Monthly Archives: Kasım 2012

Elf Elbisesi mi Dediniz?

Standard

Uzun zamandır Ornitorenk Handmade tasarımı Elf elbiselerini ihmal etmiştim.

elfelbisedikim5

Reklamlar

Bugün Ben

Standard

Ganimetlerimin keten olanlarını ortaya döktüm onları biraz okşadım sevdim içlerinden bir ikisini dükkan için bir kaç parça dikmek üzere bir kenara ayırarak diğerlerini tekrar kaldırdım.

bugunben17 bugunben18

Bugün Ben 8

Standard

Bugünlerde hep minicik postlar hazırlıyorum size, şöyle ağız tadıyla dikiş dikmeyeli kaç gün oldu ve ben makinemi çok özledim bu hafta sonu özlem gidermeyi düşünüyorum kendisiyle ama öncesinde yine minicik bir yenileme. Dalgıç Gümüş Tepsileri bilmeyen yoktur sanırım, hatta güzel yurdumda girmediği ev yoktur. Paranoyak olsam uzaylılarca geliştirilmiş insan oğlunun doğal ortamında nasıl davrandığını gözlemlemeye yarayan bir nevi gözetleme aleti olduğunu düşüneceğim. Taşra düğünlerinin Borcamla başa baş giden güzide düğün hediyesidir ve bu tepside itiraf ediyorum düğünümden kalmadır.

Benim psikopatça bulaşık yıkama stilimden kaynaklı çizikleri ve yer yer renk değişiklikleri vardı üstelik hiç bir zaman sevemedim ben bu gümüş tepsi işini ama kocaman ve öyle sağlam ki en kullanışlı tepsimde bu.

Hal böyle olunca gözden çıkaramadım, madem gözden çıkaramadım gözdem olsun dedim bende. İşlem gayet basit alıyorsunuz elinize sprey boyayı açık havada altına bir gazete serip önce arkasını kuruyunca önünü bir güzel boyuyorsunuz.

Biz nalbur kapalıydı acele edip milyoncudan ucuz boya aldık siz yapmayın kapatıcılığı ve boyadığı alan azdı ertesi gün kaliteli bir boyayla devam ettik.

tepsi1 tepsi2

Bugün Ben 7

Standard

Bugün ben kravat daralttım. Neden böyle bir şey yaptın, ne saçma ve gereksiz gibi düşüncelere kapılabilirsiniz ki ilk kez duyulduğunda gerçekten öyle geliyor insanın kulağına ancak yaklaşık on yıldır her gün sürekli kravat takan birinin sahip olabileceği kravat sayısını düşünürseniz ve son yıllarda kravat modellerinin gözle görülür biçimde daraldığını göz önüne alırsanız beni anlayacaksınız.

Aslında fikir eşimin, dün birden gözden çıkardığı bir kravatla çıktı karşıma yanında da modaya uygun ince kravatı şunu bu ince kravat gibi daraltmayı bir denesene diye. Aslında başarısız olabilirim düşüncesiyle en gözden çıkarılabilir olanını getirmiş ve yeteneğime haksızlık etmiş ama bu durum tamamen karı koca arasındaki mesele 😀

İlk önce iki kravatı üst üste koydum ve ikisininde aynı kalınlıkta  olduğu yere kadar kalın olanın arkasındaki dikişleri söktüm.

kravatdaraltma1

Söktüğüm kumaşı sıyırıp alttaki kalın telayı ortaya çıkardım.

kravatdaraltma2

Tekrar ince olan kravatı tela üzerine koyup kenarlarından kalemle çizdim.

kravatdaraltma3

Fazlalıkları keserek çıkardım.

kravatdaraltma4

Kravatın kumaşını tela üzerine yerleştirip kenarları kıvırıp iğneleyerek ütü ile düzelttim.

kravatdaraltma5

kumaş fazlalıklarını kestim bir birinin üzerine gelecek şekilde iğneleyip tekrar ütü ile düzelttim.

kravatdaraltma6

Arka açıklığı ve etiketini elde bastırarak diktim.

kravatdaraltma7kravatdaraltma8

Şimdi sırada aynı işlemi bekleyen yaklaşık yirmi kravat var 🙂

Piyano, Evgeny Grinko, Franz Kafka ve Efekan

Standard

Klasik müzik aristokrasiyle ilişkilendirilmiştir yıllarca yıllarca yıllarca tarihle aram iyi olmadı hiç o yüzden bilmem ne kadar sürdüğünü bu yanılsamanın, kelimeleri sevdim ben, sesleri, çizgileri ve renkleri. Oysaki tarih boyunca sanatçılar aç dolaşmıştı ve o sanatçılardı müziğe, resme, heykele can veren nasıl oldu bu ezgiler aristokratların oldu?

