Monthly Archives: Mayıs 2014

Bugün Ben Korkuyorum

Standard

Evet korkuyorum kaçarken kaçacak yer kalmamasından değil, zamanın artık tükendiğinin farkındayım bu kez zamanında yetişememekten.

Geri dönüşü olamayan zararlar görebileceğin bir sürece girmek üzeresin denildi bana, dua rica edebilir miyim sizlerden?

bel

Reklamlar

Haftanın Instagram Anları 26

Standard

Daha fazla fotoğraf görmek ve instagramda beni takip etmek isterseniz goncaceylandikici kullanıcı adı ile beni izleyebilirsiniz, bakalım bu hafta neler paylaşmışım.

kocam bana çiçek aldı

instagram271

bu akşamda böyle batıyor

instagram272

lavantalarım

instagram273

güzel bir hafta olsun

instagram274

renkler

instagram275

örümcekler tatlıdır işte, bak bu şeker pembe

instagram276

bit pazarına gerçekten nur yağıyor

instagram277

ben bu gün bunu öğrendim, bir de yakın zamanda ameliyat olmazsam geri dönüşü olmayan zararlar görebileceğimi

instagram278

Su Şişesi Taşıyıcı ve Bir Gezi Öyküsü

Standard

Üzerinden bir yıl geçmiş, biz bir geziye çıkmıştık…

İşte tam bu noktada kaldı o zamanlar bu gezi hakkında söyleyebileceklerim, biz bir geziye çıkmıştık… Ve hemen ardından ülkede toz, duman ve kan.

Gezdiğimiz yerlerin güzelliği, özlenen dostlarla kavuşmalar, içilen kahveler, hissedilenler. Kendi hayatımız içinde bir sürü şey yaşıyorduk hava sıcaktı, sene sonuydu, çocuklarımız mezun oluyordu, karne alıyordu ama çocuklarımız ölüyordu.

İşte o zaman benim içimden ben şuraları gezdim tozdum demek gelmedi, hatta çok sevdiğim Filiz’imle hasret gidermiştik te ondan bile bahsedemedim hakkıyla, aylar sonra benim için yaptığı güzel dileklerini dualarını yüklediği bu güzel şans bilekliklerimi paylaşabilmiştim şu yazıda.

curicciani

Bu yazının asıl amacı gezi notları paylaşmak değil aslında elbet gezdiğimiz yerlerden de bir kaç kare paylaşacağım kendi tarzımca ama bu gezi sonucu ilham aldığım bir minicik projeyide paylaşacağım ki bence şimdi tam zamanı. Tatil zamanı gelmeden dikile ve güle güle kullanıla.

Şimdi önce geçen yıldan bir kaç kare ve hemen akabinde minik projem;

İlk gezi noktamız Meryem Ana Evi İzmir Selçuktaki Bülbüldağı’nda İsa’nın annesi Meryem‘in son yıllarını geçirdiğine inanılan Hıristiyanların hac yeri. 

gezivesutaşıyıcı1

Bu duvara Meryem Ana’nın yüzü suyu hürmetine dilek dileyenler çaputlar bağlamış, çaput bulamayan mendilini, su şişesinin ambalaj kağıdını, kağıt mendilini bağlamış. İçlerinden bir de hiç bir şey bulamayıp çorabını, işte benim Kırpığımda bu  fotoğrafı çekerken o çoraba rastladı.

gezivesutaşıyıcı2

Ardından Efes Antik Kentine gittik, nefes kesici bir alan. Caddeler, kapılar, anıtlar, evler, tiyatro, tapınaklar her santimi insanı şaşırtıyor ve hayran bırakıyor kendine.

gezivesutaşıyıcı4

Hadrian tapınağından bir ayrıntı güzelliğine bakın şu hatunun.

gezivesutaşıyıcı3

Celcus Kütüphanesi beni en etkileyeni ve İlkokul Hayatbilgisi Kitabı vazgeçilmezi..

gezivesutaşıyıcı5 gezivesutaşıyıcı6

Ardından Troya, Hisarlık ve aynı yerde yedi kez farklı dönemlerde yeniden kurulan kent ve farklı dönemlere ait 33 katman.

gezivesutaşıyıcı8

Truva Atı fotoğrafsız Troya gezisi olur mu?

gezivesutaşıyıcı7

Çanakkale canım Çanakkale, göz yaşımın dinmediği, yüreğimin ağzıma gelmediği, boğazımda yumruğu hissetmeden bir dakika geçiremediğim Çanakkale. Şerefin adı Çanakkale.

gezivesutaşıyıcı9

Bakarmısınız şu imkan farkına ve İman farkına.

gezivesutaşıyıcı11 gezivesutaşıyıcı12

Tabyaları gezerken hastalığa artık daha fazla direnemeyen ateşten solan Kırpık ve babası Kocakişisi.

