Monthly Archives: Kasım 2015

Haftanın Instagram Anları 101 derken 102 Olmuş

Standard

Yine mi yazamamışım vaktinde ne gam?

Yazamıyorum ki zaten artık, bir şeylere mutlu olmak utandırır kendini kötü hissettirir oldu. Yazsam ayıp gibi, şuna bak neler oluyor bunun kafa binbeşyüz.

Yazmam gerek, ama yazmalıyım, değil mi ki artık blog yoldan saptı ilk baştaki ben şunu diktimden çıktı iz bırakmaya döndü, tarihe şahitliğe, günlüğe, kadim bilgilere ulaşmak için kendi kendine sürünerek alınan yolu aktarmaya, yazmalıyım.

Daha sık yazmak niyetiyle e haydi o zaman Bismillah.

İki haftalık basit fani hayatımın anları ile baş başa bırakayım sizi.

Ama olur ya anı anına ne yaptığımı görmek istersiniz Instagam kullanıcı adım goncaceylandikici

çok mu şey istiyorum Allah aşkına sen söyle?

çok mu şey istiyorum Allah aşkına sen söyle?

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

bana ev yapsana dedi biri kendime de yapmasa mıydım?

bana ev yapsana dedi biri kendime de yapmasa mıydım?

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

bir ağaca sarılmak ruh için öyle doyurucu bir deneyim ki, fisıltıyla konuşmak onunla, dallarını gövdesini sevmek. gören deli der sonra da sorsan deliye evliya der. haşa kendimi önemsemek değil maksadım deliliğin sınırlarına erişmek umudum…

#clouds #kaş

#clouds #kaş

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

depresyon ne ayol, ölesim geliyor o kadar

depresyon ne ayol, ölesim geliyor o kadar

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

güzelmişik yeşilmişik sazmışık

güzelmişik yeşilmişik sazmışık

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

kavimler göçü

kavimler göçü

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

#tepedenmodayapmazsa çatlar günümdeydim

#tepedenmoda yapmazsa çatlar günümdeydim

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

<p style=” margin:8px 0 0 0; padding:0 4px;”> <a href=”https://www.instagram.com/p/-gJWaBrgv-/&#8221; style=” color:#000; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; font-style:normal; font-weight:normal; line-height:17px; text-decoration:none; word-wrap:break-word;” target=”_blank”>Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü #kadinasiddetehayir #25kasimkadinayoneliksiddetlemucadelegunu #kisacikfilm #violenceagainstwomen #mercystreet</a></p> <p style=” color:#c9c8cd; font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; line-height:17px; margin-bottom:0; margin-top:8px; overflow:hidden; padding:8px 0 7px; text-align:center; text-overflow:ellipsis; white-space:nowrap;”>Cok Kisa Film (@kisacikfilm) tarafından paylaşılan bir video (<time style=” font-family:Arial,sans-serif; font-size:14px; line-height:17px;” datetime=”2015-11-25T09:10:51+00:00″>25 Kas 2015, 01:10 PST</time>)</p></div></blockquote>
//platform.instagram.com/en_US/embeds.js

52 Haftada Baskı Yapmak 20. Hafta

Standard

Shingeki no Kyojin (Attack on Titan進撃の巨人 , Devlerin Saldırısı[1]) Hajime Isayama tarafından yazılan/çizilen bir manga serisiymiş.

6 Nisan 2013 ile 28 Eylül 2013 arasında yayınlanan anime serisi Death Note, High School of Dead gibi ünlü animelerin yönetmenliğini yapmış Tetsurō Araki tarafından yönetilmiş. Ha bir de 2016 da devam bölümleri gelecekmiş.

Tüm bunları neden mi anlatıyorum, ve bu konunun 52 hafta da baskı ile alakası mı ne?

Eğer arkadaşınızın kızı bu animenin sadık bir izleyicisi ise ve giysilerine bu animede kullanılan bir simgeyi basmak istemişse konu 52 hafta da baskılıktır değil mi?