İşte bu aynı zamanda aristokrasiden çok uzak bu adamla bir akşam saati arkadaşımdan aldığım bir maille tanıştım yapabilecek olsaydım zaten yapardım değil mi diyordu arkadaşım ve adam içime dokunan tuşlara dokunuyordu. Defalarca defalarca dinledim. Adam üzerinde kapüşonlu ceketi, kulağının arkasında sigarası pek de mütevazı ve sade piyanosunun başına oturuyor, sigarasını ağzına götürüp cebinden çıkardığı kibriti ateşliyordu. Yanan odunun ve fosforun kokusunu ciğerlerime çekiyor doğan güneşin ışıklarından kamaşan gözlerimi kapatarak serin bir sabahta içim ürpererek çalan valse kaptırıyordum kendimi. Açık yemyeşil arazide gün doğarken piyano ve akordiyonun valsine tanıklık ediyordum.

Kafka’yı çok sevdim ben farkındalığını ve farkındalığının verdiği çaresizliğini ve hüznünü. Kafka kitaplarındaki karakterlerin tarif edilmeyen ama insanın gözünde canlanan hep Franz Kafka’nın tam da kendisine benzeyen siması, Evgeny Grinko’da  Kafka’ya benziyordu kemikli burnu, ince parmakları, mahcup gülümsemesi ile. Tam da dört yaşındaki kocaman yürekli küçük erkeğimin ilk piyanosuyla buluştuğu bu günlerde.

kafkaefekanevgeny

Beni Evgeny ile buluşturan pekçokşeyindeftercisi iyiki varsın.

Bugün Ben 6

Standard

Çubuk kraker yiyen cadı, blog dünyasında çarpı işi dense de etamin demekten vazgeçemediğim çerçevelenmeyi bekleyen minik yılan panolarım ve Efekan ve piyanosu.

bugunben19 bugunben20 bugunben21 bugunben22 bugunben23

Piyanoya daha önce üzerinde dikiş makinemi misafir eden yemek masası ev sahipliği yapıyor. bir yemek masasından beklenen performans dışında her şeyi gerçekleştiren masam için Edip Cansever üstad dan

adam yaşama sevinci içinde
masaya anahtarlarını koydu
bakır kaseye çiçekleri koydu
sütünü yumurtasını koydu
pencereden gelen ışığı koydu
bisiklet sesini çıkrık sesini
ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
adam masaya
aklında olup bitenleri koydu
ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
üç kere üç dokuz ederdi
adam koydu masaya dokuzu
pencere yanındaydı gökyüzü yanında
uzandı masaya sonsuzu koydu
bir bira içmek istiyordu kaç gündür
masaya biranın dökülüşünü koydu
uykusunu koydu uyanıklığını koydu
tokluğunu açlığını koydu.

masa da masaymış ha
bana mısın demedi bu kadar yüke
bir iki sallandı durdu
adam ha babam koyuyordu.

Bugün Ben 5

Standard

Bu gün eşimin çalıştığı okula dikmek için begonvil fidanları almaya gittik orada minicik bir yılan bulduk en kalın kısmı serçe parmağımdan ince büyük ihtimalle zehirsiz ve üstelik yavru, ama başı ezilmiş ne yazık ben almak istedim Allahtan o ara Efekan anne ne olur eve götürelim dedi bekçiden izin aldık bir poşete koyduk getirdik balkonda bir saksının içine koyduk çürüme süreci ne kadar sürer bilmem ama omurgası mavi boncukla birlikte kolye olacak. Ben çocukken dedem getirmişti bir yılan omurgası ağaca sarılı vaziyette bulmuş mavi boncukla kolye yapmışlardı bana boynuma battığını hatırlarım kemiklerinin sadece.