gezivesutaşıyıcı14

Metrekareye düşen 6000 mermi elbette çarpışacak.

gezivesutaşıyıcı13

 Çanakkale Şehitleri Anıtı.

gezivesutaşıyıcı16 gezivesutaşıyıcı15

57. Alay.

gezivesutaşıyıcı18 gezivesutaşıyıcı17

Ve bir terzi yamağı olarak bu yazı için yüzlerce kare içinden bu kareyi seçmesem olmazdı.

gezivesutaşıyıcı10

Boğazımda düğümlenen bir yumruk ve anlatılamaz bir gururla izlediğim martılar ve gökyüzü.

gezivesutaşıyıcı23

Sakız kokusu, ilk boğaz köprüsü ve Cunda Adası.

gezivesutaşıyıcı19 gezivesutaşıyıcı20 gezivesutaşıyıcı21

Son durak İzmir, kavuşmanın adı İzmi dostluğa doyamamanın adı İzmir, gezi durakları içinde adını duyduğum an heyecanlandığım İzmir. Çünkü İzmir demek Filiz demek benim için. Filiz blogunda kendi yüzünü paylaşmadığı için fotoğraflarımızı paylaşmıyorum onun yerine Konak Meydanında zevkle izlediğimiz güvercinlerle oynayan Kırpık’ı paylaşıyorum.

gezivesutaşıyıcı22

Ve geldik yazının konusu Projeye;

Su şişesi taşıyıcı diyelim biz buna, Efes’te bize eşlik eden Rehberimizin omzunda gördüğüm su şişesi taşıma askısı ilham kaynağım, orijinali şöyle bir şey.

waterbottleholders

Benim yaptığım ise çok yeni bir fikir değil benzerlerinin yapıldığı internette biraz dolaşınca anlaşılabiliyor. Sadece ben kendi tarzımı yansıttım o kadar Yeşil Pazen ve Kırmızı Astar.

Standart boy 500ml lik su şişelerine göre ayarladım boyutunu, 20 cm boy ve 11 cm ene sahip. Yani dikiş ve kıvırma payları ile birlikte 48 cm boyunda 13 cm eninde bir yüz bir astar kumaşı kullandım ve daha önceden atmayıp sakladığım bir matara askısını.

gezivesutaşıyıcı24

Tüm bu gezi boyunca elimden su şişesi eksik olmamıştı bundan sonra ise ellerim özgür. (bu fotoğraflar Kırpıktan)

gezivesutaşıyıcı25 gezivesutaşıyıcı26 gezivesutaşıyıcı27 gezivesutaşıyıcı28

 

Marin Elbise

Standard

Bu benim neredeyse 20 yıldır ilk bayramlığım. 19 Mayıs günü kendime bir bayramlık hediye etmek istedim ama bu istek 18 Mayıs günü gece yarısına çok yakın bir saatte doğdu içime, bir de sahil kenarında yaşayıpta marin temalı giysi giymeyeni dövüyorlar mış, diktim, giydim. Yalnız gece 02:30 civarı bir kumaş hem penye hem çizgili ise bulaşmayın ona sonra dediydi dersiniz ona göre.

Elbise çok basit bir uzun etek ve bir askılı tişörtü direk kumaşın üzerine yatırıp çizgiler bir birine denk gelecek şekilde iğneleyip biçip diktim. Şerit şerit kestiğim kumaşı saç örgüsü yaparak bir de kemer yaptım ki sanki kesin buna ihtiyacı vardı bu elbisenin.

1 2 3 4 5

Elbiseyi tamamlayan kırmızı deri bileklik ve keten çantayı merak edenler olacaktır ya da ben şimdiden dikkatinizi çekeyim de merak edin 🙂 çok yakında onlarda blogda.

 

Baykumaş, Kumaş Aşkı, Baharın En Tatlı Son Günleri ve Cumanın Getirdiği Mutluluk

Standard

baykumas.com ‘a hala göz atmayanınız kalmamıştır sanırım. Ama benim gibi kumaş delisi iseniz birde siteye üye olun derim, neden mi? Yeni kumaşlar eklendikçe haberdar olmak ve sonra tükendi yazısıyla karşılaşınca üzülmemek için.

Bu gün en son eklenen şu kumaşlara bir göz atsanıza Allah aşkına, insanın işe güce bakası gelmiyor eteklerini savura savura kırlarda koşma sahnesini zihninde canlandıran bir ben miyim bu kumaşları görünce?