Giysiye baskıyı ben yapmayacağım sadece kalıbı oyup deneme sürüşü yaptım. Belki ileride yapılan baskıları bizimle paylaşırlar ve burada görürüz sonuçları.

Simge oymak için oldukça zorlayan bir yapıdaydı elimdeki linol oyma setinin artık körelmeye başlaması, ağızlarının zaten oldukça geniş olması gibi sıkıntılar nedeniyle ana hatlar beli olduktan sonra setteki kretuar benzeri ama daha kaba olan aletle yaptım ince işleri (bak seti bu kadar aşağıladım ya burada olmadı bu, ama işte profesyonel bir set de değil yani orta öğretim öğrencileri için üretilmiş setlerden ben napiim).

 Özetle stampayı oydum ve animede kullanılan üniformaların renginde evde bulunan keten bir kumaşa deneme baskısını aldım ki sonra belki anime dizisini izlerim ve verdiği ilhamla bir şeyler yaparım. Dursun kenarda yani.

Kullandığım boyalardan beyaz olanı akrilik ve siyahla kahverengi kumaş boyası bazı çalışmaşlarda farklı cins boyaları birarada kullanıyorum ve bu şimdilik sorun teşkil etmedi. Baskıda farklı renkleri tek seferde kullanmam gerekiyordu ve fırçayla mümkün olan en kısa sürede boyaları sürüp baskıyı yaptım ama bu arada boyanın ince sürüldüğü yerler sanırım kurudu çok net bir baskı değil ama zaten bende çok net dijital baskı görünümünü sevmiyorum elle yapıldığı hissedilmeli değil mi?

52haftadabaskı194

Böcekler Aşkına

Standard

Yine internette dolaşıyorken bir gün tam da en sevdiğiniz bir kaç şeyi bir arada görünce ne yaparsınız?

a- Sevinç çığlığı.

b- İçten gelen sessiz bir yaaaay nidası.

c- Alsam mı, alsam mı? Ama hani amaçsızca ve sınırsızca almaya karşıydım? Amaaaan bakmak ta mı şey yani? Hem belki yaza ihtiyaç olur alırım beli mi olur?

d- Çok coolum hiç tepki vermezdim!

İşte böyle hem böcek hem elbise bir arada ama çok şeker değil mi sizce de?

Ben böceğe bakamam bileciler Sheİn de çiçekli ve daha nice seçenek de sizin için var bu benlik olanlar.

İlk olarak arılı elbise hem sarı hem arılı üstelik benim arı alerjim de var hem de üst boyutlarda link de şurada.

bee666

Ve geyik böceğinden golyat böceğine, karıncadan şirinlik katsın diye kelebeğe bir sürü tatlışın baskısı olan gömlek ki bence kelebek olmasa çok bir süper olurdu linki burada.

insect333

Şeytanın Bacağını Kırıyor muyum?

Standard

Baykumaş‘tan aşık olduğum kumaş dün gece biçildi.

limon2

Kollar tarafımdan desene uygun limon sarısı düz kumaştan istendiği için bir türlü başlanamayan projeye eytre bea deyip giriştim. Viktoria Kumaş boyasının limon sarısı alındı boyanan kumaş güneş sarısı çıktı, renk belki solar umudu ile evde suyun içinde beni bekliyor.

IMG_20151117_114259

Ama bir şekilde yeni bir elbise geliyor.

52 Haftada Baskı Yapmak 18. ve 19. Hafta

Standard

Solar Dyeing.

Siz İngilizce bilenler buna güneşle boyama mı diyorsunuz?

Bir süredir çeşitli yerlerde karşıma çıkan özellikle yün boyama için kullanılan ebruli nefis yünlerin fotoğraflarının paylaşıldığı projeler iştahımı kabartıyordu.

Neden denemeseydim?

Sarı pareomun fotoğraflarını çektiğim plajda sarı ve turuncu marigoldları görünce mutlaka bu güneşle boyama işini denemeliyim dedim.

