Tag Archives: otantik elbise

Marin Elbise

Standart

Bu benim neredeyse 20 yıldır ilk bayramlığım. 19 Mayıs günü kendime bir bayramlık hediye etmek istedim ama bu istek 18 Mayıs günü gece yarısına çok yakın bir saatte doğdu içime, bir de sahil kenarında yaşayıpta marin temalı giysi giymeyeni dövüyorlar mış, diktim, giydim. Yalnız gece 02:30 civarı bir kumaş hem penye hem çizgili ise bulaşmayın ona sonra dediydi dersiniz ona göre.

Elbise çok basit bir uzun etek ve bir askılı tişörtü direk kumaşın üzerine yatırıp çizgiler bir birine denk gelecek şekilde iğneleyip biçip diktim. Şerit şerit kestiğim kumaşı saç örgüsü yaparak bir de kemer yaptım ki sanki kesin buna ihtiyacı vardı bu elbisenin.

1 2 3 4 5

Elbiseyi tamamlayan kırmızı deri bileklik ve keten çantayı merak edenler olacaktır ya da ben şimdiden dikkatinizi çekeyim de merak edin :) çok yakında onlarda blogda.

 

Kukuleta, Kukuleta Bacaksız

Standart

Ornitorenk Handmade klasiği elf elbise. Nicedir bu elbiselerden paylaşmamıştım blogda bu kez 44 beden o yüzden fotomodelik görevi kazulete düştü.

IMG_1752

Çok Bohemiz Çok

Standart

Burda Dergisi Haziran 2013 sayısından bir giysi ile karşınızdayım. Dergide kalıp elbisede askıların ortadan tek bantla birleştirilmesi tişörtte ise iki ayrı bantla yanlardan birleştirilmesi sonucu iki farklı model şeklinde kullanılmıştı.  Bu elbiseyi kendindik.com İrem daha önce dikmişti hatta dergide önerilen askılarda hoş bir değişiklik yapmış ve dergide dikkatimi çekmeyen modelin benim için cazip hale gelmesini sağlamıştı. Bende askıları aynı modeli uygulayarak kulandım.

thumb_800x600_10

burdahaziran2013-108-9-7

Ancak onun dışında modelde bende bazı değişiklikler yaptım bakalım benim yorumumu nasıl bulacaksınız.

burdahaziran2013-108-9-2

Elbise normalde aşağıya doğru dümdüz inerken ben beline lastik mi dikmişim ne? Birde bambaşka bir giysiye ait suni deri tüylü kemer mi bağlamışım beline?

burdahaziran2013-108-9-3 burdahaziran2013-108-9-5

Aaaaa meğerse elbise değil iki parçamıymış bu giysi? Eeeee peki nasıl olmuş bu?

Nasıl mı olmuş? Ornitorenk iki yanı kahverengi güzelim kumaşını almış eline bakmış kumaşın eni onun boyundan uzun kahverengi kısım ya etek ucunda olacak ya omuzlarda bir öyle tutmuş üzerine bir böyle etek ucunda daha güzel görünmüş gözüne sermiş kumaşı yerleştirmiş kalıbı. Bu o kadar kolay olmamış tabi ön kısımdaki dikişin olduğu yer öyle bir hesaplanacak ki dikiş bittiğinde desen hiç kesintisiz devam edecek ve dikiş belli olmayacak yanlarda da desen bütünlüğü yine korunacak oflaya puflaya dinlene dinlene neredeyse yarım saatten uzun sürede yapmış biçme işini. sonra dergide verilen adımlarla başlamış dikmeye elbiseyi ve bir prova yapmak istemiş şöyle bir giymiş o da ne elbise öyle uzun ki etek ucundaki kahverengi gidiyor ama Ornitorenk’ e göre kumaşa havasını bu kahverengi kısım veriyor vazgeçmek mümkün değil yani kahverengiden. Ne yapsam ne etsem derken aklına çılgın bir fikir geliyor olur mu olur alıyor eline makası elbiseyi ortadan ikiye ayırıveriyor. Evet evet aynen böyle yaptım Elbiseyi ortadan ikiye ayırdım hemen etek kısmının üst kısmına bir tünel hazırlayıp lastik taktım ve lastikli bir eteğe sahip oldum. Ben işin bu kısmında hazırladığım tünelin içe gelecek kısmına bir ilik evi açarım ve lastiği buradan geçiririm ileride daraltma ya da genişletme gerekirse dikiş sökmeme hiç gerek kalmaz ilik evinden lastiği çekiveririm sizede tavsiye ederi.