P_23_y_1024x1024 P_24_y_1024x1024P30_d_1024x1024n_dik8_1024x1024

Haftanın Instagram Anları 25

Standard

Daha fazla fotoğraf görmek ve instagramda beni takip etmek isterseniz goncaceylandikici kullanıcı adı ile beni izleyebilirsiniz, bakalım bu hafta neler paylaşmışım.

bu günlerde sürekli bir şeyler yapmazsam çıldırabilirim, aklımı yeterince meşgul tutamıyorum

instagram268

kapılar terk edilince daha mı güzel oluyor?

instagram269

pazar bu gün çok güzeldi, keşke öğle araları üç saat civarı olsaydı. yeterli di mi? yeter miydi ki?

instagram270

Çocuk Oyuncağı

Standard

cocukoyuncagı1

Kocakişisiyle gidiyorduk, reçetemde yazan ilaçları almalıydık zira ağrılarım dayanılmaz olmuştu yengeçvari yürüyüşüm ise iyi ki estetik kaygılarım yok diye düşünmeme neden oluyordu içten içe. Hareket yeteneğim %30 a kadar düşünce adım aralığım o kadar kısalmıştı ki Kocakişisine yetişmek için daha bir seyirtiyordum ve dışarıdan bu kim bilir hangi kara canlısının kur dansının figürlerine benziyordu bu halim.

Birden genelde çevre esnafın çöp toplama noktası gibi kullandığı bir ağaç dibinde rastladım onlara durdum, Kocakişisinide durdurdum, baksana dedim ne atmışlar. Anlam veremedim neden attıklarına bir süre baktım kaldım sonra birden aklıma geldi alsakya bunları. Evet evet atılmış her hangi bir şeyi alabilirim ben, eskiden olsa kendim düşürsem almaz ne saçma bir egoya sahiptim. Burada zaten bizimde uyguladığımız bir yöntem bu işine yaramayan şeyi çöp kutusunun yanına koy içine değil yanına böylece işine yarayabilecek biri alır. Evet aldım hemen onları nasıl bir sevinçle coşkuyla elimizde sarkan kollar bacaklar yürüyorduk eczaneye doğru.

Çocuklar yapıyordu onları çocuklar oynasın diye kim bilir kaç metrekarelik karanlık nemli kokuşmuş yerlerde Efekan kadar çocuklar yapıyordu Uzak Uzak Memleketlerde çocuklar oynasın diye oynamıyordu çocuklar. Ve çocukların yaptığı bu oyuncaklar sadece bir ipi koptu diye atılabiliyordu, emek bunca ucuzdu çünkü çocuk yapılabiliyordu nasılsa üçer beşer, kolaydı yapımı ve ucuzdu iş güçleri.

Üretimin emek yoğun biçimde gerçekleştiği sektörlerde kayıt dışı istihdam ve fason üretimin parça başı emek karşılığı ücret biçiminde gerçekleşmesi ile bir bütündür. Bunda çalışabilecek çağda olan nüfus yerine çocuk işçi kullanımı, iş gücü maliyetlerinin en düşük seviyeye indirilmesinin bir aracısıdır. Bunlarla beraber ekonomik anlamda elde edilmesi beklenen karın çoğaltılması için sektörün esnek iç gücü talebi göstermesi de çalışamayacak yaştaki nüfusun iş gücü olarak kullanılması tercihini tetiklemektedir.

Diyordu kaynaklar.

O zaman olabilir miydi Efekan kadar çocuklar bizim ipi koptu diye atabileceğimiz bu oyuncakları yapabilir miydi hiç oynamadan?

Çocuklar, sarı benizli, şiş karınlı, başları tıraşlı çocuklar.

Sağlam bir ip aldım elime bir bacaktan diğer bacağa geçirip uçlarını düğümledim ve işte bu kadardı yapılması gereken.

cocukoyuncagı2

Oturuyor şimdilik baş köşede küçük kardeşi de tamir edilecek bu gün yarın, emin ellerdeyim merak etmeyin diye el salıyor size Pinocchio, bir de vazgeçmiş yalandan dolandan haberiniz olsun diyor.

 

Hayat Devam Ediyorsun

Standard

Ah hayat devam ediyorsun, bin tane çelme takıyor ve devam ediyorsun ve bizde devam ediyoruz. Hayatta kalma güdüsü mü bunu yaptıran bize ?

Geçen hafta dinlenmek istedim, çok yorulmuştum, zihnim yorulmuştu, belim bükülmüştü, artık tamam dedi bir an beynimin içinde bir ses yeter şu dakikadan sonra daha da dayanamam dedi ve bir anda çalışırken üstelik odamda iş arkadaşlarımla ortak bir iş üzerinde uğraşırken şimdi geliyorum dedim, günlerden perşembeydi ve ben beş dakika sonra bir haftalık izin yazdırmış olarak odama geri döndüm.