Bu kez aslında nasıl yapmışlar diye baktım ama az sayıda kaynak taradım. Normalde internet yayınlarının doğruluğuna inanmam için çok sayıda birbirine tutarlı yazı okumam gerekir. Malum burda bir yazı yazıyorum bam başka bir yerde benim fotoğrafımla benim diktiğim elbiseyi benim yüzümü bile saklama gereği görmeden paylaşıyor bir başkası. Bazen müdahale edip yazıyı kaldırtıyorum bazen dokunmuyorum bile. Sonra bir blogger bir kek tarifi paylaşıyor aynı tarif aynı imla hatalarıyla on blogda karşıma çıkıyor. Hal böyle olunca çok sayıda aşamalarının fotoğraflarını da görebildiğim yazılar okumak bana güven veriyor. Ama bu projede nedense hep çok aceleci davranıyorum.

Yine acele ettim bir iki yazı okuduktan sonra baktım ki bana lazım olan tek şey çiçekler, kumaş, bir kavanoz ve su.

 52haftadabaskı181

Çiçeklerin yapraklarını makasla kestim.

 52haftadabaskı182 52haftadabaskı183

Kumaşı serip çiçekleri düzenli bir biçimde üzerine yerleştirerek kumaşı rulo gibi sararak kavanozun içine yerleştirdim sonra da yine çiçek yapraklarını kumaşın kenarlarına da yerleştirip içine su doldurarak güneş görmesi için balkona koydum.

 52haftadabaskı184 52haftadabaskı185

Ardından başka bir gün bahçeyi ele geçirmeye çalışan sardunyalarımı kocakişisi budamaya kalkışınca bir miktar sardunya çiçeğim oldu hemen onları da bir parça kumaş ile bir kavanoza koyup içine su doldurarak diğer kavanozun yanına güneşin altına bıraktım, bunu 19. hafta projesi sayalım olur mu?

 52haftadabaskı18652haftadabaskı187 52haftadabaskı188

İki hafta kadar bekleyen kumaşlar güzel bir sarı ve pembe tonuna ulaşınca kavanozları artık açmaya karar verdim.

52haftadabaskı189 52haftadabaskı190

Ancak kavanozu açtığımda oldukça asit birikimi olmuş kapak açıldığında fıs diye bir ses çıkmış ve kötü bir koku yayılmıştı bende o an refleksle hemen lavabonun başında duran sıvı sabundan birkaç puf alıp kumaşları akar su altında yıkadım, nefis sarı ve pembe renk hala duruyordu. Ardından sıvı sabunla yıkamak fikri bir garip geldi ve çamaşır yıkamak el yıkamak kısacası bir çok işte kullandığım doğal zeytinyağlı sabunu kumaşlara sürmemle o sarı ve pembe renk değişti. Yeşile doğru döndü sonra da gri gibi.

Sabundaki bir enzim ya da her ne ise renk üzerinde etkili oldu. Bu süreçte kumaştan renkli su gözle görülür bir biçimde akmadı.

Tüm bunları yaşadıktan sonra bir kaç yazı daha okudum bu bu şekilde olur mu bir fiksatif olmalı fikrimde haklı olduğumu gördüm bazıları sirke bazıları da farklı fiksatif maddelerle rengi sabitlemiş ve sabunla ilgili bir bilgi yok.

Biliyorum projeye başlarken 52 haftada baskı dedik ve elimdeki oyduğum baskı kalıbı sayısı belki yirmiyi geçti ama bu tarz denemeler daha çok ilgimi çekiyor belki bu kumaşlara baskı yapar daha da geliştiririm işi kim bilir?

Kumaşın ham hali ve sarı ve turuncu çiçeklerle boyadığım kumaş.

52haftadabaskı191

Kumaşın ham hali ve kırmızı ve pembe çiçeklerle boyadığım kumaş.

52haftadabaskı192

Kumaşlar sıralanmış halde.

52haftadabaskı193

Deneme bence başarısız oldu ama çok şey öğretti. Artık bu ve benzeri güneşle boyama projeleri beni bekler.

Haftanın Instagram Anları 100

Standard

Biten haftayı uğurlarken kendi küçük hayatlarımızda yaşadığımız anlık mutlulukların bize kendimizi suçlu hissettirmesi ne fena.