Ojelerden mint olanı ben seçtim diğerini Efekan 🙂

Makinede Düz Dikiş ve Dikiş Makinesi Kullanımı

Standard

Makinemi ilk aldığımda baskı ayağını indirmem gerektiğini bilmiyordum o yüzden ilk denemelerde kumaşı bir türlü düz ilerletememiştim yetkili servisi aradığımda Kaş’a ayda bir geldiklerini ve en son bir hafta önce geldiklerini söylemişlerdi ve ben üç hafta bekledim baskı ayağının indirilmesi gerektiğini öğrenmek için. Buradanda anlamanız gerek bir yıl önce ne durumdaymışım. Türkiye’nin arabasını örgü motiflerle kaplayan tek kadını arkadaşım Serpil makinem çalışmıyor dediğinde belki de böyle bir  durum vardır diye düşündüm.

İlk olarak masura takmakla işe başlıyoruz Mekiğin tırnağından çekerek mekiği yerinden çıkarıyoruz, masurayı iplik saat yönüne gelecek şekilde mekiğe yerleştiriyoruz sonra ipi çekerek delikten ve kanalın altından geçiriyoruz.

duzdikis1duzdikis2 duzdikis3

Mekiğin menteşesini kaldırarak yuvasına oturtuyoruz.

duzdikis4

Üst ipliği makara pimine takıp makara tutucusu ile sabitliyoruz.

duzdikis5

Benim makinem ipliği doğru takmanız için kılavuz çizgilerle sizi yönlendiriyor bunu tek hamlede yapan makinelerde var sanırım, ancak yönlendirme oldukça iyi ve sorun yaşanmıyor. Makaranın ipliğini önce iplik kılavuzundan sonra ön tansiyon yayından geçiriyoruz.

duzdikis6

Sağ kanaldan aşağıya ve sol kanaldan yukarıya doğru uzatarak ipliği tansiyon modülüne takıyoruz. Volanı çevirerek horozu hareket ettiriyoruz.

duzdikis7

İpliği horoz deliğinden sağdan sola doğru geçiriyoruz.

duzdikis8

En son ipliği ince iğne bağı kılavuzundan geçirip iğneye takıyoruz.

duzdikis9

Desen seçme düğmesinden düz dikişi seçiyoruz.

duzdikis10

Dikiş uzunluğu düğmesinden istediğimiz uzunluğu seçiyoruz. Rakamlar büyüdükçe dikiş uzunluğu da artar.

duzdikis11

İplik tansiyonunu ayarlıyoruz. Bu ipin gerginliği olup ben genelde 3 ya da 4 gibi kullanıyorum rakam yükseldikçe gerginlik artıyor.

duzdikis12

Kumaşı baskı ayağının altına yerleştirdikten sonra arkada bulunan baskı ayağı kolu ile baskı ayağını indiriyoruz.

duzdikis14duzdikis13

Pedale yavaşça dokunarak dikiş dikmeye başlıyoruz.

duzdikis15

Hepsi bu, istersek desen seçme düğmesinden farklı desenlerde seçebiliyoruz.

İlik Evi Nasıl Açılır

Standard

İtiraf ediyorum bu ilik evi açma ayağını ilk kez kullanıyorum, daha önce çok ilik evi açmam gerekmedi sadece bir kaç kez ve biri dışında tamamını elimde açmıştım makinede yaptığımda da hiç ayak değiştirmeden yaptım bu işi. Bilseydim bu denli güzel sonuç verdiğini hiç üşenmezdim ayak değiştirmeye. Makinenin yanında verilen ayaklardan biri bu ayak ve kullanması çok kolaymış.

