Nefes Al

Standard

Unutuverecekmişim gibi, nefes almayı unutuverecekmişim.

Ara ara içimden tekrar ediyorum “nefes almaya devam et, nefes almaya devam et”.

Yüreğime çöreklenip kalan bir umutsuzluk, bir artık dünyanın sonu gelse ya isteği.

Bloga yazıyorum ben aslında, ama yayınlayamıyorum.

Ufak ufak bir şeyler yapıyorum ama fotoğrafları makineden dahi aktarmıyorum.

Çok sevdiğim kumaşlara çok sevdiğim modeller buluyorum ama dikemiyorum.

Her şey bitsin istiyorum, ama her şey. Geride bırakmaktan korkuyorum çünkü. Ve sırf bu nedenden tekrar ediyorum kendime “nefes almaya devam et, nefes almaya devam et”.

dua gibi

A post shared by Gonca Ceylan Dikici (@goncaceylandikici) on

Reklamlar

About ornitorenk handmade

Nedenini bilmediğim bir şekilde sadece ama sadece diktiklerimi paylaşmak amacıyla açtığım bu blog zamanla benim günlüğüm haline geldi. Henüz yazmaya başlayalı çok olmasada kendisinden beklemediğim bir biçimde geriye dönüp baktığımda yaşarken unutmam sandığım aklımdan silinip giden anları bana hatırlatır oldu. Hiç bir zaman düzenli tutamadığım bebek anı defterim, hiç bir zaman baskısını almadığım binlerce ama binlerce fotoğrafım, okuduğum kitaplardan bir kelime, sevdiğim müzikler, yaptığım resimler. İyiki varsın blog. oğluma, gülen yüzüme, asi meleğime not: seni çok seviyorum...

3 responses »

  1. Nefes al !….. Nefes al !….
    Kırpık için,bisikletin,çadırın,böceklerin,bitkilerin için nefes al!
    Bu kadar kötü bir dünyaya tahammül edebildiğin için,tüm ‘rağmen’lere inat nefes al!
    Senin gibi düşünen ama senin kadar rahat yazamayan binlerce insanın gücüne güç katmak için nefes al!
    En çok da kendin için nefes al!
    Bu sıralar benim için de nefes al !

    Beğen

  2. Geri bildirim: Dırtlı Tekenin Durum Bildirimi ve Haftanın Instagram Anları Şeysi 98 – 99 | ornitorenk handmade

  3. bir süredir beynimde bir sahne ve düşündüğüm anda içimi huzur kaplayan; tam kavşaktayız arabaya beni koltuğumun olduğu taraftan bir araç çarpıyor öyle hızlı oluyor ki bu o an ben ölüyorum ancak mucizevi bir biçimde ne Efekan ne de Alper’in burnu bile kanamıyor. zaten araç tam ön yandan sadece benim koltuğuma zarar verecek biçimde çarpıyor arabanın başka yerinde çizik bile olmuyor. o kavşağa her geldiğimizde içim ılıkca bu umutla doluyor. çıldırıyor muyum? ah efekan öyle küçük ki hala karanlıktan korkuyor, hemen göğsüme bastırıp başını her fenalıktan bana sığınıyor. keşke keşke üzülmeyecek olsa yokluğuma, hala ben keşke annem şimdi burada olsaydı diyebiliyorken yedi yaşında minicik bedeniyle o hissetmese bunları ve o kavşak ve o kaza…
    yatakta ya da başka bir biçimde değil her gün aynı kavşakta umut ediyorum ben şimdi bir araç hızla çıkacak.
    ama nefes al, nefes al. nefes almamız bile sanki direniş gibi gelmeye başladı bana hala fikirlerimiz var kendimiz ait ve hala nefes alıyoruz

    Beğen

yorum yaptığınızda sesimi duyduğunuzu anlıyor ve çok mutlu oluyorum. yorum göndermekte sıkıntı yaşıyorsanız bilgisayarınızdan internet çerezlerinizi temizlediğinizde sorunun çözülmüş olduğunu göreceksiniz. mail adresinizi sadece ben görüyorum, adınızı doğru yazmak zorunda değilsiniz hatta yazmak zorunda değilsiniz ama sizi tanımamı isterseniz doğru yazmalısınız, yorum yapmak için bir blog sahibi olmak zorunda değilsiniz o alanları boş bırakarak da yorum yapabiliyorsunuz. daha ne duruyorsunuz? sesinizi duyurun bana.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s