İnsanlığın bir an önce silkinip uyanması umuduyla, sınavımız kolay olur inşallah.

Gelelim ben geçtiğimiz hafta neler yapmışım?

kim di acaba bana o kök ye diyen çok merak ediyorum. nicedir elimde bir tane gün boyu kemir Allah kemir #eğirkökü

kim di acaba bana o kök ye diyen çok merak ediyorum. nicedir elimde bir tane gün boyu kemir Allah kemir #eğirkökü

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

macera başlasın

macera başlasın #nofilter

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

mantar ailesi

🍄🍄🍄

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

kozalağın üzerindeki minicik ekosistem mantarlar

kozalağın üzerindeki minicik ekosistem 🌲🍄

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

#timburton olcak bu çocuk

#timburton olcak bu çocuk

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

#corpsebride vol1

#corpsebride vol1

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

#corpsebride vol2

#corpsebride vol2

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

Sonbahar Seçimlerim

Standard

Kilo aldım, evet kilo aldım üstelik giysilerde beden değişikliği yapacak esnek kumaşlardan dikilmemiş ve bedeni saran giysilerimi artık giyemeyeceğim şekilde kilo aldım.

Ama şöyle bir durum var diyet yapmam yasak mide perte çıkmış durumda tam dolu olmamalı ama sürekli içinde bir şeyler olmalı bu da ağzımın hiç boş durmadığı anlamına geliyor ara öğünleri yoğurt ve meyve ya da kuru yemiş ve meyve ikililerinden seçsem de ben kuru yemişi öyle on tane badem de bırakamıyorum o paket yarılanıyor.

Ama bu kilolar bence benim bu düzenli ara öğünlü yeme düzenine geçişimden olmamalı, hatta yaşlanıp metabolizmamın yavaşlamasından hiç olmamalı, değildir değil mi? Olmasın yani.

Şu yıllardır atak evrelerinde kullandığım kortizondandır bence ve sizde bu konuda bana hak veriyorsunuzdur kesin yoksa obur ya da yaşlanmaya başlamış olamam.

Şimdilerde dolap detoksu denen şeyi biz koca kişisi ile yıllardır düzenli olarak yapıyoruz, hani dikiş dikmek canım istemedi giyebileceğimden çok giysim oldu diye de ara verdim ya dikişe işte o zamanlarda bile eminim dolabımı açıp bakan bir kadın giysi sayımı az bulabilirdi.

Tabi bu kilo alımı sonrası dar gelen giysilerden beni üzmesinler diye kurtulundu, içlerinden sadece benim diktiğim bir iki parça tüm acemiliklerim tüm hatalarımı hatırlattıkları için bir kenara saklandı.

Şimdi ne diyoruz dans, renk…

Evet yeniden ufak ufak kendime bir şeyler dikmeye başlasam iyi olacak ama öncesinde her zevke hitap eden şu yurtdışı alışveriş sitelerinden Shein ‘e bir göz atayım dedim, çünkü ben gidip öyle mağaza mağaza dolaşabilen tiplerden değilim sıkılırım, iki yere gittikten sonra hadi çıkalım ben bir şey almayacağım derim. Böyle bir tıkla eve gelsin olayı daha bana hitap eden bir durum.

Üstelik şu an bir Black Frıday durumu var ki gelsin indirimler.

Ve benlik birkaç parça seçtim.

Bakalım siz benim seçimlerimden hoşlanacak mısınız?

kombin1

Ah bu yırtık jeanler 15 yıla yakın oldu en son giyeli, güzel döndüler değil mi. Ben öyle dizden baldıra kadar yırtık paramparça olanlardan çok hoşlanmıyorum daha ziyade eprimiş olanlar favorim bu jean gibi modeller. Altına ise stiletto giyenler evet şık oluyorsunuz ama ben kesinlikle bu ayakkabıyı tercih ederim.