Etek tamam ama tişört elbette olması gerekenden daha kısaydı bende kumaştan artan parçaların kahverengi kısmını kesip dikiverdim etek ucuna tabi tüm dikiş yerlerini bire bir denk getirmek önemli.

Böylece istersem tek tek kullanabileceğim istersem de tişörtün ucunu eteğin içine sokup küçük bir hileyle elbise haline getirebileceğim cicilerim oldu.

burdahaziran2013-108-9-4 burdahaziran2013-108-9-6 burdahaziran2013-108-9-1

Kumaştan kalan parçalarıda ziyan etmeye gönlüm razı olmadı bonus birde şu şortu diktim.

burdahaziran2013-108-9-bonus

Şimdi evde bu kumaştan minik bir iki parça var saç bandı bilemedin defter kabı bir şey yaparım ki  ben ondan.

Çekimler boyu beni bir dakika olsun yalnız bırakmayan ve varlığı ile fotoğraflarımı güzelleştiren Zeytin Hanımdan hepinize sevgiler.

Hobbitler Gelmiş

Standart

Hobbitler gelmiş bana da haber salmışlar “eski ekibi yeniden topluyoruz” diye hemen “yayımı sadağımı veri”n dedim ne zamandır kullanılmıyor tabi bulamadılar. “Tamam Katanayı getirin o zaman” dedim attım omzuma “neredeler” dedim kahvedelermiş okeye dördüncü lazımmış. “Çocuklar” dedim “daha ciddi işler için çağırın lütfen.”

hobbitlergelmis1 hobbitlergelmis2 hobbitlergelmis3 hobbitlergelmis4

Pazen Etek Dikiş Aşamaları

Standart

Eteğin kalıp çıkarma aşamasını daha önce aktarmıştım size, şimdi dikiş aşamalarını paylaşacağım.

model bu Burda dergisi Ekim 2012 121-A

Dergilerin dikiş aşamalarının anlatıldığı sayfalarında biçkinin de nasıl yapılması gerektiğine dair notlar bulunur, kumaş katına hangi parça koyulacak vs gibi bu talimatlara uygun olarak en az kumaş firesi verecek şekilde kalıpları kumaşın üzerine yerleştirip kaymaması için toplu iğne ile sabitliyoruz.

Dikiş paylarını da hesaplayarak kumaşı biçiyoruz.

Pens yerlerini kesmemize ya da çıtlatmamıza gerek yok sadece düzgün bir biçimde dikilmesi gereken kısımları toplu iğne ile işaretliyoruz.

p1p2p3

Özellikle temiz ve dikkatli dikiş isteyen kısımlarda işaretlerin kumaşın karşı tarafında aktarılması için ben sarı karbon kağıdı kullanıyorum sizde böyle küçük hilelere başvurabilirsiniz.

p4

Ön cep torbası görevini görecek olacak astarı cep ön yüzüne yüzü yüzüne gelecek şekilde iğneliyoruz. Arka cep torbasını da aynı şekilde iğneliyoruz.

p5 p6 p7

Cep alt kısmındaki yay gibi eğik dikişi dikerek ütü ile düzeltiyoruz.

p8

Cep dikişlerini yapıyoruz.

p11

Arkadaki pensleri dikerek ütü ile içe doğru yatırıyoruz.

p9

Louboutin’ in kırmızı tabanı varsa Ornitorenk Handmade ‘in de kırmızı astarı var. Pazen öyle özel bir kumaş ki giyecekseniz de bence racona uymak lazım kırmızıyı, maviyi, yeşili bir arada cesurca kulanmak lazım.

