizde sorunun çözülmüş olduğunu göreceksiniz. mail adresinizi sadece ben görüyorum, adınızı doğru yazmak zorunda değilsiniz hatta yazmak zorunda değilsiniz ama sizi tanımamı isterseniz doğru yazmalısınız, yorum yapmak için bir blog sahibi olmak zorunda değilsiniz o alanları boş bırakarak da yorum yapabiliyorsunuz. daha ne duruyorsunuz? sesinizi duyurun bana.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s