Malum güneyde gerçek anlamıyla kış geçirmiyoruz ve zaman zaman nispet yapar gibi kışın güneşli havada deniz fotoğrafı paylaşıp mahsuscuktan kızdırıyorum arkadaşlarımı işte bu sebepten oversize ceket içine son dönemler favori desenim olan limon baskılı tişört bence süper olur.

kombin2

Ve önden düğmeli etekler annemizin dizlerinin üzerine kadar çorapları ile giydiği bu eteklerle çekilmiş fotoğraflarına bakar iç geçirirdik işte sıra bize geldi üzerine ise boho bir bluz giyer ama ayaklarıma o dolgu topukları geçirmezdim işte bu sıradışı botlar tam benlik.

kombin3

Elbise giyeceksem kesinlikle rahat olacak ve işte bu sonbahara uygun elbise kırlarda koşarken uçuş uçuş havası ile beni coşturabilir ancak hava serinlerse de böyle güzel bir hırka üzerime alabilmeliyim. Motorcu botları ise bence dar pantolonlardan ziyade bu elbiselere daha çok yakışıyor.

Peki ya sizce?

52 Haftada Baskı Yapmak 17. Hafta

Standard

Bu 52 haftada baskı yapmak projesine ilk başladığımızda haftada bir iki kumaş boyarım bir yıla bırakmam bu işi sanıyordum, hayaller ve hayatlar…

Bu projede eski bir pareomu kullandım, üretim amacı aslında sehpa örtüsü konsol örtüsü gibi bir şey olan uçları püsküllü kemik rengi ipekli çok güzel bir parça iken bu yıl bir şekilde pas lekesi olmuş pas lekesi limon ve tuz ile çıkartılır bu arada ama ben ısrarla üç dört kere makineye yıkamaya atıp ardından bu yöntemi deneyince çabam nihayetsiz kaldı.

Ama lekeli olması pareoyu kullanmamı engelledi mi hayır, çünkü kocaman pareoları sevmiyorum bu tam istediğim ölçüde zaten kurulanmak için çeşit çeşit peştemal alma çılgınlığı beni de vurmuş renk renk almışım ama her gün denize girme şansının olduğu memleketlerde yaşayanlar çok iyi bilirler ki öyle denizden çıkıp kaftan giyeyim plaj kıyafeti giyeyim olmaz üşenirsin. İşte bu parça benim için o yüzden kurtarılması gerekenler arasındaydı.

Pas lekesi sarı ve ya kahverengi tonları ile daha rahat kapanabileceği için daha önce başka bir projede kullanıp dökmeye kıyamayarak bir kavanozda sakladığım koyu sarı Viktorya Kumaş Boyası’nı kullandım.

batik3

Önce Shibori yapmaktı amacım o yüzden kumaşı hani kağıttan yelpaze katlarız ya o şekilde katladım.

52haftadabaskı74

Ardından kendi çevresinde çevirerek yuvarlak bir form verdim.

52haftadabaskı75

En son naylon iple paket yapar gibi sıkı sıkı bağladım.

52haftadabaskı76

Boya doldurduğum kabın içine koyduğum kumaşı bir müddet beklettikten sonra kaptan çıkarıp akan su altında yıkadım.

52haftadabaskı77

Açınca bir de ne göreyim ne iplerin altı ne kat yerleri boyasız kalmamış, her yer homojen bir biçimde boyanmış ve leke hala belli oluyor. Boya sıcak olmadığı için ya da bekleme süresi kısa olduğu için ve yahut bir süredir hazırlanmış halde muhafaza ettiğimden bayatlamış olabileceğinden renk çok koyu olmadı. Acaba bu düğüm atma işlerinde naylon ip değil de pamuklu ip mi kullanılıyordu? Araştırmaya üşenmek ve körü körüne deneye deneye öğreneceğim demek de başa bela arkadaş.

Hal böyle olunca ben de kumaşı lavabonun içine buruşturarak yerleştirip belli noktalara boyayı azar azar dökerek daha koyu bölgeler oluşmasını sağladım.

52haftadabaskı78

Akan suyun altında tekrar yıkayarak kuruttum.

