Karanfil ve Kına Kokulu Çocukluk Düşleri

Standard

Yolun yarısına kaldı iki ay ama sanırım ben tahmin ettiğimden de yaşlandım. Eski ne varsa arar oldum, nerede o eskiler muhabbetlerini etmeden gün geçirmez, kendimden yaşça küçüklere siz bilmezsiniz eskiden şöyleydi böyleydi bik bik bik diye ukalalanır oldum. Bu da yaşlandığımın alameti farikası. Garip bir eskiye özlem, misal yedi yıldır benimle üç il çeşitli iş yerleri dolaşmış bu yıl içinde sapı kırılan ama yinede kendisinden vazgeçemediğim kullanmaya devam ettiğim hiç bir özelliği olmayan kupam, bu sabah içimden fotoğraflamak ve sosyal medya denen mecralardan birinde paylaşmak gelmişti ki emektarı öğle saatlerine doğru kırıldı. Gereksiz bir eşyaya anlam yükleme yaşıyorum sanırım, bunun  yanında da fazlaca eşyayı umursamama durumum var ki kendi içinde ironik olan bu durumu ben bile çözemiyorum. İkinci bir ayakkabı gereksiz, bir yatak birde oturacak bir minder yeter insana gibi garip durumlarım da var. Belkide sahip olduğuma değer veriyorum ancak fazlasında gözüm yok.

İşte ben tamda bu huyumdan ve yazdıkça yazasım geldiğinden dolayı uzun süre blogda duygu durumumla ilgili yazı yazmamak için direndim. Dikiş dışında başka bir şey yazmama kararımı deldiğim o ilk takılar yok mu onlar hazırladı işte bu günlerin altyapısını. Halbuki ben sizi kendimden korumak sadece şöyle kestim böyle diktim diye tarif edip kaçmak istemiştim, kendimi daha fazla durduramadım.

Anneanne ve dedem biz büyürken hep yanımızdaydı ellerim kınasız bayrama girmedim ben, hatta kına yakmak için bayram olmasına da gerek yoktu anneannemde yatıya kalmam yeterdi. Mis gibi kokardı minicik avuçlarım. Bir nedenden yakamaz oldum yıllardır özlerim o kokuyu arada. Şimdilerde hiç kınalı çocuk görmez oldum ben kına denince insanların aklına tatu gelir oldu.

Anneannemden gelen bir fil hafızam var zaten bir buçuk yaşımdan bile anıları görüntüleri bu gün gibi hatırlarım, artık o hatıraların tanığı da kalmadı hoş beni doğrulayıp tasdikleyecek. İşte o hatıralardan biridir bu kolye çocukluğumda sahip olduğum annem ve anneannem tarafından yapılmış. Belki o günlere has duygular yaşarım diye ne zamandır yapmak istediğim.  Uzun uzun anlatılacak bir yanı yok ama yinede fotoğrafladım belki hiç hiç bilmeyen birileri vardır da merak edip yapmak ister diye.

Karanfil ve mavi boncuktan yapılma bir kolye olacaktı bu, esasen boncuklarda o dönem piyasada bulunan tek boncuk olan mavi plastik boncuklar olacaktı, tabi artık piyasada öyle çok çeşit var ki kimse o boncuğu satmaz olmuş. Orijinali olmasada boyutu en yakın olan mavi cam boncukları aldım bende. Karanfileri iyice yıkayıp bir gece önceden suya ıslattım ertesi gün akşam aldım elime iğnemi bir kaç kat katladığım naylon ipimi dizdim gitti.