p10

Ön kemer orta dikişini kapatıyoruz. Ardından kemer ve cep kısmının oluşturduğu yayı birleştirip zigzak dikişle temizliyoruz.

p12

p13Ütü ile yaptığımız dikişleri düzeltiyoruz.

p14

Bir mola verip evdeki küçük prensle ejderhalar, dinozorlar yapıyoruz ruhumuzu dinlendiriyoruz.

p15

Arka orta dikişin üst kısmına fermuarımızı dikiyoruz.

p16

Oyun hamurlarımızın renklerinin de etekle aynı renk olduğunu bu minik ellerin sahibi sayesinde farkediyoruz.

p17

Tatlı ısrarlara dayanamayıp ip baskısına geçiyoruz, renklerin büyülü dünyasına dalıyoruz.

p18

Fermuarın altında kalan orta dikiş ve yan dikişleri kapattıktan sonra dikişin hemen dışından zigzag dikiş geçip dikişin hemen dışından kumaşın kalan kısımlarını kesiyoruz. Arka orta dikişte kalan kumaşlar için iki yana açarak ütüledikten sonra ayrı ayrı zigzag dikiş yapmak daha iyi olacaktır olası bir fermuar değiştirme vakasında zorluk yaşamamak adına.

p19

Bel kısmının pervazını üst kısma yerleştirip diktikten sonra ütü ile düzeltip pervazı içe kıvırıyoruz.

p20

Dikişler ön taraftan belli olmayacak şekilde pervazı elimizde bastırıyoruz.

p21

Etek ucunuda bastırdıktan sonra eteğimiz bitti. İşte Louboutin cepler.

p22

İşte eteğimizin bitmiş hali.

p23p24p25p26

Pazen Chanel Ceket

Standart

Küçük Siyah Ceket Chanel’in en az Küçük Siyah Elbise’si kadar ikonik bir parçadır. 1950 den günümüze popülaritesini hiç yitirmeyen bu parça için hatta bu yıl Chanel’in başındaki dahi Karl Lagerfeld ve eski Fransız Vogue editörü Carine Roitfeld’in yaptığı işbirliği kapsamında 100 ünlüye giydirilerek The Little Black Jacket kitabı hazırlanmıştır. Böyle bir parçayı dikmezsem ayıp olurdu. Ancak Ornitorenk Handmade esintisi taşıyan bir parça olması kaydıyla.

Mart 2012  Burda’sı 109 nolu modeli ile küçük siyah cekete öykünmüş. Birebir olmasa da kalıp ceplerin kullanılmaması dışında neredeyse aynı idi. Bende kalıbı çıkardım ancak göğüs pensi aşağıda göründüğü için pensi kapatarak biçtim kumaşı.

chanelceket2

Pazenin dokuma şeklinden ve astarlı dikileceğinden faydalanarak kumaşa kalıbı aktarırken sabun değil tükenmez kalem kullandım, pazen ve jean dışındaki kumaşlarda bu yöntemi sakın denemeyin. Dikiş payını genelde olması gerekenden daha fazla veririm astarı biçerken de biçtiğim parçaları direk astarın üzerine yerleştirip biraz daha pay verdim.

chanelceket3

Aslında ceket gibi ciddi işlerde teyel kullanılması gerek ancak çok üşengeç olduğum için yine toplu iğne kullandım. Allah’tan pazen dikimi kolay bir kumaş olduğu için kayma sorunu yaşamadım. Astarı yüzünden pahalı derler ya ben bu cekette bunu birebir yaşadım ve astar kumaşına o kadar para verince o da sıkıntı çıkarmadı.  Teyele üşenip benim gibi toplu iğne kullanmak isteyenler eğer toplu iğneleri paralel değil dik kullanırsanız iğne dikiş aralarından geçer ve makinenin iğnesini kırmazsınız ancak ben dikerken sırası gelen iğneyi çıkardığımdan paralel kullanıyorum.

