Monthly Archives: Mart 2014

İntihar

Standard

Altı yaşındaydım ve o şu anki yaşımdan sadece bir yaş büyüktü. Onu ziyarete gittiğimizde fırfırlı bir elbise giydirmişlerdi altına uzun çoraplar böyle güzel görüneceğimi düşünmüşlerdi ama bilmedikleri bir şey vardı çoraplarımın lastikleri erimişti ve biri sürekli düşüyordu, zaten bu çorapları kullanmıyorduk bu yüzden ama onlar bunu bilemezdi bir başkası nasıl bilsindi böyle şeyleri. Ayağımda naylon ayakkabılar vardı o dönem ayakkabılar ekonomik durum göstergesiydi ve naylon ayakkabıyı o zamanlar fakirler giyerdi şimdilerin tersine. Ayakkabılarım orta direk diye tabir edilen sınıfın naylon ayakkabılarıydı en alt sınıf kara lastik giyerdi ve çoğunlukla topuk kısmından yarılırdı bu dayanıksız ayakkabılar. Durumu biraz daha iyi olanlar kara lastik modelinin renkli olanlarını giyebilirdi orta direk çocukları ise daha saydam ve sevimli naylon ayakkabılar, benimki sevimli olanlardandı ama iskarpin sağlamlığı sağlamıyordu sevimlilik.

Yanına giderken yol boyu tembihlendik onu ağlayarak üzmememiz konusunda zaten ağlayabilecek durumda mıydım hatırlamıyorum o kurtulmuştu buna sevinmeliydik ama ben bunları düşünebilmiş miydim çocuk aklıyla onu da bilmiyorum. Nihayet yanına vardık çok heyecanlıydı adeta nasıl davranması gerektiğini bilmiyordu halbuki bizim yanımızda heyecanlanmasının bir gereği yoktu. Elleri kıpır kıpırdı sürekli konuşuyordu yıllar önce genç kızlığında o koğuşta yatarken yaşadıklarını kış günü çamurun içine girip kopardığı kızıl goncanın güzelliğini sonra hademelerin ayaklarını soğuk suyla nasıl yıkadığını dönüp dolaşıp anlatıyordu. Aradan biraz süre geçince anlattığını unutup o kızıl goncanın güzelliğini ve nasıl kopardığını yine anlatıyordu o anı yaşıyor heyecanlanıyor elleri bir kuş gibi çırpınıyordu ben boynundaki o kızıl halkaya bakıyordum belli etmemeye çalışarak. Heyecanını bastırmak için yürüyüş yapmayı teklif ettiler kabul etti kalktık yürümeye başladık işte o zaman naylon ayakkabının nasıl bir şey olduğunu anladım ayak tabanımdaki onlarca çönür dikeni sayesinde. Hiç sesimi çıkaramadım onu üzmemek için yürümeye devam ettim yürüdükçe dikenlerin bazısı daha çok battı etime bazısı sürtünmenin etkisiyle düştü sık sık düşen ve arada durup çektiğim sonrada peşlerinden koşturduğum çorabım gibi.
Otuz üç yaşındaydı benim şu anki halimden sadece bir yaş büyük ve nasıl ağır gelmişse hayat artık tavandaki demir çengele bağladığı urganı boynuna geçirmiş ve sandalyeyi tekmelemişti. Bir süre sessizce sallanmıştı orada eve gelen kocası tarafından kurtarılana kadar, urgan boynuna kızıl bir gerdanlık hediye ederken beynine giden kan akışını engellemiş ve hayatının son iki yılını almıştı hafızasından o yüzden eskiler bu kadar yakın dün gibiydi onun için dünü olmadığından. Nasıl bir yükse beni düşünmesine engel olmuştu ardında bırakmıştı zihninde ve tekmelemişti sandalyeyi. Otuz üç yaşındaydı annem, benim şu anki halimden sadece bir adım önde…2011

2

IMG_7100

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Annem ve tüm kadınlar için dinleyelim hadi;

Haftanın Instagram Anları 14

Standard

İnstagramda beni takip etmek ve daha çok fotoğrafımı görmek isterseniz goncaceylandikici kullanıcı adı ile bana ulaşabilirsiniz. Bakalım bu hafta neler paylaşmışım.

Akşamlar güzeldir helede kahve ve zevkli bir iş eşlik ediyorsa akşama.

instagram199

BİM kendini aşmış olabilir mi?

instagram200

Bir günün güzel olması için başka neye ihtiyaç var ki?

instagram201

Arkadaşlarla kurulsun bütün sofralar, paylaşılsın her şey.

instagram202

Rock forever.

instagram203

Arpa çiçekleri.

instagram204

Kuşak farkı yaşanmaz mı bir ağaç gövdesinde?

Aynı dalda tomurcukta meyvede.

instagram205

Bir şey deniyorum ki ben.

instagram206

En sevdiğim çiçekler, Likya’nın taşları, zeytin ağaçları ve gökyüzü. Yaşasın öğle araları.

instagram207

Madem Bahar Geldi

Standard

Bir şeyler biçtikten sonra artan kumaş parçalarını sizde benim gibi atmıyorsunuz değil mi?

Atmayın.

Mesela ben nefis keten bir kumaştan önce bir Elf Elbisesi diktim, sonra kalanlardan bir Elf Eteği, ardından Kitap Kabı ve şimdi de bu örtü ve hala elimde minnacık bir kaç parça var atmaya kıyamadığım daha önce size bahsettiğim evin alanını kat be kat aşan gizli dehlizlerimde sakladığım ben bundan bir şey yaparım ki anını bekliyorlar.

Bu parça ucundan sarkan bir iki parça dışında tam bir kareydi zaten, şöyle bakınca ben bundan bir örtü yaparım dedim. Bu örtü hiç bir şeyin örtüsü nerede kullanacağım belli değil, zaten çok örtü kullanan biri de değilim ama bu örtüyü çok sevdim balkon kahvaltıları için ekmek sepetinin üzeri örtülebilir mesela bu örtüyle olamaz mı?

Önce pazen aplike yapmayı düşündüm ama çiçekler ya çok büyüktü ya da çok küçük bu retro çiçek desenlerini oldum olası çok severim zaten. Bir de benim çocukluğumda yatak, yorgan, minder, perde pek çok şeyde kullanılan kumaşlar böyle desenlerle bezeliydi, o güzel günleri anımsatıyor ondan seviyorum belkide bu desenleri. Şimdi bulsam ne güzel elbiseler dikerim o kumaşlarla ben. Örtüyü doğaçlama işledim çoğunlukla teyel alır gibi, bazı yerlerde zincir işi, bazı yerlerde tohum işi hemencecik bir kahve içimlik zamanda akşam otururken yapıverdim şimdi sırıtarak izliyorum hiç bir şey örtümü.

Madem bahar geldi, madem çiçekler açtı sebepsiz yere sırıtabilirim.

madembahargeldi1 madembahargeldi2 madembahargeldi3 madembahargeldi4 madembahargeldi5