İlk gün yaptıklarımı paylaşmıştım zaten, sonrasında o büyük acı. Acıyı düşünmemek için sürekli bir şeylerle uğraşma ihtiyacı, zihnimden bir türlü kaçamamak bedenimi öyle çok hırpalamak ki ağrı kesicileri bir level daha arttırmak zorunda kalmak üzerine kortizon almak. Ama acı, üstelik kocaman dayanılamaz acı, taşları çatlacak ama insan yüreğinin kaldırabileceği hatta bir süre sonra yaşama iç güdüsüne yenik düşecek olan acı hep oradaydı. Biliyorum geçecek düşünmeyeceğim bir süre sonra unutacağım belki yaşam meşgalesiyle ama şu aralar kolumu kanadımı kırıyor.

Bazende sıyrılıp her şeyden minicik bir çiçeğin etrafında dakikalarca dönüyorum, türlü türlü pozlarını çekiyorum, seviyorum, okşuyorum, güneşe dönüp yüzümü derin bir nefes çekiyorum, yaşıyorum, yaşamak böyle bir şey herhalde.

İptal olan bayram kutlamaları nedeniyle bu gün bayram mı? deyip sonra bayramların en coşkulu kutlandığı bir yerde yaşamanın verdiği alışkanlıkla gözü kermes standlarını, konserleri, sergi açılışlarını, gösterileri arayan Kırpığıma cevap ararken imdadıma yetişti Sahil Güvenlik komutanlığının Kurtarma Botu’nu halka gezi ve tanıtım amaçlı açması. Efekan’ın sınıf arkadaşı olduğunu bildiğim hakkında çokta bir şey bilmediğim çok güzel halay çeken ancak kuzeninin bambaşka bir dilde konuştuğunu ancak Efekan’ın gönüllü olarak okulda mihmandarlığını üstlendiği ve 15 e kadar saymayı öğrettiği için Türkçe öğrettiğini sandığı bu güzel çocukta meydandaydı ve biliyordum ki annesi her zaman oturduğumuz çay bahçesinde çalışıyordu. Annenden izin alırsan Efekan’la seni savaş gemisi gezmeye götüreceğim dedim çünkü Efekan Sahil Güvenlik Gemisine savaş gemisi diyordu. İzin alındı ve hemen yakında olan Komutanlığa gitmek için yürünmeye başlandı yolda heyecanlı iki erkek çocuğu ne güzel teşrifatçılar onlar. Bir sürü heyecanlı sohbet taramalısıda var mıdır? Çok büyük müdür? Tabi beklediklerinden daha küçük bir bot görmek biraz hayal kırıklığı yaşatsada askerlere selam vermek hem yaşam alanı hem bir sürü radarın aletin edavatın olduğu bir botu gezmek çok ilginçti onlar için. Aralarında botun tasarımı hakkında da derin bir sohbete daldılar.

Ve dönüş yolunda yine çok heyecanlı iki erkek çocuğundan birinin dudaklarından ilk kez duyduğum o sözler. “Ben Suriye’den geldim orda kötü askerler savaş başlattı sonra biz uçağa bindik buraya geldik. Ama önce İstanbul’a geldik sonra Ankara’ya geldik sonra buraya geldik babam İstanbul’da, ben yazın tekneyle gidip şu karşıda denize giricem yüzücem yüzücem, vallah Suriye burdan çok güzeldir.”

hayatdevamediyorsun

İnsanın evi en güzelidir zaten çocuk.

Ah çocuklar, canım çocuklar en kolay unutan sizler misiniz?

En çok etkilenen sizler misiniz?

En çok yandığım sizlersiniz.

Ve ben unutacağım, hayatta kalma iç güdüm beni ayakta tutacak, önce zihnimi meşgul etmek için uğraşacağım bir şeylerle sonra bir şeyler zihnimi meşgul edecek.

Durum Raporu XI

Standard

Bu aralar ben çok yoğun geçen bir çalışma döneminin ardından bir haftalığına izinliyim.
Niyetim bu bir hafta boyunca sadece kendimi mutlu edecek şeyler yapmak ve dinlenmek, zira Kocakişisi çalıştığı ve Kırpık okula gittiği için biryerlere gitme şansım yok zaten benimde istediğim bu kez gitmek değil evde dinlenmek. Iznimin ilk günü niyetime paralel kendime çok sofistike bir kahvaltı hazırladım.

durumraporuXI1

 

Ardından ojelerimi yeniledim. Şımart kendini bebeğim.

durumraporuXI2

 

Ve kilim yıkadım!!! Yenilenmiş ojelerimle. Çocukken çayın kenarında yıkardıkta çok eğlenceliydi, ama o zamanlar eğlenceliymiş o.

durumraporuXI3

Hani şımartıyorduk kendimizi bebeğim? Sofistike bir dinlence tatili yapıyorduk. Olmadı olamadı ruhum pazen şalvar giyerken çilek ve peynirden oluşan kahvaltı kar etmiyor.
Ikinci günüme geleneksel bir kahvaltı ile başladım,  bir iki dikiş işi, şimdi meydanda hiç bir şey yapmadan oturuyorum.

durumraporuXI4