chanelceket4

Astar ve ceketi dikerken hep paralel diktim böylece aynı şeyi ardarda yapmanın verdiği rahatlığı yaşadım. Sırasıyla önce arka orta dikiş, ardından yan ve ön parçaları diktim.Omuz dikişini de kapattıktan sonra pervazı diktim. 36 beden kalıp çıkarmama rağmen kollarda pens gibi sorunluydu fazlasıyla geniş oldukları için arka kol parçasını 3 cm kadar daralttım ve bedene yedirerek kolları taktım. Pervazı içe döndürüp astarı tüm pervaz ve yaka çizgisi boyunca cekete diktim kol ağızları ve etek ucu haricinde astar ve ceket birleşmiş oldu.

chanelceket5

Aslında ön pervaz içine yapışkan tela kullanmak istedim ancak yanlış tela seçimi nedeniyle karton gibi sert ve aynı zamanda naylon gibi hışırdayan bir cekete sahip olunca telayı söktüm.Kol ağızları ve etek kısmını kıvırıp elde bastırdım. En son tüm dış çizgi boyu süs dikişi çektim.

chanelceket6 chanelceket7 chanelceket8

Fatma’nın Eli Elbise

Standart

Hz. Muhammed’in “Vücudumun bir parçası, gözümün nuru; kalbim, ruhum ve vicdanım” dediği, soyunu devam ettiren kızı Hz. Fatma özel bir değere, halk inançlarında farklı bir konuma sahiptir. Anadolu’dan Hindistan’a kadar “Fatma’nın Eli”nin kötülüklerden koruduğuna,  inanılır.
Hz. Muhammed’in kızı Fatma, kocası Hz. Ali’yi genç ve güzel bir odalıkla görünce o sırada pişirmekte olduğu helvaya şaşkınlıkla elini daldırır ve karıştırmaya başlar. Kocası durumu fark edince Fatma’nın elini tencereden çıkartır. Fatma’nın eli yüzyıllardır sahiplerine şans getirdiğine ve onlara sabır ve sadakat erdemleri verdiğine inanılan bir tılsım haline gelir.

Genellikle Fatma’nın Eli olarak bilinsede Araplar arasında Hamse Eli olarak anılır. Hamse beş demektir ve bir elin parmak sayısını gösterir. Hindu’lar Humsa Eli, Museviler ise Hameş Eli veya Miryam’ın Eli adını vermişlerdir. Bazı kültürlerde yukarıya dönük, bazı kültürlerde aşağıya dönük el şeklinde bulunmaktadır.

Hz. Fatma, salt dinsel boyutuyla değil, mitolojik bir efsane olarak da Anadolu’dan Hindistan’a kadar uzanan bir coğrafyada etkilidir. Gaziantep Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ruhi Ersoy, “Kadın Kamlardan Ebelere” çalışmasında Mersin yöresi Tahtacı Türkmenleri arasında, doğum esnasında ebenin işe “Benim elim değil, Fatma Ana’nın eli” diyerek başladığını, doğum yapacak kadının karnını eliyle ovup doğumu gerçekleştirmeye çalıştığını belirtir. Ünlü tasavvuf uzmanı Annemarie Schimmel de, “Tanrı’nın Yeryüzündeki İşaretleri” adlı kitabında Fatma’nın Eli’nin önemine dikkat çeker: “Parlak gümüş veya altın mücevherler üzerine kazınan veya kırmızı boyayla çizilen, bazen de evi koruması için duvara çizilen ‘Fatma’nın Eli’, İslam dünyasında en sevilen muskalardan birine kaynak olmuştur. Bu el genellikle Sufilerin kullandıkları asa veya değneklerin baş tarafını oluşturur. Ayrıca Ali veya Oniki İmam’ın isimleri bazen metal bir ‘Fatma’nın Eli’nin üzerine kazınır”. Halk arasında genellikle kolye olarak kullanılan Fatma’nın Eli’ndeki 5 parmak sülalenin 5 üyesi; Hz. Muhammed, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i sembolize eder. İlaçla geçmeyen ya da ilaca gerek olmayan hastalıkların, Fatma’nın Eli’yle dokunulduğunda, dua okunduğunda iyileşeceğine inanılır.

