Etekleri simetrik sivri kesimli bu elbise aslında baştan sona hatalı ve dikim süreci ise çok zor bir elbiseydi. Bohem tarzı hippileri falan severim, yetmişler, çiçek çocuklar, sevgi, aşk, barış, volkswagen falan güzel şeyler bunlar. Yakadaki ve göğüs altında kullandığım hardal sarısı bantlar ise dönem elbiselerinde sıkça karşıma çıkıyordu ve içimdeki “benim olacak fıstık binecem üstüne, vuracam kırbacı, vuracam kırbacı” çocuğu uyanmıştı bir kere ne yapılacak yapılacak o elbiseye sahip olunacak. Yalnız diyaloğun sonrasında gelişen “benim babam çok zengiiiiiin çuvalla para verir gene alır” durumu her zaman olduğu gibi yine yaşanmıycak “ben bunu yaparım ki” durumuna geçilecekti hemen. Yaparsın, yaparsın da nasıl?
Elbise dikmişliğin var mı? Yok!
Böyle durumlarda ben bu nasıl dikilmiştir (yapılmıştır) diye bir iki gün düşünürüm, rüyamda falan yapmak istediğim şeyi defalarca dener uğraşırım sabah yorgun argın vonk vonk öten bir kafayla kalkarım. Bu kez o da olmadı heves ya düşünmeden giriştim. Dikiş makinesi alınmış çarşaflık kumaşla deneme turları atılmış artık gerçek bir şeyler yapma vakti gelmiş. Annem terziydi benim, ama bildiğiniz gerçek terzilerden. Beden ölçüleri alınır bel göğüs omuz vs vs yazılır kağıtlara Paff kalıplar çıkarılır onlardan gerekli ölçüler işaretlenir gazete kağıdından kalıplar çıkarılır, işaret teğelleri alınır ooooo bir sürü iş. Bu işleri yapmayı biliyormuyum? Hayır. Gerekli sabır varmı? Hayır. Ne yapılacak o zaman. Elde uygun bir kıyafette olmadığından gazete üzerine bir tişört serilecek göz kararı genişletilecek dışlardan etek kısmı yine göz kararı tamamlanacak sonra yaka kısmındaki bantın yeri belirlenecek falan falan. Normalde şimdiki mantığımla olması gereken her parça ayrı kesilip birleştirilecek. Peki ben ne yaptım? Elbiseyi hardal sarısı kısım olmadan diktim bitirdim sonra bantları üzerinden diktim. Oldu mu peki derseniz. Aman deyim derim sakın denemeyin!
Kumaş nasıl narin birde yanlışlıkla sık dikiş ayarında dikmişim makinenin kullanım klavuzunda ip tansiyonu diyor, dikiş sıklığı diyor, diyorda kime diyoruz bunları diye hiç düşünmüyorlar o kalvuzu hazırlarken. Sattığım makine zaten profesyonel bir model değil bunu kim alacak işi bilmeyen öğrenmek isteyen biri sen ip gergin olursa şu problemi yaşarsın, aman şu kumaşa şu sıklığı seç gibi iki kelam etmezsen bende düğmeyi bi otarafa bükerim bir butarafa, ip bir kumaşın altında toplanır bir çat diye kopar. Vesselam kumaşı hırpalamamak adına sökemediğimden üzerinden bin bir zorlukla diktim. Etek ucundaki bant ise etek boyunu ayarlamak için yardım istediğim arkadaşımın dizimin bir parmak üzerini işaretlediğini iddia ederek aldığı ölçü sonucu dizimin bir parmak üzerinde olsun diye eklediğim bir detay ki iyiki yanlış ölçü alınmış diyorum sonucu görünce.
Kolları hiç anlatmıycam gözün korkar dikiş makineni camdan aşşağı fırlatırsın.