Makineyi temizlerken makinenin yanında gelen aksesuarları da ortaya döktüm, ilik, düğme , fermuar, kapitone ayakları sanırım biraz geç kalmış olsamda birlikte keşfedeceğiz diğerlerinide. Bu postuda benim gibi makinenin yanında gelenleri geldiği günkü haliyle dokunmadan saklayanlara itaf ediyorum.

ilikevi1

İlk önce makinede gerekli ayarları yapıyoruz. Dikiş sıklığını seçtiğimiz düğmeyi şu konuma getiriyoruz.

ilikevi2

Benim makinem dört adımda ilik açıyor, tek adımda ilik açan makineye sahip olanlar hep tek adımda açanları öneriyorlar ancak ben onun kolaylığını bilmediğimden hatta kendi makinemin bu özeliğini gerçek anlamıyla ilk kez denediğimden dört adım meselesi beni hiç zorlamadı ve rahatsız etmedi. Aksine makinem gözüme daha bir mucizevi görünüyor şu an. İlik evi açarken her aşamada bu düğmeyi çevireceğiz pedale biraz yavaş bastığımızda durma hızını ayarlamak ve geçişleri yapmak hiç de zor değil.

ilikevi3

Deneme amaçlı bir ilik evi açtığım için dikiş belli olsun diye açık renk kumaş ve siyah ip kullandım. İlik açma ayağındaki kılavuz çizgiler sayesinde ilik evinin uzunluğunu ayarlıyoruz ve evet ayağı elimize aldığımızda bu parça çok hareketli ve kayan bir parçayken makineye takıldığında ise bu parça milim yerinden oynamıyor. Bu işi bilenler için bu yazdığım komik bir cümle olmasına rağmen benim hedef kitlem benim gibi acemiler olduğu için yine mucizevi bir olay bu oleyler olsunki 🙂 Başlangıç ve bitiş noktalarında dikişi yoğun kullanmamaya dikkat ediyoruz iğne bir kaç kez gidip gelse yeterli oluyor.

ilikevi4

Ve iliğimizi açmış bulunuyoruz iplik kesme aletiyle dikkatli bir biçimde iliğimizi açıyoruz ve yaptığımız iş sonucunda kendimizle gurur duyuyoruz.

ilikevi5

Dikiş Makinesi Bakımı ve Yağlanması

Standard

Amanin dostlar ben nasılda teknik işlere de el attım böyle. Vaktinde kendime marketten alet çantası alıp içine bir iki tornavida, anahtar, çivi vs atıp profesyonel tamirci havalarına girmişliğim sonrada aynı çantayı yağlı boya ve fırçalarla doldurup en azından hayatına daha yararlı bir şekilde devam etmesini sağlamışlığım da vardır ama bu denli ciddi tamirli bakımlı başlık attığıma bakmayın hepi topu hepimizin bildiği toz alma işinden bahsedeceğim yahu.

Dikiş diktikçe zamanla iplikçikler ve kumaşın tozu makinenin içinde birikiyor yaklaşık olarak altı ayda bir bunların temizlenmesi ve hareketli parçaların yağlanması makinenizle daha iyi geçinmezi sağlar.

Benim makinem Singer Tradition 2259 modeli. Profesyonel bir model olmamakla birlikte kendi kıyafetlerinizi dikmekse amaç fazlasıyla yeterli ve aradığınız tüm özellikleri karşılayabilecek bir model benim için ise dünyanın en harika aleti. Makinemi aldığımda her şey benim için çok zordu bir kurs almamıştım, video izleyerek öğrenmek istesem videonun ikinci dakikasından sonra dikkatim dağılıyordu, kitaplar olmuyor olmuyordu. Kendi kendime deneyerek öğrendim her şeyi ama küçük postlar da böyle konularda çok işime yaradı.

Bu postu da bu nedenden dolayı hazırlamak istedim. Öncelikle iğneyi çıkarıp dikiş ayağının altındaki iğne plakasını ve alın kapağını vidalarını çıkararak söküyoruz.

bakim1 bakim2

bakim3 bakim4Kulak çubuğu ve küçük fırça marifetifle tozları alıyoruz.

bakim5

Vallahi makineyi bakımsız bırakmıyorum bu tozlar kullandığım pazenlerin marifeti. Yoksa ben çok temizimdir, bak gerçekten sayın okur, inan olsun ölümü öp bu görüntü benle alakalı değil 😀

bakim6

Pamuklu kulak çubuğuna damlattığımız makine yağı ile Volanı çevirerek iğne gibi hareketli parçaların tam olarak nereler olduğunu belirleyip sadece hareketli parçaları yağlıyoruz.

bakim7

Söktüğümüz tüm parçaları geri yerine takıyoruz ve tertemiz mis gibi bir makinemiz oluyor.

bakim8