Aman ha karanfilin suyunu atmayın bir süzgeçten geçirip balla tatlandırıp suyla seyrelterek şerbet yapın. Yine eskilerden çocukluğunuzdaki gül suyu kokan namaz örtülü tombul teyzelerin kucağında oturup şerbetler içilen günlerden bu tadı hatırlamak sizede iyi gelebilir.

karanfil1 karanfil2 karanfil3 karanfil4 karanfil5

Reklamlar

About ornitorenk handmade

Nedenini bilmediğim bir şekilde sadece ama sadece diktiklerimi paylaşmak amacıyla açtığım bu blog zamanla benim günlüğüm haline geldi. Henüz yazmaya başlayalı çok olmasada kendisinden beklemediğim bir biçimde geriye dönüp baktığımda yaşarken unutmam sandığım aklımdan silinip giden anları bana hatırlatır oldu. Hiç bir zaman düzenli tutamadığım bebek anı defterim, hiç bir zaman baskısını almadığım binlerce ama binlerce fotoğrafım, okuduğum kitaplardan bir kelime, sevdiğim müzikler, yaptığım resimler. İyiki varsın blog. oğluma, gülen yüzüme, asi meleğime not: seni çok seviyorum...

19 responses »

  1. gonca cımmm bu ne guzel bır yazıydı bayıldım mest olmuş bır vazıyette okudumm..ahhh canım ama daha yolun yarısına bıle gelmemışken (daha koskocaaa 2 ay varken))) bu yaşlılık sendromu nıyee…ben 45 yasındayım senın gıbı eskıye özlem duymuyorum belkıde eskıde özleyecegım guzel hıc bısey olmadıgı ıcın( sadece cocuklarımın buyuyusu guzeldı)…cok duygulandım yazını okuyunca ..anneannenın kına gelenegını sen sürdür canım..ramazanda bızde yaparız ramazanı karsılamak ıcın kınalar yakarız ellerımıze sende bu sekılde de olsa belkı bır parca özlemın hafıfler ç..bu arada kolye de cok şirin olmuş…:))

    Beğen

  2. ahhh içimi deldi geçti bu yazı ya ne kadar güzel anlatmışsın. sırf sana olmuyor bu eskiye özlem, ben de sürekli çocukluğumdaki güzel anları özleyip duruyorum. sırf bu yüzden çocukluğumdaki trt’nin yayınladığı çizgi filmleri, dizileri izliyorum youtube’den, Çocukken bende çok kına yakardım özellikle yeni gelinlerin elinde görür özenirdim. annemde akşamdan kardeşlerim ve bana kına yakar elimize de poşet geçirir sabah kadar uyurduk. sabah olsa da kına geçmiş mi ellerimize diye bekler heyecan yapardık. bizim köyde sadece avuç içine yakmazlardı tüm elin içine dağıtırlardı kıp kırmızı elle dolaşırdık hatta bazen kına siyaha dönerdi çok durmaktan ellerimizde ama çocukken o kına çok güzel görünürdü .sonra izmir’de pek hoş bakmadılar komple kınalı ellere kına yakmak da mazide kaldı.çok otantik ve güzel bir kolye olmuş. ellerine, yüreğine sağlık 🙂

    Beğen

  3. bizde de elin içinin tamamı parmakların ön kısmında tırnaklar ve ilk boğum kınalı olurdu ayaklarda parmak uçları ve ayak tabanı. yatıya gelen misafire kına yakmak ona sevgi hürmet göstermekti ay durdursun biri beni!
    ‘bizim köyde sadece avuç içine yakmazlardı tüm elin içine dağıtırlardı kıp kırmızı elle dolaşırdık hatta bazen kına siyaha dönerdi çok durmaktan ellerimizde ama çocukken o kına çok güzel görünürdü .sonra izmir’de pek hoş bakmadılar komple kınalı ellere kına yakmak da mazide kaldı.’
    nasıl acıtıcı bir cümle