Hz. Muhammed ve Hz. Hatice’nin en küçük kızı olan Hz. Fatma, Mekke’de doğmuştur. Küçük yaşta annesini kaybettiği üç ablası da o dönemde evli oldukları için annesinin yokluğunda ve Müslümanlığı yaymak için mücadelesinde babasının en büyük destekçisi olması, ona “babasının annesi” lakabını kazandırmıştır. Kaynakların büyük bölümüne göre onsekiz yaşındayken Hz. Ali ile evlenmiştir. Camile Adams Helminski’nin “Sufi Kadınlar” kitabında yer verdiği bu evliliğe dair bir ayrıntı, aile ilişkilerini aydınlatır: “Fatma ve Ali’nin evlilikleri Cebrail tarafından vahyedilmiş bir evlilik olmasına rağmen birçok evlilik gibi iniş çıkışları olan bir evlilikti. Bir gün Ali ve Fatma birbirlerine dargın iken Hz. Muhammed onların ziyaretine gelir. Kendisinin ikisinin arasına uzandığı ve her ikisinin de ellerini alarak kendi karnı üzerine koyduğu söylenir. Peygamber onlara kendisiyle beraber nefes almalarını ve içleri huzur doluncaya kadar bu konumlarını muhafaza etmelerini söyler. Bir süre sonra onların kulübesinden yüzünde tebessüm ile ayrılır. Niçin gülümsediğini soran bir arkadaşını şöyle yanıtlar: ‘En sevdiğim iki kişi artık huzura kavuştular'”.
Hz. Fatma ve Ali’nin beş çocukları olmuş, ancak üçü çocuk yaşta ölmüş ve Hz. Muhammed’in soyu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile devam etmiştir. İslam kaynakları o günün şartlarında son derece ataerkil bir toplum olan Arabistan’da, peygamber soyunun bir kadından devam etmesini çok önemser. Parıldayan anlamında “Zehra”, temiz anlamında “Betül” lakaplarına da sahip olan Hz. Fatma’nın kişiliğine dair Tevfik Ebu İlm’in İnsan Yayınları tarafından yayımlanan “Hz. Fatıma” kitabında şu satırlar dikkat çeker: “Kırmızıya çalar beyaz bir ten, siyah ve uzun saçlar. (Kemal ve güzelliğin en üstün örneği idi. Arap yarımadasındaki tüm kadınların sahip oldukları bilgi ve ilimlerden haberdardı ve hepsini kavramıştı. Kuran ayetlerine dayanarak Ebu Bekir ile girdiği tartışmalar, onun Kuran ayetlerine vâkıf olduğunu ortaya koymaktadır”. Hz. Fatma’nın dış görünüşü, konuşması, hal ve tavırlarıyla Hz. Muhammed’e en çok benzeyen kişi olduğunu Hz. Ayşe de belirtmiştir. Baba ile kızı arasındaki çok yakın ilişki, Hz. Muhammed’in bir sefere çıkarken en son, geldiğinde ise ilk önce kızını ziyaret etmesi, kızını gördüğünde ayağa kalkarak yerini ona vermesi gibi örneklerden anlaşılır. Ebu İlm’in kitabında yer alan yine Hz. Ayşe’ye ait şu satırlar da manidardır: “Resulullah’a Fatıma’yı sanki bal şerbeti içer gibi öylesine öpmesinin sebebini sordum. Bana ‘Beni miraca götürdükleri gece Cebrail beni cennetin içine götürdü ve bana bir elma verdi. Onu yedim. Ne zaman o elmayı özlesem Fatma’yı öpüp, cennetin kokusunu ondan alıyorum. (O benim kalbim, ruhum ve vicdanımdır. Her kim onu üzerse beni, her kim beni üzerse Allah’ı üzmüştür”.

İşte Fatma’nın eli motifiyle süslenmiş elbisem (elbise 40 beden dikildiğinden üzerime tam oturmamıştır).