Leke artık dikkat çekmiyor, yöntem başarısız olsa da pareom sarı peştemalımla çok uyumlu.

52haftadabaskı79 52haftadabaskı80

Dırtlı Tekenin Durum Bildirimi ve Haftanın Instagram Anları Şeysi 98 – 99

Standard

Ben küçükken sık sık hastalanan birileri olursa çevrede dırtlı teke derlerdi.

TDK dırtlı sözcüğünü zayıf, kuru, mecalsiz, miskin, mızmız olarak kaydetmiş, bizde ise hastalıklı anlamında kullanılırdı. Ve Anadolu’da en makbul şey sağlıklı olmakken bir insanın sık sık hastalanması pek de hoş sayılmazdı.

Kendini üç kelime ile tanımla deseler dırtlı der diğer iki kelime için hakkımı kullanmam bile o derece.

Benim iş güzarlığım sonucu üç hafta kadar önce belimi incittim, evet evet uğrunda yıllardır denemediğim yol kalmayan iki operasyon geçirip az biraz toparladığım bu süreç içinde ise tendon kas ne varsa erittiğim şimdide o yapıları yeniden yerine koymaya çalıştığım az biraz olsun dikeleyim artık diye çaba sarfettiğim sadece ben değil çevremdekiler tarafından da gözden sakınılan beli incittim.

Bir hafta yattım şükür daha iyi Mr çektirmedim ve uzman muayenesine gitmedim incinenin kas yapı olduğunu umarak geçiriyorum günlerimi.

Bunun üzerine bunca yılın ağrı kesicisi ve 37 yıllık sinirli bünyenin asit salgısı ile uğraşan mideyi Nisan’dan beri perte çıkardım çıkaracağım. Doktorum çok sevimli bir dil kullanıyor midemde kedi cırmalamış gibi yaralar varken bir hapaz pul biberi de içine serpmişsin gibi kan toplamış her yanını üstüne üstük intap da yapmış ki sorma. Bayılıyorum ben bu dile, İstanbul Türkçesi ne kadar kullanılması elzemse bu ağızlar da unutulmamalı bence, ve Doktorum bu konuda adeta nefer.

İşte bir süredir gelecek kaygılarından mütevellit Nefes Almaya çalıştığım gibi bir de bunlar eklenince Blog yazmak inan çok zor.

Bundan sonraki süreçte vur patlasın çal oynasın ya da aman mahalle yansın ben saçımı tararım yapmazsan benim bünyeden fayda yok.

Öyleyse ne diyoruz renk, dans….

Daha fazla yazmayıp iki haftalık birikmiş Instagram fotoğraflarından seçtiğim kareleri paylaşmaya başlasam iyi olacak değil mi?

dua gibi

dua gibi

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

zaman hiç de öyle saniyeler dakikalar saatlerle ölçülebilir standart bir birim değildir bence. bir dakika her zaman aynı hızla geçmediği gibi kimi zaman hemencecik geçiverir tadına doyum olmaz kimi zaman sonsuz gibi gelir bitmek bilmez. tadı damağımda kaldı bu kez.

sabah sevişgenleri

sabah sevişgenleri

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

efekan’la ben

efekan'la ben

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

evlerinin önü mersin

evlerinin önü mersin

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

kuzey

kuzey

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

zahter var kahvaltıya ekmeği sıcağından kap gel

zahter var kahvaltıya ekmeği sıcağından kap gel

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

panoromik fotoğrafların sığdığı instagram istiyoruz

panoromik fotoğrafların sığdığı instagram istiyoruz

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

rango

rango

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

aşık oldum, hem çocuğa hem ağaca

aşık oldum, hem çocuğa hem ağaca

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

bi tabak yaptım yanağını dayar uyursun

bi tabak yaptım yanağını dayar uyursun

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

andolsun incire ve zeytine

andolsun incire ve zeytine

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

azıcık içe dönmek, kabuğunda dinlenip yeniden hazır olmak gerek

azıcık içe dönmek, kabuğunda dinlenip yeniden hazır olmak gerek

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on