    Beğen

  4. serpilciğim ben eskinin sadece güzel kısımlarını düşündüğümden özlem duyuyorum 🙂
    kooooooskoca iki ay ama bir yıl erken gelen koskoca iki ay çünkü ben nedense kendimi iki yıldır 33 sanıyormuşum. kendimi korumaya almışım yazın ameliyat olduğumda hastane kayıtlarında 34 görünce yanlış hesaplamışlar dedim sonra bir hesapladım aman tanrım doğru dedim. 34 olacağım sanırken 35 e direk geçiş yaptım daha şok edici oluyor böylesi 😀
    kendisinden bahsederken sayın kocam diye bahsettiğim sayın kocam kına kokusundan nefret edermiş ondandır ki evlendik evleneli özlerim kınayı 😦

    Beğen

  5. ayyy ıste bu fenaa tabıı eşin sevmıyosa yakamazsın:. boşver canın sagolsun baska guzel seylker buluruz sana:))))

    Beğen

  6. ha iki oğlak aynı anıları özlemiş yok böyle benzerlik ,konya’ya mı özgü acaba ?şimdi tüm elime kına yaksam ceviz lekesi sanıyorlar yaa !! bu izmir bilmiyor tüm ellere, ayaklara kına yakmayı:)

    Beğen

  7. benim eşim konyalı hayatım ben uşaklıyım ama sonuçta aynı coğrafya yakın yerler az çok benzeyecek adetlerimiz 🙂 izmirde biliyormuştur da unutmuştur tadını 🙂

    Beğen

  8. İçimizdeki çocuğun kıpırtısı bence bunlar, zaten onu yitirmemişsiniz belli yoksa bu kadar güzel şeyler üretmek ve düşünmek ancak çocuklarda bulunan saf ve temizlikle mümkün, elinize dilinize gönlünüze sağlık…

    Beğen

  9. Uşak güzel nadide bir ilimizdir, demek orada da kına geleneği aynı ne güzel 🙂
    gel nereli olursan gel
    ister konya’lı ,ister uşak’lı ol gonca 🙂 ama gelirken karun hazinesinin haritasını da getir, uşak karun hazinesinin merkeziymiş ya 🙂

    Beğen

  10. azıcık kalmamış mı be hepsi gitmiş mi hazinenin ne bahtsızmışım bee 😦 tam uşak ilinden tanıdık buldum beraber kazma ve küreği alır define kazmaya giderdik deyuuu hayal kurduydum oysa ki 😀

    Beğen

  11. ne diyorsun gidip kazma kürek bulam gelem bari 😀 sen define haritasını da buldun mu defineci macerasına başlarık 😀

    Beğen

  12. amannnn… Bu ne harika bir kolye. Bayıldım.. Aklım çıktı valla. Derhal benzerlerini yapmalıyım. Ellerine sağlık öyle güzel olmuş ki beni kendine çekiverdi. Ayrıca neden yazmama kararı aldın ki. Nasıl da güzel yazmışsın. Okurken bir film gibi geçmişi izledim. Bir de ballı karanfil şurubu var ya… Paylaşım için teşekkürler Goncacığım

    Beğen

  13. çok teşekkür ederim 🙂 hemen yapıp güzel günlerde kullanın mis kokulu kolyenizi. küpede yaptım ama onu çok beğenmedim modeli geliştirmem gerek. bende nedenini bilmiyorum sanki blog sadece diktiğim şeyleri paylaşmak için gibi geliyordu bana yeni yeni sıyrılıyorum bu ruh halinden daha başka şeylerde yazabiliyorum artık.

    Beğen

yorum yaptığınızda sesimi duyduğunuzu anlıyor ve çok mutlu oluyorum. yorum göndermekte sıkıntı yaşıyorsanız bilgisayarınızdan internet çerezlerinizi temizlediğinizde sorunun çözülmüş olduğunu göreceksiniz. mail adresinizi sadece ben görüyorum, adınızı doğru yazmak zorunda değilsiniz hatta yazmak zorunda değilsiniz ama sizi tanımamı isterseniz doğru yazmalısınız, yorum yapmak için bir blog sahibi olmak zorunda değilsiniz o alanları boş bırakarak da yorum yapabiliyorsunuz. daha ne duruyorsunuz? sesinizi duyurun bana.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s